Kraliçemiz Türkiyede…

yazar-45

Geçen hafta Hollanda tarihinde bir ilke imza atıldı. Kraliçemiz Beatrix Türkiye’yi ziyaret etti. Dile kolay. Türkiye ile Hollanda arasında tam 400 yıllık tarihi ilişkiler var. Ve bu geçen zaman zarfında ilk defa Hollanda Kraliyeti’ne mensup bir Kraliçe Türkiye’yi ziyaret ediyor.

Bir zamanlar rahmetli Turgut Őzal Hollanda’yı ziyaret etmişti. Daha sonra şimdiki Cumhurbaşkanımız Ahmet Nejdet Sezer Hollanda’yı ziyaret etti. Bu ziyaretlerde neler hissettiysek, Kraliçemiz Beatrix’in  Türkiye’ye yapmış olduğu ziyarette de aynı duyguları yaşadık. Aynı heyacanı duyduk. Her iki ziyarette de aynı duyguları yaşamanın bilimsel izahı “çifte loyalite”dir. Yani çifte sadakat.  Bundan dolayı bizi, kimse yağcılıkla  suçlamasın. Yıllardır bağırıyoruz ve konuşuyoruz. Biz çifte vatadaşız. Bizim Hollanda’ya ve Türkiye’ye karşı aidiyetimiz var. Sorumluluklarımız var. İşte bu haleti ruhiyenin en bariz ortaya çıktığı anlardan birini yaşadık geçen hafta. Zira Kraliçemiz Türkiye’mizi ziyaret etti. Sevdiğimiz iki ülke arasında dostluk bağları tekrar güçlenecek, kuvvetlenecek. Bunu sadece biz ifade etmiyoruz. Bakın Türkiye’yi yakından tanıyan dışişleri  eskib Bakanı Bot neler söylüyor Kraliçe’nin Türkiye gezisi hakkında: “Bu sıradan bir ziyaret değildir. Tam da Hollanda'nın, Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermediği izlenimlerinin yaygın olduğu dönemde, aksini ispatlamak için gerçekleştiriliyor."
Hakikaten bu ziyaret sıradan bir ziyaret değil. Umarız bu ziyaret bir taraftan Türkiye Hollanda ilişkilerini iyileştirirken, bir taraftan da Hollanda’daki Türkler’in konumlarının iyileşmesine katkıda bulunur. Diğer taraftan, elbette Türkiye’deki insanımızın Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinde Hollanda’nın tutumuna karşı beslediği bir olumsuz bakış var. Herhalde bu ziyaret bu bakış açısını da biraz yumuşatacak gibi.

Bakınız eski Bakan Bot sözlerine nasıl devam etmişti: "Ben her zaman Türkiye'nin AB'ye üye olması gerektiğini, Türkiye'nin üyeliğinin AB'nin de çıkarına olduğunu söyledim. Hollanda halkı, genişlemiş bir AB'de Türkiye'yi görmek istiyor. Ama üyeliğin gerçekleşmesi için Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ni tam anlamıyla yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Genel kanı, Türkiye'nin bu kriterlerin henüz bir kısmını yerine getirdiği şeklinde. Türkiye'nin üye olması için daha zamanı var. Ben şahsen Türkiye'yi 40 yıldır takip ediyorum, Türkiye'yi hep bir gelişme içinde görüyorum. Özellikle Erdoğan hükümetinin son üç yılda bu yolda kat ettiği mesafe çok etkileyicidir. Hollanda kamuoyu kriterlerin yasalar bazında yerine getirildiğini, ancak uygulamada hâlâ sıkıntı olduğunu düşünmekte. Mesela insan hakları konusunda, Kürt yazarların fikirlerini beyan etme konusunda, Orhan Pamuk'un başına gelenler, 301'in bir türlü değiştirilmemesi Hollanda kamuoyunu tabii ki olumsuz etkiliyor. Bu yüzden üyelik zaman alacak."
Sayın Bot, bu ve benzeri açıklamalarını Kraliçe’nin Türkiye ziyaretinden önce Hollanda’ya gelen bir grup Türk gazetecilerine açıkladı.

Kraliçe Beatrix Türkiye gezisine hazırlık babından olsa gerek, Amsterdam’da şu anda hala devam eden ve Nisan ayının ortalarına kadar sürecek olan İstanbul Sergisini de gezmişti. Kültür Bakanımızın da eşlik ettiği sergi gezisi esanasında zaten Türkiye ile ilgili ilk izlenimlerini edinmişti.

Bu izlenimler umarız, geçen  hafta gerçekleşen Türkiye gezisinde daha da pekişir. Bakarsınız Hollanda Kraliçesi Beatrix bir Türkiye sevdalısı olur. Olur mu demeyin. Hiç belli olmaz.

Kraliçenin gezisi esnasında gündeme gelmesini arzuladığımız bir başka konu da, Avrupa’daki Türklerin varlığı ve bu varlığın Türkiye için bir şans olduğu gerçeğinin tekrar edilmesidir.
Bakın bu gerçeği Türkiye’yi ve Türkleri çok yakından tanıyan Hollanda eski Dışişleri Bakanı Bot nasıl ifade etmişti: “Avrupa'daki insan gücünüzü göz ardı etmeyin. Sizin insanlarınız Avrupa'da yaşıyor. Örneğin Hollanda'da 400 bin Türk asıllı insan var ve bunlar çeşitli görevler alıyorlar, toplumu etkiliyorlar. Onların pozitif etkisiyle artan sayıda Hollandalı Türkiye'ye gitmeye başladı ve gördüklerinden çok etkileniyorlar.”
Evet sosyologların sosyal sermaye olarak nitelendirdikleri bu insanların varlığından optimal şekilde yararlanmayan Türkiye, umarız Hollanda Kraliçesi’nin Türkiye gezisi sonrasında bu sermayeyi keşfeder.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.