Konyaspor yine kazandı

Selman S. Akyüz

Ne yalan söyleyeyim genel kanaatin aksine Konyaspor’un puan kaybetmeye yakın taraf olduğunu düşünüyordum. Lige verilen arayı Boluspor iyi değerlendirmiş ve Antalya’da kamp yaparak Konya’ya gelmişti. Bunun ötesinde “Bayrak As” kampanyası ve mutlak kazanılması gereken bir maç, motivasyonunun hedefe giden takımlar üzerinde zaman zaman olumsuz etkiler yaratabileceğini göz önünde bulundurdum.

Tribünler beklendiği kadar dolu değildi. Demek ki hala istenilen düzeye ulaşılamadı. İstenilen hava henüz oluşmadı. Demek ki şehir takımına küskünlüğünü hala bir kenara bırakmış değil. Mehmet Ali Kuntoğlu ve onun öncesindeki bazı yöneticilerin kulakları çınlasın…

Konyaspor yine de maça iyi başladı. Hüsnü Özkara artık o beğenilmeyen, taraftarı sıkan futbolcuyu kolaya alıştıran uzun topla rakip ceza alanına girme düşüncesini bir kenara bırakmış görünüyordu. Sol kanatta Ramazan ve Da Silva ikilisi doğru tercihti. Poljac da hasta olan Eser’in yerine Tayfun’un yanında oynadı. Böyle olunca da Konyasporlu futbolcular orta saha ve kenarlardan daha çok gelmeye çalıştılar. Başarılı da oldular. Tayfun’un yanında daha çabuk ve top tekniği iyi bir futbolcu olmasının faydası bu maçta görüldü. Poljac golü buldu. Ama Serdar Samatyalı, tecrübesiyle yoktan bir gol çıkardı ortaya. Özkara’yı orta sahadaki ikili yanılttı. Yusuf ve M. Ayaz hem top kapmada hem de ileriye taşımada başarılı olamadılar. İkinci yarı taraftarın itici gücü ve lider olmanın verdiği güven, Boluspor’un daha fazla direnememesini sağladı. Netice itibariyle Konyaspor, Mehmet Şen’in bu takımda oynayabileceğini ve büyük sıkıntılar yaşamadan devreyi tamamlayabileceğini gösteren bir maç oynadı. O kadar.

Boluspor şanssızlıklar yaşasa da iyi bir takım. Taraftar bu nedenle alınan galibiyetten memnundu. Bu maçta Volkan Koçaloğlu’nu özel olarak tebrik etmek gerekiyor. Sıfır hata ile oynuyor ve adeta sigorta gibi.

BAYRAK KAMPANYASI İYİ FİKİR

Konyaspor Yönetiminin başlattığı “Bayrak As” kampanyası amacına ulaşmış görünüyor. Klasik ama yerinde bir kampanya kararı. Bu kampanyadan elde edilecek 500 Bin Lira takımı hayli rahatlatacak. Daha fazlasını beklemiyorum açıkçası. Kampanyanın, şehri hareketlendirme konusunda da etkisi olduğu açık. Ama camianın Bahattin Karapınar yönetiminden beklentileri çok daha fazla. Bu kulübün kurumsallaşması en az şampiyon olması kadar önemli. Görüldüğü kadarıyla eğer ciddi bir hata yapılmazsa takım şampiyonluğa gidiyor. Bu büyük bir fırsat. Konyaspor yönetimi, bayrak için gittiği işadamlarının Konyaspor’un sırtlayıcıları olmaları için bir formül bulmalı. Eğer sağlıklı bir kongrede “meşru” başkanlar, güçlü yönetimler seçilmesini istiyorlarsa… Tabi “yok bu kongre yapısı ile biz yine seçiliriz, devam ederiz” diyorlarsa, söylenecek bir şey yok.

ŞEKERSPOR DOLU DİZGİN

Şekerspor’a sanki bir sihirli değnek dokunmuş gibi. Dışarıdan bakıldığında deplasmanda iyi sonuçlar alıyor gibi görünmese de hesaplı ve emin adımlarla ilerliyorlar. Mehmet Altıparmak bu takımı çok farklı bir kimliğe kavuşturdu. İsmail Kartal’ın “ben dünyanın en büyük hocasıyım, hepinizi mahvederim” tarzıyla futbolculara yaklaşımı demek ki bütün sorunların kaynağı imiş. Altıparmak oyuncularla çok iyi iletişim kuruyor ve bunun sonucunu da geldiğinden beri hiç maç kaybetmeyerek aldı. Konyaspor maçı ile çakışması nedeniyle Sarıyer maçını izleyemedim. Ancak önceki haftalarda oynanan iyi futbol ve antrenmandaki gözlemler her şeyi apaçık ortaya koyuyor. Altıparmak yönetimle de büyük bir uyum içinde yaptığı puan hesabını hafta hafta uygulayarak takımı Play-Off’a doğru götürüyor. Bugüne kadar sahada hiç görmediğimiz oyuncuların, takımı sırtlaması futbolda teknik direktörün ve motivasyonun önemini Şekerspor örneğinde bir kez daha görmemizi sağladı.