Kuraklığa karşı eylem planı

Küresel ısınma ve kuraklık Konya ovasını ve tarımı tehdit ederken Hükümet orta ve uzun vadede büyüyebilecek soruna karşı eylem planı hazırlıyor


Türkiye’nin, 40 yılda Van Gölü’nün 3 katı büyüklüğünde sulak alanını kurutma, doldurma ve su rejimine yapılan müdahaleler sonucu kaybettiği bildirildi. Küresel ısınma ve kuraklık probleminin etkisi altında Orta Anadolu’da yağış rejiminin ve iklimin değişebileceğini kaydeden uzmanlar, ek tedbirler alınmazsa gelecek yıllarda Konya havzasındaki su sıkıntısının büyüyeceği kaydedildi. Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker ise küresel ısınma ve kuraklık sorununa karşı eylem planı hazırladıklarını ifade etti.

Eker, düzenlediği bir basın toplantısıyla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2006 yılında gerçekleştirdiği faaliyetler, 2007 yılına ilişkin projeler ve 2013 perspektifi hakkında bilgi verdi. Konuşmasında küresel ısınma ve kuraklık sorununa değinen değinen ve bu sorundan en fazla etkilenecek sektörün tarım sektörü olacağını belirten Eker, dünya genelinde yaşanabilecek 1 derecelik sıcaklık artışının hububat ekim alanlarının değişmesine ve hububatta en az yüzde 10’luk bir düşüşe neden olabileceğinin bilim adamları tarafından açıklandığını kaydetti. Bakanlık olarak, orta ve uzun vadede küresel ısınma ve kuraklığın neden olacağı olumsuz etkilerin giderilmesine yönelik “Kuraklık Eylem Planı” hazırlandığını bildiren Eker, önümüzdeki günlerde hayata geçirilerek bu plan çerçevesinde “Kuraklık Yönetimi Koordinasyon Kurulu” adında bir organizasyonun oluşturulmasına karar verildiğini ifade etti. Bakan Eker, söz konusu koordinasyon kurulunun “Türkiye’nin küresel ısınmadan ne şekilde etkileneceği, hangi bölgelerin risk altında olduğu, yeni fırsatlar...” gibi konularda çalışmalar yapacağına işaret etti.


“KURAKLIĞI İZLİYORUZ”


Bir basın mensubunun Konya Ovası ve Çukurova gibi tarımsal üretimin önem taşıdığı bölgelerde yaşanan kuraklık sorunuyla ilgili Kuraklık Eylem Planı’nda yer alan tedbirin bulunup bulunmadığına ilişkin sorusu üzerine Eker, söz konusu planda orta ve uzun dönemli küresel ısınma ve kuraklığa karşı yaşanabilecek sıkıntılara karşı “hangi kuruluşlarla işbirliği yapılacağı, finansman ihtiyacının nasıl karşılanacağı...” gibi tedbirlerin yer aldığını, kısa dönemli ve bölgesel dayalı sorunların yer almadığını söyledi.


Türkiye’de bazı bölgelerinin uzun süredir yağış almadığını, geçmişte de buna benzer durumların yaşandığını ve bunları izlediklerini belirten Tarım Bakanı, yağışların istenilen düzeyde olmamasının şu anda sıkıntı yaratmadığını, ancak Nisan ayına kadar yağış olmaması halinde bazı problemlerle karşı karşıya kalınabileceğini kaydetti. Bundan sonra yağışların normal seyri halinde hububatta herhangi bir rekolte sorunuyla karşı karşıya kalınmayacağı vurgulayan Eker, “Gerisi hesaba kitaba dayanmayan tahmin...” diye konuştu.


“VAN GÖLÜ’NÜN 3 KATI BÜYÜKLÜĞÜNDE”


Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) Su Kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak, Türkiye’deki toplam 2,5 milyon hektarlık sulak alanın, 1 milyon 300 bin hektarının son 40 yılda kaybedildiğini söyledi. Kaybedilen alanın Van Gölü’nün 3 katı kadar olduğunu anlatan Dıvrak, bu alanların kurutma, doldurma ve su rejimine yapılan müdahaleler sonucunda ekolojik özelliklerini yitirdiklerini vurguladı.


Dıvrak, sulak alanların içme suyu sağlama, taşkın kontrolü, yer altı sularının beslenmesi, besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, doğal arıtım, balıkçılık, saz kesimi, turizm ve rekreasyon olanakları sağlamak gibi hayati işlevleri bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin bugüne kadar Amik ve Avlan gölleri, Kestel, Gavur, Yarma, Aynaz, Hotamış, Eşmekaya sazlıkları gibi sulak alanlarını kaybettiğini belirtti.


Dünyada iklim dengelerinin giderek değiştiğini, bunun sonucu Türkiye’de de son derece kurak bir kış mevsimi yaşandığına işaret eden Dıvrak, gerekli önlemler alınmazsa gelecek yıllarda sulak alanların yanı sıra özellikle Ege, Akdeniz ve Orta Anadolu’daki yağışlarda önemli ölçüde azalma ve buna bağlı kuraklık yaşanacağını kaydetti.


Dıvrak, Türkiye’nin her bölgesinin iklim değişikliğinden aynı şekilde etkilenmeyeceğini dile getirerek, “İklim değişikliği gibi bir sorun olmasa bile su yönetimi ve suya olan bakışı değiştirmezsek Türkiye 2030’lu yıllarda ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalacak” diye konuştu.


KONYA HAVZASINDA ÖNEMLİ SULAK ALANLARIN DURUMU


Buket Bahar Dıvrak, Türkiye’deki önemli sulak alanların içinde bulundukları durumu şöyle özetledi:


Konya Havzası Eşmekaya Sazlıkları: Eşmekaya Barajı yapılırken tamamen kuruyan, şu an ne baraj ne de sazlık bulunan bölge 2005 yılında doğal sit statüsünü kaybetti. Yine Konya Havzası’nda bulunan ve 1985 yılında yaklaşık 16 bin hektar olan Hotamış Sazlıkları, 1990 yılında 8 bin hektara düştü, bugün ise tamamen kurumuş durumda.


Ereğli Sazlıkları: Alanı besleyen kaynaklar üzerine yapılan barajlar, tahliye kanalları ve yer altı sularının tarımsal sulama amacıyla aşırı derecede çekilmesiyle çok büyük ölçüde kurudu. Yaz aylarında tamamen kuruyan alanın tek su kaynağı ise Ereğli ilçesinin kanalizasyon kanalı.


Tuz Gölü: Türkiye’nin ikinci büyük gölü ve en büyük Özel Çevre Koruma Bölgesi olan Tuz Gölü, şu an olması gereken büyüklüğün yarısı kadar. Konya ve Aksaray şehirleriyle Kulu-Şereflikoçhisar-Cihanbeyli-Eskil ilçelerinin evsel ve endüstriyel atıkları ve ayrıca binlerce ton tarımsal atık, herhangi bir arıtıma tabi olmadan yıllardır Tuz Gölü’ne akıtılıyor.


Beyşehir Gölü: Türkiye’nin en büyük tatlısu gölü ve milli park alanı olan göl, tarımsal sulama amacıyla su çekilmesi nedeniyle giderek küçülüyor ve sığlaşıyor. Küçülmenin yanı sıra kirlilik de Beyşehir için önemli bir sorun olarak kabul ediliyor.


Suğla Gölü: Doğal göl olma özelliğini kaybederek önemli ölçüde kurudu. Şimdi su depolama alanı olarak kullanılıyor.


Meke Gölü: Konya Havzası’nın diğer sulak alanları gibi kuruma sürecinde ve parçalara ayrılmış durumda. Gölün küçülmesinde azalan yağışlardan daha çok havza bazında sürekli düşen yeraltı su seviyesinin etkili olduğu bildiriliyor.


Sultansazlığı: Sazlığı besleyen su kaynaklarının tarımsal amaçlı kullanımı için kesilmesi nedeniyle yüzde 90 oranında küçülmüş durumda. Memleket, aa

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?