CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, partisinin Konya İl Başkanlığında, 18 öğrencinin hayatını kaybettiği Taşkent Balcılar'daki yurt binası çökmesiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında, olayın müessif, ibret alınması gereken bir olay olduğunu belirtti.
Kart, Türkiye'de 2002 yılında yasal olarak faaliyet gösteren 3 bin 654 Kuran kursu bulunduğunu, bu sayının 2007'de 7 bin 995'e yükseldiğini anlattı.
Kart, bu resmi Kuran kurslarından 5 bin 641'inin faaliyette, 2 bin 341'inin ise talep olmadığı için kapalı durumda olduğunu, bu rakamların, Türkiye'de çocuklara din eğitimi verilecek bol miktarda kurum olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.
''Böyle bir ortamda çocuklarımızı yasal olmayan yollarda eğitim veren yapılar içine ittiğimiz zaman, böyle üzücü durumlar ortaya çıkabilir'' diyen Kart, şunları kaydetti:
''Bina imar dışı, öğrenci ve yönetici sayısı belli değil, kurs Diyanetin gözetiminde değil, beldede aynı şekilde bir de erkek Kuran kursu daha var. Peki bu duruma yerel yönetim, mülki idare, Diyanet, neden göz yumuyor, neden bu durum yetkililere iletilmiyor? Çünkü Türkiye'de oluşturulan bu iklimde ilgili kurum yetkililerinin bunu üst makamlara bildirmesi düşünülemez. 'Bu durumu Bakanlığa şikayet edersem başıma neler gelir' diye rahatsızlık duyulduğundan şikayet olmuyor. Bugün Türkiye'de bu kursları ilgili kuruluşlara, ''Neden denetlemiyorsun?'' diyecek bir siyasi irade var mı?''
Bir CHP milletvekilinin konuyu Meclise taşıyarak, Bakanlığa bazı sorular yönelttiğini ifade eden Kart, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Milli Eğitim Bakanı da konuyla ilgili 'Bize bugüne kadar hiç bir ihbar ulaşmadı'' dedi. Yani Milli Eğitim Bakanı 3 maymunu oynuyor. Milli Eğitim Bakanından zaten farklı bir davranış beklemiyoruz. Başbakan farklı mı davranıyor, bu iş Başbakandan başlıyor. Kaçak Kuran kursları açanlar ve burada eğitim verenlere uygulanacak cezayla ilgili bu iktidar döneminde yasal düzenleme yapıldı. Bu kanun, kanuna aykırı eğitim veren kişilerin cezalarını ortadan kaldırdı, sadece işletmeciye para cezası öngörüyor. Bu yasa çıkmadan önce Başbakan, (Kuran kursunun kaçağı mı olur?) dedi, öfkelendi, hiddetlendi, ferman buyurdu, TBMM de bu yasayı çıkardı.''
Kart, sonrasında 2005, 2006 ve 2007'de kaçak Kuran kurslarının sayısında patlama olduğunu savunarak, yeni yasal düzenlemeye göre, yakalansalar da hapis cezasını uygulanmayacağı ya da para cezasıyla kurtulunacağının bilindiğini söyledi.
''Gelinen aşamada şunu soruyoruz. Yapılan yasal düzenleme, bu tablo, çocuklarımıza din eğitimi verilmesine katkı da mı bulundu, yoksa başka bir olayı mı hızlandırdı?'' diyen Kart, olayda hayatını kaybeden masum öğrencilerin hatırası uğruna, ''ölen 18 öğrenciden 12'sinin beldedeki ailelerinin yanında kalmak yerine neden yurtta kaldığı'' gibi konuların sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kart ayrıca, Konya gibi çok büyük ve ulaşımı son derece zor arazileri bulunan bir kentte, bir ambulans helikopter ve yanık tedavi merkezi olmamasının büyük eksiklik olduğunu sözlerine ekledi.
aa