Konyaspor işi Allah’a havale etti

Selman S. Akyüz

Konya’nın futbolu gerçekten çok ilginç. İstanbul Belediye, Sivas, Gençlerbirliği Oftaş ve şimdi de Çaykur Rize. Son dakikalarda gol bulmak hem de o gollerle galibiyete ulaşmak bu kadar üst üste ve fazla yaşandığı zaman, “Bu işte bir garabet var” demekten kendimi alamıyorum. Aslında iki yönü var bu durumun. Birincisi; takımın son dakikalara kadar kazanma arzusu ve inancının bitmemiş olduğunu gösteriyor. Bu olumlu ve diğer olumsuz olarak nitelendirdiğim bakış açısını fazlasıyla bastırıyor.

 

Ünal Karaman da, futbolcular da artık çok fazla stres yapmadan ellerinden geleni yapıp sanki mükafatını Allah’tan bekliyorlar. “Biz oynayalım, pozisyon yaratmaya çalışalım, gerisi gelecektir” diye düşünüyorlar. Gerçekten de öyle oluyor. İstanbul Belediye maçı dışındaki karşılaşmalarda futbolcular kontrolü elden bırakmadan oynadı ve son dakikalarda, melekler, bu iyi niyetli insanlara sanki yardım etti. Artık taraftar da buna inanmaya başladı. Fazla üzülmeden, kızmadan, çekirdek paketini sinirlenip elinden atmadan maçını izliyor. Son dakikalarda çıkmıyor ve son dakika golüyle üç puanın sevincini yaşayıp evine gidiyor. Oh, ne güzel.

 

Bu galibiyetlere ve Konyalı Ünal Karaman’ın 6 maçta ortaya koyduğu 4 galibiyetlik istatistiğe sevinmemek mümkün mü? Konyaspor taraftarının koltukları kabarıyor. Ama işin ikinci yönünü de mutlaka görmek gerekiyor. Konyaspor, son dakika gollerine abone olurken, yukarıda bahsettiğim mükafatı son dakikaya bırakma işinin altını çok iyi doldurmuyor. Açıkçası; son dakikalarda gol bulduğu hiçbir maçta üstün performans sergilemedi. Hiçbir maçta maç berabere giderken, rakip kaleyi bunaltan, gol için tüm hatlarıyla yüklenen, doldur boşalt yapan bir takım izleyemedim.

 

Maç öncesi yapılan tahminlerde yüzde 90’a yakın oranlarda kazanacağı belirtilmesine rağmen hiç de kesin kazanacak bir futbol sergilenmedi. O yüzden Konyaspor, işi Allah’a havale etmek de çok da haklı görünmüyor. Ünal Karaman’ın bu anlayışı deplasman maçlarında çok iyi bir tercih olur. Ama iç sahada her an bir aksilik olmayacağının garantisini kimse veremez. Milli takımdan gelip ilk kez süper ligde takım çalıştıran ancak “Hiçbir zorluk çekmedim. Ben zaten bu işi biliyorum” anlamında konuşan Ünal Karaman’ın bir gün zorlanmayacağının garantisi hiç yok.   

Şimdi bu galibiyetlerin keyfini çıkarma zamanıdır. Başlayan destek furyasına katılmak, kayıtsız kalmamak zamanıdır. 16 puanı, öpüp başa koyma zamanıdır. Kalan 5 maçı “göbeğini kaşıya kaşıya izleme” zamanıdır.

 

Not: ASKF Yönetimi’nin “Yükseğe, Daha Yükseğe” sloganıyla başlattığı kampanya çok iyi düşünülmüş. Şehirde çok güzel bir hava var. Sayın Baykan ve tüm amatör kulüplerin yöneticilerini kutlamak gerek.