Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, resmi kayıtlara göre, kuraklığın Türkiye'nin yüzde 70'lik kesimi için ''kaçınılmaz bir gerçek'' olduğunun belirlendiğini söyledi.
Aynı zamanda Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanlığı görevini de yürüten Yrd. Doç. Dr. Nalbantçılar, yaptığı açıklamada, kuraklığın, yağışların yörede egemen olan ortalama miktarın altında olması, düşük toprak nemi, havanın sıcak ve kuru olması gibi birçok faktörün ortak sonucu olduğunu belirtti.
Dünyanın yıllık yağış ortalaması 1000 milimetre düzeyindeyken, Türkiye'nin yağış ortalamasının 628,5 milimetre olduğunu ifade eden Nalbantçılar, ''Ülkemiz yağış açısından oldukça farklılık göstermektedir. Genelde sahil kesimlerimiz yılda 1000 milimetrenin üzerinde yağış alırken Rize 2 bin 300 milimetre, Konya'nın da içinde yer aldığı İç Anadolu ise 300 milimetre dolayında yağış almaktadır'' dedi.
''BALIKESİR-IĞDIR HATTININ GÜNEYİNDE ÇÖL ŞARTLARI HAKİM''
Bu durumun İç Anadolu gibi düşük yağış alan bölgelerde, sıcaklığın ve buharlaşmanın arttığı yaz aylarında kuraklığa sebep olduğuna dikkati çeken Nalbantçılar, şunları kaydetti:
''1971-2000 yılları arasını kapsayan kuraklık verilerinin değerlendirilmesi sonucunda Türkiye'de çöl denilecek şartların geniş alanlarda etkili olduğu görülmektedir. Özellikle Balıkesir-Iğdır bir hat olarak değerlendirilirse güneyinin tamamında çöl şartlarının hakim olduğu, kuzeyde ise bu durumun çok kuraktan ıslağa kadar değiştiği görülmektedir. 2007 yılı Temmuz ayına ait kuraklık şartlarında ise ülkemizin tamamına yakın alanında çöl şartlarının egemen olduğu kuraklık görülmektedir. Son yıllarda Konya'da suyu azalan veya kuruyan kaynaklar, dereler, göl,gölet ve sulak alanların yanı sıra gitgide seviyesi düşen yeraltı suları bunun göstergesidir.''
Son yıldaki kuraklık durumunun, genel kuraklık pozisyonuna göre daha olumsuz dağılım gösterdiğini anlatan Nalbantçılar, ''Yine yakın gelecek için benzer şartların etkili olacağı tahmin edilmektedir. Bu durumda özellikle kısıtlı su kaynaklarına sahip olan Konya'da, elde olan imkanlarımızı çok bilinçli şekilde kullanma zorunluluğumuz vardır'' diye konuştu.
''KURAKLIKLA DA YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ''
''Resmi kayıtlara göre, kuraklığın ülkemizin yüzde 70'lik bir kesimi için kaçınılmaz bir gerçek olduğu belirlenmiştir'' diyen Nalbantçılar, şöyle devam etti: Bu duruma göre gerek tarım için gerekse su kaynakları için strateji geliştirilmesi ve geleceğe yönelik planlamalar yapılması gerekmektedir. Su kaynakları açısından, son yıllarda bölgede suyu azalan veya kuruyan kaynaklar, dereler, göl, gölet ve sulak alanların yanı sıra gitgide seviyesi düşen yer altı suları, bitişin başlangıç sinyallerini vermektedir. Suyun verimli ve ekonomik kullanımını sağlayacak ve sulama randımanını yükseltecek sistem ve metotlarla ilgili projeler uygulamaya konulmalıdır. Türkiye nasıl deprem riskiyle yaşamasını öğrenmek zorundaysa kuraklık için de aynı durum söz konusudur. Kuraklıkla da yaşamayı öğrenmeliyiz.''
Nalbantçılar, Türkiye'deki su planlamasının tek merkezden kontrolünü sağlamak amacıyla Su Bakanlığı kurulması ve kuraklık konusunda ''ulusal seferberlik'' ilan edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.