Konya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KOSKİ) ile Konya Belediyeler Birliği tarafından "Küresel Isınmanın Etkilerine Yönelik Alınacak Tedbirler" konulu konferans düzenlendi.
Mevlana Kültür Merkezi'ndeki konferansa Konya Vali Vekili Nevzat Dalkıran, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Memiş Kütükçü, KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Sorgun, Konya Belediyeler Birliği'ne üye ilçe ve belde belediye başkanları ile öğrenciler katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Sorgun, küresel ısınma konusunun dünyada önemli bir konu olduğunu ancak Konya için çok daha önem arz ettiğini belirterek, "Dünyanın neresine gidersem gideyim insanlar bana Konya Kapalı Havzası'ndaki su durumunu soruyor. Bu bölge gerçekten önemli ve tüm dünya tarafından gözlenen bir bölge. Küresel ısınma nedeniyle su rezervlerimizde kayıplar yaşandı. Konya ve bölgedeki su kuyularında yaptığımız araştırmada su seviyesinin 3 metre kadar düştüğünü tespit ettik. Konya'da yaklaşık 100 bin kuyu var ve bunun büyük çoğunluğu kaçak. Artık bu konuda hem yerel yönetimler hem de bireysel olarak önlemler almalı ve çok geç olmadan suyumuza sahip çıkmalıyız" dedi.
Beyşehir Belediye Başkanı Nazif Tekinöz'ün oturum başkanlığını yaptığı konferansa konuşan Selçuk Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, 1979 yılından bu yana buzulların yüzde 20'sinin eriyerek yok olduğunu kaydederek, "İklim değişikliği dünyanın var oluşunun başından beridir var. Ama bu süreç yavaş ve sistemli bir biçimde ilerliyordu ta ki, biz insanlar müdahale edene kadar. Sanayileşme ile birlikte doğaya saldığımız karbondioksit ve sera gazlarının artmasıyla bu süreç hızlandı. Örneğin Türkiye 2006 yılında doğaya 66 milyon ton karbondioksit salınımı yapmış. Bu rakam 1990'lı yıllara nazaran yüzde 54 oranında artmış. Türkiye'de en çok karbondioksit salınımı yapan illerin başında ise İstanbul geliyor. Havaya saldığımız bu gazlar arttıkça havada aynı oranla ısınıyor ve ısınmaya devam edecek" dedi.
İklim değişikliğinin dünyada bir çok olumsuz etkiye sebep olacağını da dile getiren Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, "Öncelikle havalar aşırı ısınacağı için havadan kaynaklı insan ölümleri başlayacak. Bitki ve hayvan türlerinde azalmalar ve alan değiştirmeler yaşanacak. Yağışlarda azalma yerine artış bile olacak ancak dağılımında büyük anormallikler yaşanacak. Örneğin bir yere yağmazken diğer bir yerde anlık ani yağışlar sele neden olacak. Deniz seviyesi yükseleceği için kıyılar sular altında kalacak ve dünyanın yüzey şekli değişecek. Yapılan araştırmada sera gazı salınımının bu şekilde devam etmesi halinde 2080 yılında 100 milyon insanın sellerle boğuşacağı tahmin ediliyor" şeklinde konuştu.
Konferansın diğer konuşmacısı TEMA Vakfı Eğitim Bölümü Başkanı Celal Ergün ise, Türkiye'nin enerji politikasının karbon salınımına bağlı olarak işlediğini ifade ederek, "Bunun yerine yenilenebilir yani tükenmez enerji kaynaklarımızı devreye sokmamız gerekir. Örneğin güneş, rüzgar ve jeotermal enerji gibi enerji kaynaklarını doğru ve verimli kullanırsak dünyanın yaşayacağı kötü kaderin etkisini azalmasını sağlayabiliriz. Yerel yöneticiler ise küresel ısınmanın etkilerini azaltmak adına toplu taşıma araçlarına ağırlık verebilir. Özellikle karbondioksiti emen orman ve meraları koruyarak arttırma yoluna gidebilir. Suyu daha az harcayacak yöntemler bulabilir ve vatandaşlara suyu daha tasarruflu kullanmaya teşvik edebilir" diye konuştu.
İHA