Hz. Muhammed’in insanların Kur’an ile ilişkisine göre 4’e ayırdığını aktaran Prof. Duman, “Efendimiz Kur’an’ı okuyup ona göre amel edenleri turunçgillere benzetmiştir. ‘Onlar turunçgiller gibidir, tadı da hoş kokusu da hoştur’ demiştir” dedi
Konevi Der tarafından ‘Kur’an ve Müslümanlar’ konulu bir konferans düzenlendi. Konya Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zeki Duman katıldı. Çok sayıda vatandaşın iştirak ettiği konferansın açılış konuşmasını yapan Konevi Der Başkan Yardımcısı Ramazan Sönmez, günümüzde insanların Kur’an’dan habersiz olduğunu söyledi. İnsanların Kur’an’a daha fazla çıkması gerektiğini aktaran Sönmez, “İnşallah ilerleyen zamanlarda insan olarak Allah’ın kelamı olan Kur’an’ı daha fazla anlarız ve hayatımızda yaşarız. Katılan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
KUR’AN’I DAHA TİTİZ YAŞAMALIYIZ
Kur’an’ın yaşamanın en güzel şeklinin okuyarak yaşamak olduğunu aktaran Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zeki Duman, “Kur’an’ı anlayarak okumalıyız. Önceden Kur’an’ı anlayarak okuyabilir miyiz sorusu vardı. Bu sorunun önünde de dağ gibi kanaat önderleri, insanları yönlendirenler vardı. Günümüzde ise Kur’an’ı anlayarak okumaya başladık. Hatta meallere, ihmallere bakarak insanların Kur’an’ı nasıl yorumladığına bakıyoruz. Bugün burada ise Kur’an’ı yaşayarak okumaya başlayacağız. Aslında Kur’an hayatımızda var, O’nu yaşıyoruz. Ancak itina göstermeden, titizlenmeden yaşıyoruz. Bundan sonra daha fazla dikkat ederek, titizlenerek yaşamaya başlayalım. Hayatımızın merkezine koyarak okuyacağız. Bir kısım gaflete düşmüş insanlar bu akşamı yani yeni yıla girdiğimiz bu akşamı eğlenerek geçiriyor. Şükürler olsun ki bizler burayı seçmişiz. İnşallah bu akşam burayı melekler de dolduracak” dedi.
ALLAH BİZİ SON İKİSİNDEN EYLEMESİN
Peygamber Efendimizin insanın Kur’an’la ilişkisini 4’e ayırdığını kaydeden Prof. Duman, şunları kaydetti. Birinci kategoride Kur’an’ı hakkıyla yaşayan ve O’nun ile amel edenleri turunçgillere benzetiyor. ‘Tıpkı turunçgiller gibi kokusu da tadı da hoş’ diyor. İkinci kategoriyi ise Kur’an’ı okumayı bilmeyen ama O’na göre amel edenler. Bu insanlar için de Peygamber Efendimiz ‘Bu insanlar hurmaya benzer. Kokusu yok ama tadı hoştur’ diyerek okumayı bilmeseler de Kur’an’a göre amel edenleri anlatıyor. Üçüncü kategoride de Kur’an’ı okumayı bilen ama O’nunla amel etmeyenleri söylüyor. Bu kişilere de facir diyor. Bunların en tadı ne de kokusu hoştur. Dördüncü kategoride ise Kur’an’ı okumayan ve O’na göre amel etmeyen insanlar var. Efendimiz bunları da Ebu Cehil karpuzuna benzetiyor. Kokusu da kötü, tadı da kötüdür. Peygamber Efendimizin bu kategorilendirmesi Müslümanların Kur’an ile ilişkisini anlatmada önemli bir fotoğraftır. Bizler de bu hadisi şeriften yola çıkarak hangi kategoriye giriyoruz onu belirleyelim. Dua edelim ve Allah bizi son ikisinden eylemisin.
OKUYAMAMIZ, YAŞAMAK İÇİN ENGEL DEĞİLDİR
“İndirilen kitap okumak için yaşamak içindir” diyen Prof. Duman, “Okunmayacak ve yaşanmayacak olsaydı Yüce Allah kutsal kitapları indirmezdi. Peygamberimiz de, “Ya öğrenen ya öğreten ol. Sakın üçüncüsü olma” demiştir. Kur’an’ı yaşımız, işimiz nedeniyle okuyamayabiliriz ya da okumuyoruz ama bu durum O’nu yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Bu duruma sahabelerimizden örnekler vereyim. Sahabelerimizin birçoğu da Kur’an’ı okumadılar. Ancak O’nu yaşadılar. Hayatlarının merkezine koydular. Bilen sahabeler, bilmeyenlere okuyorlardı. Bu sayede de O’nu hakkıyla yaşıyorlardı. Tabi güzel olan, temel olan okuyarak yaşamaktır. Sahabelerin yaşantısına bakarsınız, onların Kur’an’ı okuyamaması gibi bizler de bugün Kur’an’ı okuyamıyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki Kur’an Allah’ın kelamıdır. Bizler Yüce Allah’ın kelamını bilmek ve O’na göre yaşamak zorundayız. Bunun bilincinde olmalıyız” diye konuştu. Yaşar Sarı-Memleket