Kör Ahmet: Ben modern bir meddahım

Konya'nın yaşayan efsanesi olan Ahmet Özdemir, sanatının 60'ıncı yılını kutlamaya hazırlanırken gazetemizi ziyaret etti. Özdemir hayatını ve sanat anlayışını M. Varola'a anlattı

Yüzden fazla bestesi, repertuarında 5 bin türkü bulunan namı diğer Kör Ahmet, çocukluğundan gençlik yıllarına, evliliğinden aile yaşantısına kadar ne varsa Memleket gazetesine anlattı. Arkadaşımız Mustafa Varol'un, "manevi menajeri" ve oğlu Zeki ile birlikte Türkiye'nin dört bir tarafını gezen, yaşayan efsane Ahmet Özdemir'le yaptığı röportajı beğeniyle okuyacağınızı umut ediyoruz.

Ahmet Özdemir kimdir? Ahmet Özdemir'i tanıyabilir miyiz?

1933 yılında Konya'nın Güvenç Köyü 85 numaralı hanesinde doğdum. Gözlerini çocukken geçirdiğim çiçek hastalığında kaybettim. Müziğe küçük yaşlarda başladım. Amâ halime bakmadan dut ağacına çıkar türkü söylerdim. Başlardım artık 'ilimon ektim taşa, ilimon oy amman'diye, bir de bakmışım ki mahallenin karıları "sus len yini çocuk uyuttuk, bağırıp durma borazan gibi" diye bağırıyor. İşte Ahmet Özdemir, böyle kendimi yetiştirerek geldi buralara.

Daha sonra 11 yaşında bu Ahmet Özdemir boşa gitmesin diyen Tevfik Taşbaş isimli zengin bir vatandaş elimden tutu. Beni Ankara Radyosu'na götürerek imtihana girmemi sağladı. Ancak imtihana gideceğimden ailemin haberi yoktu. Zaten haberi olsa beni kesinlikle salmazlardı. Ama benim imtihana girmem gerekiyordu. Ben de anneme 'Teyzeme gidiyorum. Biraz kuş uçurtayım diyerek izin aldım'Annemi kandırdım. Gözüm görmez ama, anamım gözüyüm ben. Neyse, Ankara Radyosu'na gittiğimde Muzaffer Sarısözen beni imtihan etti. İmtihanda kendi bestem olan 'Duvara mıh çakayım, çakayım da bakayım'diye bir türkü okudum. Sınavı kazandım, ama babam 11 yaşında bir çocuk nasıl Ankara'ya gider diye küplere binmiş. Annem ile kavga bile etmişler. Ya o günler güzel günlerdi. Neyse 10 yıl Ankara Radyosu'nda staj yaptım. Hocalarımdan, Vedat Nedim Tör, Ruşen Ferit Kam, Muzaffer Sarısözen, Adnan Ataman, Ahmet Gazi Ayhan'ın çok emekleri var üzerimde. Diksiyon öğretmenim ise Emel Gazi Nihal'dı.

Stajın ilk yıllarında stüdyoda sazlarla oynar dururdum. Ama solfej hocam gelince notaları bülbül gibi okurdum. Hocalarım beni çok severdi. "Bana sanatını eline alınca sakın ha içkili mekanlara gazinolara, gitmeyeceksin, barlara takılmayacaksın, gidersen halkın arasına temiz yerlere gideceksin" dediler.

Dile kolay 10 yıllık staj dönemi bitti. Tam 124 tane türküye imza attım. Türküleri derledim. Daha sonra yurttan sesler korosuna kazandırdım. Kazandırdığım türkülerden bazıları ise şunlar: Elmaların yongası, haydi bizim evde şeker lokum var, elmayı nazik soydum, Ermenek'in keklikleri ötüyor, Ayvacı gelir ayvacı. İşte kısacası gençlik yıllarım böyle geçti.

Peki, Ahmet Abi kaç yılında evlendiniz? Aile yaşantınız nasıl?

1961 yılında Karapınarlı Döndü isimli bir kızla evlendim. Zeki isminde bir oğlumuz oldu. Ama Zekimiz beşinci kattan aşağı düşerek ağır yaralandı. Zeki'yi hayata döndürebilmek için varımı yoğumu feda ettim. Sadece Ankara'ya 240 defa gittim. Sonunda bir Alman Doktor oğlumuzu kurtardı. Zeki'ye vurulan bir iğne 11 milyon lira idi. Allah Zeki'yi bize bağışladı. Zeki de şimdi benim manevi menajerim. Benim her şeyim. Stüdyoya gider mikrofonları hazırlar. Kısacası benim elim ayağım. İnanın bu güne kadar maddiyata hiç önem vermedim. Hep kanaatkar oldum. Hatta bir gün, devlet sanatçılarının tartışıldığı bir gün Konya Belediye Başkanları bir araya gelerek Ahmet Özdemir de belediye sanatçısı olsun demişler. Ve sağ olsunlar, beni severler, korurlar. Yardımlarını esirgemezler.

60 yıldır sanatını başarıyla icra eden Ahmet Özdemir'in acaba kaç tane eseri var?

Valla benim 100'e yakın eserim var. Ama bunun az olması yaptığımız eserlerin çalınmasından kaynaklanıyor. Hatta eserlerimiz değiştirilerek Kültür Bakanlığı'na bile veriliyor. 9 kaset yaptım, bir daha kaset yapmayacağım. Çünkü hırsız çok. İzmir'de kaçak 124 bin Ahmet Özdemir CD si bulundu. Özdemir çalışacak, bazıları para kazanacak. Yok öyle, biz yıllarımızı verdik. Herkes alın terini yesin.

Parçalarınız çalınıyor. Peki repertuarınızda kaç türkü mevcut?

Repertuarımda 5 bin türkü var. Bu türküler genellikle İç Anadolu yöresi ağırlıklı türkülerden oluşuyor; Nevşehir, Ürgüp, Ankara, Kaman, Kırşehir gibi. Ama Ahmet Özdemir, Karadeniz türküsü okumaz. Şimdiki gibi "Oy Nurcan'ım Nurcan'ım" demez. Ahmet Özdemir Karadeniz yöresinden okursa "Sen bu yaylalarda yaylayamazsın, oy ellerin kınalıdır oynayamazsın, Derindir dereler boylayamazsın" diye okur.

Ahmet Abi geçiminizi yıllarca düğünlere giderek sağladığını söylediniz. Peki, bu güne kadar kaç düğüne gittiniz? Hatta kaç gelin kızın evlenmesine vesile oldunuz? Hatırlıyor musunuz?

Düğünlere 1946 yılında gitmeye başladım. Hatta o zamanlar müzik aletini ne arar! Türkülerimi tepsi çalarak söylerdim. Gittiğim düğünleri kesinlikle unutmam. Bugüne kadar 365 bin 829 tane düğüne gittim, dolayısıyla 365 bin 829 tane kızı gelin ettim. Tepsi çalmanın ardından, daha sonra İzmir'den darbuka aldım, sonra anneannem kaval aldı. Daha sonra ise cura alarak çeşitli müzik aletleri kullandım. Udu ise Mediha isminde bir bayan öğretmişti bana. O yıllarda öğrendiğim müzik ile bugün ekmek parasını kazanıyorum. Aklıma gelmişken söyleyeyim, bu Ramazan pide parasını 28 Ekim'de Eskişehir'de vereceğim konserden alıp geleceğim inşallah.

Yüzlerce eseriniz var. Bu eserlerinizden acaba kaç tanesini ünlü sanatçılara beste olarak verdiniz?

Valla yüzlerce türkü besteledim. Özellikle birine beste vermiş değilim. Ama Bedia Akartürk benim talebem. Yıllar önce Konya'da Kar Bahçesi vardı. Ben de orada çalışırdım. Bedia Akartürk de Kar Bahçesi'nde türkü söylerdi. Bedia'ya türkülerimden verdim. Ben burnu havalarda bir insan değilim. Halim salim bir adamım. Halkın arasındayım. Birkaç ay önce eve hırsız geldi paraların tamamını götürdü ona bile üzülmedim. Niye lazım olmasa hırsız almazdı dedim.

Hayatınızdan hiç şikayetçi oldunuz mu?

Hatayı seven bir insanım. Yengen yemekleri yapar, çayları pişirir, Zeki de gezdirir. Niye şikayetçi olayım ki? Ha bir de benim küçük oğlan var, bilgisayar mühendisi, haçlığımızı verir. Arabasıyla gezdirir. Rahatım beyde yok. İki tane torunum var. Hele bir torumun var, çok fena. Sanki lazerle çalışıyorlar kerata. Şimdi uslu çocuk bulmak çok zor. Nerede o eski iğde sormuğunu sorup da öyle sessiz duran çocuklar.

Neredeyse her gün yeni bir sanatçı çıkıyor. Siz yılların sanatçısı olarak genç sanatçıların performansını nasıl buluyorsunuz?

Şimdi şarkıcı türkücü olmada ne var. Fiziğin düzgün görüntün güzelse sorun yok. Olmuşsun bir sanatçı. Ne ders alma var ne nota öğrenme. Okunan türkülerin bile hangi yöreye ait olduğu bilen şarkıcı yok denecek kadar az. Yani okuduğu türkünün yöresini bile bilmeyen sanatçılar var. Hele repertuar hiç yok. Bakıyorsunuz sahneye çıkan sanatçılara; kanal, kanal gezerken ağızlarındaki türkü belli: Küstüm, bıktım, baktım, aşkım, bu tür şarkılar. Türkünün üzerine türkü okunmaz. Gençler para kazanmak için şarkıcı oluyorlar. Gerçek sanatçılar önce sanatını icra eder, daha sonra maddiyatına bakar.

Ahmet Özdemir, "ama" halinden istifade etti mi hiç?

Ben hiçbir gün amalığımdan yararlanmadım. Ben sadece sanatımı icra ettim. Bir çok ama insan var. Ama sanatın yoksa, kusura bakma kimse yüzüne bakmaz. Gözüm kör diye hiçbir zaman isyan etmedim. Hayatı hep sevdim. Bir de bizim gibi sanatçılar olmasa, türkü üretilmese assolistler aç kalır.

Yaklaşık 72 yaşındasınız. Allah uzun ömür versin. Merak ettiğim için soruyorum. Gözleriniz açık olsaydı neyi görmek isterdiniz?

Valla halimden memnunum. Şayet gözlerim açık olsaydı ben böyle olmazdım. Çok sinirli bir kişi olurdum. Ama merak ettiysen söyleyeyim. Ben istediğim her şeyi rüyamda görürüm. Neyi istiyorsam. Dağları, yeşillikleri, bayanları, anlayacağın kendime özgü bir dünyam var benim.

Ahmet Abi söz görmekten açılmışken eşinizi görmeden aldınız. Hiç görmek istemez miydiniz eşinizi?

Eşimi görmeden aldım. Ama bilerek de siyahını aldım ki güneşte bozulmasın!

Peki, şimdi izin verirseniz tekrar müziğe geri dönelim. Kaçıncı sanat yılınızı kutlamaya hazırlanıyorsunuz?

60'ıncı sanat yılıma girdim. Bakalım hangi belediye başkanı, bu sanat yılımızda bizim için bir etkinlik düzenler? Zaten belediye başkanlarımızın dışında pek Ahmet ağabeylerine bakan yok. Hayırlısı. Her hangi bir kutlama olmasa da 60'ıncı sanat yılımıza ayak bastık.

Ahmet abi sizin söylediğiniz türküler kadar taklitlerinizde çok beğenilir. Sizin iyi bir sanatçı olmanızda taklit yeteneğinizin faktörü nedir?

İyi bir sanatçı dinleyenlerini sıkmadan şarkı söyleyebilmelidir. Ama istediğiniz kadar iyi şarkı söyleyin, insanlar belirli bir zaman sonra sıkılmaya, ayaklarını ellerini oynatmaya başlar. Ben de bu eksikliği gidermek için konserlerimde bol bol taklit yaparım. Ben aslında modern bir meddahım. Her türlü taklidi yapabilirim. Ses ve mizah bir araya gelince de insanlar beni seviyor. Saygı gösteriyor.

Size daha nice sanat yılları diliyoruz. Allah uzun ömür versin.

Ben de bana bu fırsatı veren Memleket Gazetesi'ne teşekkür ediyorum. Çiçeği burnunda, her geçen büyümeye devam eden Memleket'i takip ediyoruz. Sanmayın körüm diye gazete okumam. Biz de birilerine okutturuyoruz. Sizin de yolunuz açık olsun. İnşallah Memleket Gazetesi'ni ulusal bir gazete olarak görürüz.

Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen