Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen Kültürel Etkinlikler kapsamında, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi çok önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Nuri Şimşekler'in koordinasyonunda gerçekleştirilen "İslam Ekolojisi ve Mevlâna" başlıklı etkinlikte, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve TYB Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan konuşmacı olarak yer aldı.
Yoğun katılımın gözlendiği programda Konya eski Milletvekili Ahmet Sorgun, TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, eski şube başkanı Mehmet Ali Köseoğlu, TYB Genel Merkez Mehmet Doğan Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Orçan, Aksaray Üniversitesi eski rektörü Mustafa Acar, Konya İl Kültür Turizm eski Müdürü Abdüssettar Yarar ve TYB üyeleri hazır bulundu. Programın açılışında, TYB çatısı altında 5 dönem yönetim kurulu asil üyeliği yapan isimlere Hizmet Şeref Belgeleri takdim edildi.
Yazarlar Birliği’nin Diğer Adı Vefadır
Programın selamlama konuşmasını yapan TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, birliğin köklü geçmişine ve ahde vefa misyonuna vurgu yaptı. Kurumsal kimliğin temel harcının vefa olduğunu belirten Köseoğlu, "Yazarlar Birliği'nin genelde Ankara, özelde ise şubeler açısından diğer bir adı vefadır. Yazarlar Birliği vefa üzere bir yolculuktadır; ülkemize ve insanlığa vefası vardır, vefayı her şeyin üstünde önemser" dedi. Geçmişte Fevzi Halıcı ve Hasan Özönder gibi değerlere yapılan vefa toplantılarını hatırlatan Köseoğlu, emektarlarla olan gönül bağının kesintisiz sürdüğünü ifade etti.
Çağın Çevre Sorunlarına Köklü Çözümler
Kürsüde modern dünyanın krizleri ve Hz. Mevlâna’nın düşünce dünyasındaki evrensel yansımalarını ele alan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, çağın manevi ve tabiatla barışık bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu söyledi. Hz. Mevlâna’nın "Şimdi yeni şeyler söylemek lazım" sözünü hatırlatan Arıcan, çözümlerin Kur'an-ı Kerim'de ve esmalarda mevcut olduğunu, asrın idrakine İslam'ın evrensel mesajını söyletmek gerektiğini belirtti. Arıcan, teknolojinin kendi mecrasında ruhu ve maneviyatı ıskalayarak ilerlediğini, insanlığın tabiatla kuracağı manevi bağ ile dünyaya yön vermesi gerektiğini kaydetti.
Mekanik Evren Tasavvuru ve Zihniyet Krizi
Bugünkü ekolojik felaketlerin temelinde ciddi bir zihniyet krizi yattığına dikkat çeken Prof. Dr. Arıcan, modern dünyadaki mekanik evren anlayışını eleştirdi. Şehirleri ihya etmek yerine gökdelenler dikilmesini krizin başlangıcı olarak gören Arıcan, zihinlerin 500-600 yıllık bir işgal altında olduğunu ifade etti. Akademik dünyada "İslam ekolojisi" kavramının tam manasıyla geliştirilemediğini itiraf eden Arıcan, Kur'an-ı Kerim'deki 'Muhit' ve 'Musavvir' esmalarının çevreye dair çok güçlü fikirler sunduğunu ancak Müslümanca bir ekolojik bakışın tam olarak ortaya konulamadığını aktardı.
Modern İnsanın Tabiatla Olan Ontolojik Kopuşu
Küresel ısınma, iklim değişikliği ve su krizi gibi meselelerin sadece teknik birer sorun gibi algılanmasını eleştiren Arıcan, konunun metafizik ve teolojik boyutuna vurgu yaptı. Hayvanların karbon salınımı bahanesiyle yok edilmeye çalışılmasını veya yapay ete yönelinmesini "ekolojik bir sapkınlık" olarak nitelendiren Arıcan, modern insanın toprağa, gökyüzüne, suya ve ağaca sadece tüketim odaklı yaklaştığını söyledi. Sorunun bilgi eksikliği değil, hikmet ve nefis terbiyesi eksiği olduğunu ekledi.
İlahi Mizan ve Tabiatla İnatlaşmamanın Esası
Kur'an-ı Kerim’in evrendeki kusursuz dengeye ve insan eliyle oluşan tahribata dair asırlar öncesinden uyarılarda bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arıcan, Rum Suresi 41. ayetteki "İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı" fermanını hatırlattı. İslam düşüncesinde evrenin muazzam bir mizan (denge) üzerine kurulduğunu söyleyen Arıcan, dere yataklarına konut yapıp tabiatla inatlaşan mekanik zihniyeti eleştirdi. Rahman Suresi'ndeki "Sakın dengeyi bozmayın" uyarısına dikkat çekerek, Hz. Mevlâna’nın da bu ilahi mizanla uyum içinde olunmasını beklediğini ifade etti.
Hz. Mevlâna’nın Canlı Varlık Tasavvuru
Hz. Mevlâna’yı her şeyden önce bir varlık filozofu olarak görmek gerektiğini belirten Arıcan, onun alemi büyük bir canlılar okyanusu olarak kabul ettiğini söyledi. Evrenin Descartes'ın iddia ettiği gibi mekanik ve ruhsuz bir makine olmadığını, aksine diri bir varlık alanı olduğunu belirten Arıcan, "Bizim toprak diye, taş diye cansız zannettiğimiz her şey, Hazreti Mevlâna'nın varlık dünyasında aslında yaşayan, hisseden ve kendi lisanıyla Yüce Yaratan'ı zikreden canlı birer varlıktır" diyerek çevre mühendislerinin bu ufka bakması gerektiğini vurguladı.
Etkinliğin sonunda Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan'a, Ahmet Köseoğlu, Ahmet Sorgun ve Prof. Dr. Mustafa Orçan tarafından Katılım Beratı takdim edildi. Birliğe yeni katılan araştırmacı-yazar Ahmet Ünver'e üyelik kimliğinin sunulmasının ardından program, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’ndeki toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.