Kudüs tasarısı ABD’nin tehditlerine rağmen BM’de kabul edildi

Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararını eleştiren karar tasarısı, BM Genel Kurulu’nda ABD’nin tehditlerine rağmen 9’a karşı 128 oyla kabul edildi.

Oylamada 35 ülke ise çekimser kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve Trump’ın Kudüs kararını eleştiren Kudüs'ün statüsüne ilişkin “İsrail’in İşgal Altındaki Doğu Kudüs ve Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri” başlıklı karar tasarısını görüşmek üzere özel oturumla toplandı. BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada karar tasarısı, ABD’nin tehditlerine rağmen 9’a karşı 128 oyla kabul edildi. Oylamada 35 ülke ise çekimser kaldı.

BM Güvenlik Konseyi’nden 1967’den 2016’ya kadar geçmiş 10 karar’a atıf yapan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşınmasına ilişkin kararına atıfta bulunarak “Kudüs’ün statüsüne ilişkin son kararlara yönelik derin teessüfte” bulunuldu.  Tasarıda BMGK kararlarına da atıf yapılarak, Kudüs’ün “ruhani, dini ve kültürel boyutlarının” korunması gerektiği ifade edilirken, Kudüs’ün statüsünün BM kararları çerçevesinde müzakerelerle çözülecek en son konu olduğu vurgulandı. 

TASARIYA TÜM ÜLKELER UYACAK

Tasarı metninde “Kutsal Kudüs şehrinin statüsünde, karakter ve demografisini değiştirmeye yönelik herhangi bir adımın geçersiz, hükümsüz olduğu ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları uyarınca feshedilmesi gerektiği beyan olunur ve bu bağlamda tüm üye devletlerden Güvenlik Konseyi 478 (1980) sayılı kararı gereğince Kutsal Kudüs şehrinde diplomatik misyon açmaktan kaçınması çağrısında bulunuluyor” ifadesine yer verildi.

Tasarı aynı zamanda tüm üye devletlere BMGK’nin Kudüs kararlarına uyması ve bu kararlara aykırı atılan adım ve kararları tanımamaları talebinde bulunuyor. Tasarı aynı zamanda Filistin’de iki devletli çözümü tehlikeye atan olumsuz trendleri tersine çevrilmesi ve BM kararları kapsamında ve Madrid karaları kapsamında Ortadoğu’da kapsamlı ve kalıcı bir barış sağlanması için uluslararası ve bölgesel çabalara hız verilmesi çağrısında bulunuyor.

KUDÜS'TEKİ YARIM ASIRLIK İŞGAL

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor. İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.

TRUMP'IN AÇIKLAMASI TÜM DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ

 

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Aralık'ta yaptığı açıklamada "Kudüs'ü tek taraflı olarak İsrail'in başkenti olarak kabul ettiğini" ilan etmiş ve Tel Aviv'deki Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşıması noktasında Dışişleri Bakanlığına talimat verdiğini açıklamıştı. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği uyarılarını göz ardı etmişti.

ABD, BMGK'DE YALNIZ KALDI

18 Aralık'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BM) ABD'nin Kudüs kararını geçersiz kılma yaklaşımıyla Mısır'ın gündeme getirdiği tasarı, ABD'nin vetosuna karşın kalan 14 üyenin de desteğini almış ve ABD Kudüs konusunda BM'de yalnız kalmıştı.

TRUMP'TAN YARDIMLARI KESME "TEHDİDİ"

Bu gelişmelerin ardından Trump, BM Genel Kurulunda bugün görüşülen Kudüs tasarısına destek verecek ülkelere "maddi yardımları kesmekle" gözdağı vermişti. Trump, "Yüzlerce milyon hatta milyarlarca dolar alıp sonra bize karşı oy kullanıyorlar. Peki, bu oyları takip edeceğiz. Bırakalım aleyhimize oy kullansınlar, biz de epey (parayı) muhafaza etmiş oluruz. Umrumuzda değil." açıklamasını yapmıştı.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley de Trump'tan bir gün önce BM'de görev yapan diplomatlara e-posta göndererek "karara karşı oy kullanmamaları" konusunda diplomatları "üstü kapalı tehdit" etmiş, "Aleyhte oy kullananların isimlerini alacağız." demişti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN SERT TEPKİ

ABD yönetiminin bu "tehditlerine" uluslararası kamuoyundan ciddi tepki gelmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trump'ın açıklamalarına, "Şu yapılanları gördüğümüz zaman, 'Bu nasıl bir demokrasidir' diye kendi kendimizi hesaba çekmek durumundayız. Demokrasi mücadelesi verilecekse böyle kalkıp iradeleri dolarla satın almak suretiyle engelleyerek değil, bırakın, herkes iradesini özgür bir şekilde kullansın, özgür bir şekilde ortaya koysun. Amerika'ya ne diyorlar, 'demokrasinin beşiği.' Demokrasinin beşiği, dünyada dolarla satın alınacak iradeler arıyor. Sayın Trump, siz Türkiye'nin demokrasi iradesini dolarlarınızla satın alamazsınız. Temenni ediyorum ki bugün Amerika oradan beklediği neticeyi alamaz ve bu konuda dünya, Amerika'ya çok güzel bir ders verir diye beklentim var, temennim var." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "ABD Başkanı işi zıvanadan çıkarmış görünüyor. Her ülke egemendir, bağımsız karar verecek yetkinliğe sahiptir." ifadelerini kullanmıştı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ ise konuyla ilgili açıklamasında, "ABD Başkanı Donald Trump'ın, Kudüs konusunda ABD aleyhine oy veren ülkeleri tehdidi kabul edilebilir bir durum değildir." açıklamasını yapmıştı.

ÇAVUŞOĞLU, ARTIK DÜNYA DEĞİŞTİ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ABD'ye hitaben, "Ne yapacaksınız isimleri alacaksınız da? O ülkelerin de işgal edilmesine müsaade edeceksiniz ya da onları cezalandıracak mısınız? Artık dünya değişti. Artık ben güçlüyüm, o nedenle de haklıyım anlayışı değişti. Artık dünya haksızlıklara isyan ediyor. Artık hiçbir onurlu millet, hiçbir şerefli devlet bu tür baskılara boyun eğmez." yorumunu yapmıştı.

 

MİLLETVEKİLİ USTA; ERDOĞAN’IN LİDERLİĞİNİ TÜM DÜNYA GÖRDÜ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan Kudüs kararının sevindirici olduğunu ve BM’nin güvenirliğine katkı yaptığını söyleyen AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, “Amerika’nın tehditlerine rağmen, tek taraflı karara ve yaptırımlara hayır kararı çıktı” dedi.

Konuyla ilgili Memleket gazetesine değerlendirme yapan Milletvekili Leyla Şahin Usta, “Öncelikle Amerika’nın tek başına ilan etmiş olduğu o kararı kabul edilemeyeceğini dair Birleşmiş Milletler’deki kararnameyle oylama yapıldı. Tabi bu arada Amerika bir girişimde bulundu ve ret oyu kullanacak ülkelere tehditler gönderdi. Karar kabul edilirse şöyle yaparız böle yaparız dedi. Ancak görülen o ki burada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu karar ilk açıklandığı günden itibaren göstermiş olduğu bir liderlik vardır. Bütün dünyayı ayağa kaldırdı İslam İşbirliği Teşkilatı’nı İstanbul’da acil toplantıya çağırdı ve bir karar çıktı” şeklinde konuştu.

BM’NİN İLK BAŞARISI

Açıklamasının devamında BM Genel Kurulu’nda alınan kararın sevindirici olduğunu söyleyen Milletvekili Usta, “Bugün kim kimden yana,  haklıdan mı yoksa güçlüden mi yana olduğunu görmemiz açısından da önemli oldu.  Birleşmiş Milletler’de dün önlerine konulan bu dayatmaya bu tek taraflı alınan karar tanımadıklarını ve kabul etmediklerini ilan etmiş oldu. Bu belki yaptırımcı olmayan bir karardır ancak dünya tarihindeki ilk defa başarılmış Birleşmiş Milletlerin varlığıdır. Hala içeride bir hata görüp haklıdan yana karar verebilecek insanları vardır. O yüzden ben birleşmiş milletleri bu yönden tebrik ediyorum” dedi.

ABD’NİN KIRILMA NOKTASI

ABD Başkanı Trump’un söylemlerinin ve Kudüs kararının baştan beri yanlış olduğunu söyleyen Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü; “Kudüs kararını, Birleşmiş Milletler onaylasa ya da onaylamasa derdimiz o değildi. Bu karar her haliyle yanlıştı. Ancak birleşmiş milletlerinde bu kararı yanlış bulduğunuz açıklaması onların meşruiyetidir. Onların insan hakları demokrasi ve haklının yanında olması durumundaki noktasını güçlendirmiş bir tavır oldu. Tabi ki bizi sosyal medyadan takip ediyoruz. Vatandaşlarımızın tepkilerini görmek için genel kuruldayız. Tabi ki bu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dünya lideri olduğunu gösterir. Bunu ancak böle açıklayabiliriz; bir Türkiye olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vermiş olduğu kararla ve bu kararı tüm dünyaya göstermiş oldu. Bu dünyanın sadece Amerika’nın tek kararlı taraflarıyla yönetilemeyeceğini gördüğünün bir noktasıdır “

 

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ