Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları’na (TMMOB) bağlı mimar ve mühendis odalarının şube yönetimlerinin katıldığı, “Konya Kapalı Havzasının Su Sorunları ve Çözüm Önerileri’ konulu toplantı Bera Oteli’nde yapıldı.
Mühendis ve mimar odaları adına konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Tahir Nalbantçılar, toplantıda yaptığı konuşmada dünya genelinde tatlı su kaynaklarının hızlı bir kirlenme içine girdiğini, kullanabilecek su potansiyelinin de buna bağlı olarak azaldığını belirterek gelecek nesillerin sağlıklı ve ekonomik içme ve kullanma suyuna sahip olabilmesi için çözüm önerilerini sıraladı.
Dünyada yıllık yağış ortalaması metrekareye bin kilogram iken Türkiye'de bu rakamın 643 kilogramda kaldığını vurgulayan Nalbantçılar, Türkiye'nin bazı bölgelerine bunun da altında su düştüğünü kaydetti.
Konya kapalı havzası içerisindeki çok sayıda göl, sazlık ve sulak alanların yapılan yanlış uygulamalar sonucu suyunu kaybettiğini ifade eden Nalbantçılar “Beyşehir Gölü ve Tuz gölü gibi yaşamsal öneme sahip göllerde su seviyesi tehlikeli derecede düşerken, Eşmekaya ve Ereğli sazlıkları tamamen kurumuştur. Kapalı havzada yer almasına rağmen, Konya için önemli olan Eber ve Akşehir Gölleri bugün kurumu noktasına geldi. Buna rağmen 167 sayılı yer altı suları hakkındaki yasa ve diğer yasalar yürürlükte. Ancak yasal düzenlemeler sonucu günümüzde ulaşılan durum yeterli ve tatmin edici değil” şeklinde konuştu.
Konya kapalı havzasının Türkiye’nin toplam alanının yüzde 7’sini kapladığını, endüstriyel mahsullerinin de bir bölümünün Havza’dan sağlandığını hatırlatan Nalbantçılar, “15–16 yıldır yağışların uzun yıllar ortalamasına göre azlık göstermesi, gün geçtikçe sayıları artan sondajlar, ekonomik olmayan bilinçsiz sulama teknikleri gibi etkenlerden ötürü kapalı havzadaki su kirlendi ve kullanılamaz hale geldi. KOP gerçekleştiğinde havzaya 440 milyon metre küp su gelse bile havzanın su eksiğinin ancak yarısı karşılanacak” dedi.
Nalbantçılar, yasa ve yönetmeliklere rağmen, kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk karmaşasıyla bir yerlere varmanın mümkün olmayacağını ifade ederek bazı çözüm önerileri sıraladı: Su Bakanlığı kurulmalı, yeraltı ve yer üstü su kaynaklarını kapsayan ve suyun, devletin hüküm ve tasarrufu altında kamu yararına bir kaynak olduğu esasına dayalı Yeraltı Suları Yasası çıkarılmalı ve güncel bilgilere ulaşılacak su seviyelerini, çekilen su miktarlarının yer aldığı bir veri bankası oluşturulmalıdır. Caner Özcan- Memleket