Öf ve adetlerine bağlı olarak; akşam oturmaları, çetnevir, şivlilik ve benzeri kültürel zenginlikleri ile Konya kuruyemiş tüketiminde ilk sıralarda yer alıyor. Pınar Kuruyemiş ortaklarından Bahri Karapınar, Konya’da yıllık sadece 6 bin tona yakın çekirdeğin tüketildiğini söyledi.
Konya kültürel zenginliği ile Anadolu’nun öne çıkan şehirlerinden biri. Konya’nın öf ve adet zenginliği yiyecek içecek çeşitliliğini de artırıyor. Komşuluk ilişkileri, akşam oturmaları, çetnevir, şivlilik, sünnet, düğün vb. eğlencelerde başta çekirdek olmak üzere envai çeşit kuruyemiş tüketiliyor.
Pınar Kuruyemiş ortaklarından Bahri Karapınar, Konya’da yıllık 6 bin tonun üzerinde çekirdek tüketildiğini söyledi. 25’in üzerinde kuruyemiş ürettiklerini ifade eden Karapınar, “Kuruyemişler yiyecek kültürümüzde özel bir yer işgal ediyor. Sadece yıllık çekirdek tüketimi ilimizde 6 bin tona yaklaşıyor. Çekirdeğin ardından tüketim sırayla fıstık, leblebi, Antepfıstığı, fındık içi ve kabak çekirdeği olarak devam ediyor. İlimizin sosyo-ekonomik yapısına göre, kaysı, erik, dut ve iğde kuruları da çerez içerisinde tüketiliyor” dedi.
Alternatif tıpta kuruyemişin önemine işaret eden Karapınar, “Kuruyemiş çeşitleri içinde yer alan özellikle üzüm, fındık, fıstık, leblebi ve çekirdeğin sayısız faydaları vardır” şeklinde konuştu.
Karapınar, kuruyemişin Konya ekonomisine katkıları hakkında da şunları söyledi: Kuruyemiş sektöründe Konya’da önemli bir konumdayız. Birçok AB ülkesine ihracat yapıyoruz. Ürünlerin neredeyse 4’te birini ihraç ediyoruz. Çünkü Avrupa ülkelerinde de bir çok vatandaşımız bulunmakta. Bizim kültürlerimizi bulundurdukları ülkelerde yaşattıkları için ciddi anlamda kuruyemiş ihracatı yapılıyor. Ülkemizde yetişmesine rağmen ihtiyaca cevap vermeyen bazı ürünleri de ithal ediyoruz. Bunların başında; baden içi, ceviz içi, koju fıstığı, kabak çekirdeği, fıstık içi ve bazı çekirdek çeşitleri geliyor. Mustafa Varol-Memleket