Konya önemli ticaret yolları üzerinde bulunan, transit ticaret merkezi ve antrepo işlevi yüklenen bir şehir olagelmiştir tarih boyunca. Şimdilerde alışveriş merkezlerinin çoğaldığı şehrimizde alışveriş ve ticaret mekanlarının tarihini İpek Yolu Dergisi'nin Konya Kitabı VII özel sayısında Dr. Mehmet Uysal yazdı. Bu makalenin önemli bölümlerini zevkle okumanız dileğiyle sizler için derledik.
Selçuklular Dönemi Ticaret Mekânları
Selçuklular döneminde Konya'da ticaret alanının geniş bir alana yayıldığı ve kentteki esnaf gruplarının imalâtçı, satıcı ve hizmet grubu esnaflardan oluştuğu bilinmektedir. Bu dönemde ticarî yoğunluk, surun içinde kentin doğusunda yer almaktadır. 13. yy. başlarında Alâeddin Cami doğusunda, eski (Suk-i Cedid) ve yeni çarşı (Suk-i Atik) olmak üzere iki çarşı vardır. Kent kapılarında bulunan pazarlar ve sabit satış birimlerinin yer aldığı çarşılar, kentte ikili bir ticarî yapılaşma göstermekte ve konut alanları ile ticaret alanları ayrılmış durumdadır. Alâeddin Camisi esas alınarak değerlendirildiğinde, camiye göre doğu, batı ve güney yönlerde çarşıların var olduğu bilinmektedir. Kaynaklarda bu dönemde Konya ticaret merkezinde bulunan pazarlar ve çarşılar; At Pazarı, Atlarlar Pazarı, Buğday Pazarı, Odun Pazarı, Kapan Hanı, Kasaplar, Kavaflar, Kuyumcular, Pamukçular ve Şekerciler şeklinde sıralanmaktadır.
Osmanlı Dönemi Ticaret Mekânları
Osmanlı Devleti döneminde Konya; ticarî, sosyal ve kültürel işlevli üç odak noktası etrafında gelişmistir. İlk odak noktası Bedesten, İplikçi Cami ve Şerafeddin Cami'nin oluşturduğu merkez, ikinci odak noktası kuzeydoğuda İbrahim Bey İmareti ve Hanı, Unkapanı ve Karatay Medresesi'nin oluşturduğu merkez ve son olarak da güneydoğu'da Mevlânâ Dergâhı, Sultan Selim Cami ve Kiremitli Han'ın oluşturduğu odak noktasıdır. Bu dönemde Konya Çarşısı; surun doğu kısmında Bedesten, At Pazarı ve Aksaray kapıları üçgeni içinde kalan alanda bulunmakta ve çarşının ana iskeletini Uzun Çarşı oluşturmaktadır. Uzun Çarşı, Bedesten'den At Pazarı Kapısı'na ve buradan da Mevlânâ Dergâhı'na kadar ulaşmaktadır. Çarşı dokusu, Uzun Çarşı'ya birçok ticarî işlevli sokak bağlanarak oluşmuştur. Kentin kuzeydoğu kısmında gıda ürünleri ile ilgili hanlar yer almaktadır. Atpazarı ve Haffaflar (Kavvaflar Çarşısı, postahanenin arkasında Uzun Çarşı'ya açılan bir sokaktır. Aksaray Kapısı civarında Sırçalı Mahallesi'nde İsmet Paşa İlkokulu'nun bulunduğu alanda Debbağhane ile birlikte 1476 tarihli Ahi Evren Hanı yer almaktadır.
1464 yılında Karamanoğlu İbrahim Bey İmareti'ne gelir getirmek amacıyla imaret yanına yapılan Kapan ve Nizamiye (Nalıncı) Hanı, konum itibariyle Alâeddin Tepesi doğusunda yer almaktadır. Nizamiye Hanı karşısında Bezciler (Han-ı Kirpas) Hanı bulunmaktadır. İlk Sipahi Pazarı, Kürkçü Mahallesi'nde, Karahüyüklü Medresesi'nin bulunduğu alanda, ikincisi bu yapının karşısında İbrahim Bey Medresesi ve Unkapanı ile bir arada yer almıştır. II. Bayezid tarafından yaptırılan Sultan Bayezid Hanı (Kiremitli Han) Mevlânâ Külliyesi yakınındadır. 1576 yılında Konya Beylerbeyi Mahmud Paşa tarafından yaptırılan Alaca Han; Uzun Çarşı'da At Pazarı Kapısı civarında Keçeciler Çarşısı ile bir arada bulunmaktadır. Hasan Efendi Hanı, Uzun Çarşı'da, Saraçzade ve Arikzade Hanları, Şerafeddin Cami doğusunda, Şeker furuşan/Şekerrizan Hanı; Hükümet Caddesi'nde Çumralı Medresesi yanında, Eski Çarşı'da Bedrettin (Düriddin) ve Biremoni (Hatun) Han, İstanbul Caddesi, Aksaray Kapısı civarında yer alan Akif Paşa Mektebi kuzeyinde Esed Efendi Ham ve daha önceki dönemlere ait Kile Hasan Han, Alâeddin Tepesi batısında Hocafakıh Medresesi karşısındadır. Ayrıca Hoca Mezid, Kanara (Hayvan Pazarı), Valide (Arslanağa), Kurşunlu (Tabhane), Şeyh Ahmet Efendi, Ümmet ve Has Yusuf Hanı da kentte ismi geçen hanlardandır.
Bedesten 1538 yılında Kanuni dönemi kazaskeri Kadri Molla/Kadri Çelebi tarafından inşa ettirilmiştir. 1580 tarihli sicilde, merhum Kadri Çelebi Bedesteni adıyla geçmektedir. Sanayi Mektebi binasının Alâeddin Tepesi tarafında bulunan Konya Süleymaniye Bedesteni, son dönemlerinde müze-depo olarak kullanılmış, Avlonyalı M. Ferit Paşa tarafından 1901 yılında Sanayi Mektebi yaptırmak amacıyla Süleymaniye Medresesi ile birlikte yıkılmıştır.
17. yy. başlarında Mevlânâ Türbesi'ne yakın bir yerde Çancılar Çarşısı'nın bulunduğu bilinmektedir. 17. yy.da dericilik ve dokumacılık konusunda önemli bir kent olan Konya'da, üretim yakın çevreye yöneliktir. Esnaf teşkilâtı içinde en etkin kişi olarak Bazarbaşı görülmektedir. Bu dönemde Konya'da 44 çeşit esnaf loncası yer
almaktadır. Konya kentinde ticaretin gelişmiş olduğunun bir göstergesi de, aynı loncada bulunması gereken esnaf gruplarının ayrı loncalar oluşturmalarıdır. Örneğin dokumacılar; kazzazlar, keten bezcileri ve kendirciler; kunduracılar da mesciler, yemeniciler, çizmeciler ve postalcılar şeklinde loncalara ayrılmıştır.
Osmanlı döneminde; Kürkçü Mahallesi'nde İplikçi Cami civarında, Hoşafçılar Çarşısı, Rişte/İplik Çarşısı ve Pazarı, Kişciler (Samur) Pazarı, İplikçi Cami batısındaki bir alanda Muytablar Çarşısı, İplikçi Cami arkasında İplikçi (Altunaba) Hanı ve Hacı Hasan Cami yerinde veya yakınında İplikçi Cami'ye kadar uzanan Hoca Hasan Sultani Hanı yer almaktadır. Demirciler Çarşısı, At Pazarı ile Sahip Ata Külliyesi arasında aynı isimle anılan kent kapısı civarında bulunmaktadır. Alamsa, Argaçcılar, Ekinciler, Haffaflar, Saraçlar, Terziler ve Kaşıkçılar Çarşısı, Bit Pazarı, Sabunhane, Çömlekçiler tarihi kaynaklarda isimleri geçen ticaret mekanlarıdır.
Konya'da cilt işleri, halıcılık, şapkacılık, mutafcılık, şekercilik ve pastacılık, tahin ve helvacılık, yorgancılık, ekmekçilik, kalburculuk ve un sanayi gelişmiştir. Mesleklere göre adlandırılan çarşı sokakları; artarlar, çarıkçılar, çıkrıkçılar, demirciler, dericiler, fırıncılar, kebapçılar, keçeciler, kunduracılar, marangozlar, yorgancılar, kaşıkçılar, kavafiyeciler, tenekeciler, tuzcular ve yağcılar olarak sıralanabilmektedir
Günümüzde Mevlânâ Çarşısı'nın (İntisabın Önü) bulunduğu alan, Mollaoğlu Medresesi, daha sonra Üzüm Pazarı/Sebze Hali adıyla meyve, sebze pazarı olarak kullanılmıştır. Mevlânâ Dergâhı batısı ve Sultan Selim Cami kuzeyinde bulunan Sultan Selim İmareti; Buğday, Sipahi ve Kadınlar Pazarı olarak kullanılmıştır. İleriki dönemlerde kumaş üretim yeri olarak kullanılan İmaret ve Debbağhane 1950 yılında yıkılmıştır. Karatay Vakfiyesi'nde 13. yy.da Buğday Pazarı'nın İnce Minare civarında olduğu bildirilmektedir. Buğday Pazarı, 1901 yılında Avlonyalı M. Ferit Paşa tarafından yaptırılarak Sultan Selim İmareti'nden yeni yerine taşınmıştır. Buğday Pazarı, Nakip İbrahim Efendi'nin 105 odalı, mescidi Yeni Han'ın bir kısmı üzerine yapılmıştır. At Pazarı güneyinde Buğday Pazarı ile bir arada Toros Hanı bulunmaktadır.
1940 yılında Yeni Pazar ismiyle anılan alanın mezarlık olduğu ve yeniden düzenlenerek Kadınlar Pazarı haline getirildiği bilinmektedir. 1990'lı yıllarda Kadınlar Pazarı yıkılarak yerine Melike Hatun Çarşısı yapılmıştır. Odun Pazarı; Kapı Cami arkasında şadırvan önünde, Saman Pazarı; kırsal terminalin bulunduğu alanda, Ağaç Pazarı; Lârende Caddesi üzerinde, At Pazarı; Kızılay binasının olduğu alanda, Sulu Han (Tuz Kapanı); Lârende Caddesi'nde, At Pazarı ile birlikte, Koyun Pazarı; ilk Koyun Pazarı Miskinler Tekkesi civarında, bundan sonra At Pazarı karşısında, en son olarak da eski Saman Pazarı alanına taşınmıştır.
Un Kapanı; Kapı Cami civarından, Buğday Pazarı'na taşınmıştır. Tellâl Pazarı; 1758 yılında Müftü Nakipzade Hacı İbrahim Efendi tarafından inşa ettirilen Sipahi Pazarı, Cumhuriyet döneminde Tellâl Pazarı olarak kullanılmıştır. 1929 yılında Tellâl Pazarı, kırsal terminal civarındaki Saman Pazarı'na, Yeni Tellâl Pazarı adıyla nakledilmiştir. Ağaç Pazarı; Lârende Caddesi'nde Sahipata Külliyesi ile Kapı Cami arasında bir alanda bulunmaktadır.
1868 yılında, Kapı Cami civarında çıkan yangın ile ahşap olan Konya Çarşısı neredeyse tamamen yanmış ve çarşı merkezinin yeniden düzenlenmesi yapılmıştır. Yeni yapılacak çarşının plânı, Vilâyet Nafia Müdürlüğü yapan bir gayrimüslim mühendise çizdirilmiştir. Konya Çarşısı'nda iki adet, 55 dükkânı olan tüccar bedesteni (küçük-büyük bedesten), kıraat ve sanayihane yapılması plânlanmıştır. 1869-1870 yılında Konya Valisi Burdurlu Ahmet Tevfik Paşa, Konya Çarşısı'nı, kagir, bir ve iki katlı olarak, iki yılda inşa ettirerek esnaflara vermiş ve bu çarşı Tevfikiye Çarşısı olarak adlandırılmıştır. Cumhuriyet döneminde hükümet meydanında yer alan Küçük Bedesten, meydanı genişletmek amacıyla yıkılmıştır. 1915 yılında Balkan göçmenlerinin Konya'ya gelmesi ile ilk olarak çarşıda, lokanta ve tatlıcı dükkânları açılmıştır.
Konya'da; H. 1302 (M. 1884-1885) yılına ait Konya Vilâyet Salnâmesi'nde, 2 kagir bezzazistan ve 1314 dükkân, H.1310 (M. 1892-1893) tarihli Konya Vilâyet Salnâmesi'nde, 1860 dükkân, 118 mağaza, 14 han, 68 fırın, 25 kahvehane, 3 yağhane, 10 debbağhane ve 3 kiremit ocağı, H.1317 (M. 1899-1900) yılına ait Konya Vilâyet Salnâmesi'nde, 2078 dükkân, l atik bedesten, l buğday pazarı, 6 otel, 18 han, 88 fırın, 4 eczahane, 35 gazino-meyhane, l aşçı dükkânı (lokanta), kesim-hane, 3 debbağhane, l kasaphane ve 3 kagir buzhane bulunmaktadır. 1884 ve 1900 yılları arasındaki salnamelere dayanılarak verilen sayısal bilgilere bakılarak, bu süreçte Konya Çarşısına yeni fonksiyonların eklendiği ve çarşının büyüdüğü tespit edilebilmektedir.
1923 (H.1339) yılı Konya Rehberi'nde, 20 adet han ismi geçmektedir. Bunlar; Mecidiye, Çopurzade, Terkenlioğlu, Bakırcı Nuri, Maarif, Türbe, Abdurrahimzade, Esad Efendi (Kasabalı Esad), Silleli Hacı Osman, Zincirli, Bakkalbaşı, Kâzım Hüsnü Bey, Hacı Tevfik Efendi, Armağanzade, Gevrakizade, Eğri Han, Recepoğlu, Terkenli ve Alişan Hanları'dır. Ayrıca Mecidiye Ham güneyinde Şalvarcı Hanı bulunmaktadır. Bu hanların bir çoğu yıkılarak yerlerine pasajlar, dükkânlar ve iş hanları yapılmıştır.
19. yy. sonu ve 20 yy. başlarında merkez konumda ve caddelerin bu merkeze çıktığı Konya Çarşısı; Hükümet Binası, Kapı Cami, Aziziye Cami çevresi ve Sultan Selim Caminin çevrelediği alandadır. Bu dönemde kentin en büyük caddesi çarşının içinden geçen İstanbul Caddesi'dir. Konya Çarşısı, İstanbul ve Tevfikiye (At Pazarı) Caddeleri'ne paralel ve dik kesen sokaklar üzerinde gelişmiştir. 1950 yıllarında önem kazanan Türbe Önü Caddesi'nde; artar, şekerci, mutaf ve sikkeci dükkânları vardır. İleriki tarihlerde bu caddeye paralel açılan yol nedeniyle önemini yitirmiştir. Alâeddin Tepesi'nden, Hükümet Konağı'na uzanan Vali Muammer Bey Caddesi'nin açılması için Nizamiye Medresesi yıkılmış ve çevresi yeni çarşı olarak adlandırılmıştır. Büyük Konya Çarşısı yangınından sonra, Kayalı Park'ın olduğu alanda bulunan Kavafiye Çarşısı'nın bir kısmına ve Bedelci Mehmet Ağa Sarayı üzerine, 1882-1883 yıllarında Hükümet Konağı inşa edilmiştir. Tevfikiye Caddesi başlangıcında, Saray Çarşısı'nın bulunduğu alanda, Dedeler ve Zincirli Han vardır.
Günümüzde ise Real, Afra, Masera, Osmanlı, Adese gibi büyük alışveriş merkezleri şehre yayılmışlardır. Ama, açık çarşı şehir dokusu fiziksel, sosyal ve kültürel özelliklerini günümüzde de yer yer devam ettirmektedir. Nakiboğlu ve Mecidiye Hanı halen varlığını korumaktadır.