Konya’da faaliyet gösteren esnaf ve turizmcilere yönelik ‘Mevlana Şehrinde Olmak’ isimli eğitim semineri düzenlendi. Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen seminer Konya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği işbirliğinde düzenlendi. Vali Aydın Nezih Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çıpan ve esnaf ile turizm sektör temsilcilerinin katıldığı seminerde, Vali Doğan ve Başkan Akyürek seminere katılımın az olduğuna dikkat çektiler. Seminerin açılışında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Akyürek, seminerin sembolik olduğunu kaydetti. Katılımın az olmasının kendilerini üzdüğünü ifade eden Akyürek, “Buradaki eğitim seminerine katılımın haliyle fazla olmasını beklerdik. Ancak katılımın az olması böyle bir eğitimin az olduğu anlamına gelmez. Konya, Aralık ayında dünyayı misafir edecek. Bu törenlerin haricinde şehrimiz artık her daim yerli ve yabancı birçok turisti ağırlıyor. Bu yüzden bu tür programlara ziyadesiyle ihtiyacımız var. Daha eğitimli zabıta memurlarına, daha eğitimli satış yapan insanlara, rehberlere ihtiyacımız var. Biz Konya için doğru bir şey yaptığımıza eminiz. Hazırladığımız turizm stratejik planına göre Konya’nın turizm alt yapısını yeniden şekillendirmeye çalışıyoruz. Konya, Aralık ayında 50-60 ülkeden insanı ağırlayacak” dedi.
TURİZMİN ENDÜSTRİLEŞMESİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Vali Doğan da programa ilginin az olmasına dikkat çekerek başladığı konuşmasında Konya’da turizm sektörünün gelişmesi için çeşitli projeler üzerinde çalıştıklarını anlattı. Şehirde turist konusunda farklılaşmış, bilinç sahibi esnafların belgelenmesi gerektiğini aktaran Vali Doğan, “Bu uygulama belki bazı esnaflarımızın aleyhine olacak ama Konya turizmi için büyük katkı sağlayacak. Turizmin endüstrileşmesi için gayret gösteriyoruz. Bu amaçla turizm strateji projeleri hazırlattık. Bu projeleri ilerleyen zamanlarda hayata geçireceğiz. Katılımın az olması bu tür programların ihtiyaç olmadığını gösterir. Bugün, bu tür bir eğitimi talep eden bilinçli esnaflarımız buradalar. Hızlı Tren’in seferlere başlamasının ardından gelen ziyaretçilere nasıl davranılması gerektiğini daha önceki toplantılarda dile getirmiştim. Mevlana Kalkınma Ajansı’nın proje çağrısına turizm sektörünü de ilave ettik. Bu çağrıya 40’ın üzerinde proje başvurusu gerçekleşti. Aslında bugün yapılan bu seminerde ya da buna benzer yapılacak olan seminerlerde, seminere katılan esnaflarımızı belgelendirebilirsek o zaman bu salonların boş kalmayacağına eminim. Bu, belki belgesi olmayan esnafın aleyhine ama turizmin lehine sonuçlar getirecektir” diye konuştu.
KONYA TARİHİ KÜLTÜR AÇISINDAN ÇOK ZENGİN BİR ŞEHİR
Açılış konuşmalarından sonra eğitim seminerine geçildi. Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler’in moderatörlüğünü yaptığı seminere Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Hüseyin Altunbaş, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar Erdemir, İl Kültür Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Yünden ve Gazeteci Yazar Uğur Özteke’nin katıldığı seminerde Konya ve tarihi, Hz. Mevlana, turizm ve iletişim konuları hakkında bilgi verildi. Seminerin ilk konuşmacısı Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar Erdemir, Konya ve Tarihi Eserler konusunda fotoğraflar eşliğinde tarihi bilgiler verdi. Dünyada turizmin gelişmesinin en önemli sebebinin tarihi eserlerin bulunduğu kentteki insanların oraları ziyaret etmeleri olduğunu kaydeden Erdemir, “Konya tarihi eserler ve müzeler bakımından çok zengin bir şehir. Şu anda 7-8 tane müze var. Bunun haricinde depolarda bir bu kadar daha müze olabilecek argüman var. Bu şekilde tarihi kültürü çok zengin bir şehir olan Konya’nın bu özelliğini çok iyi değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
ÖZTEKE, HZ. MEVLANA’NIN ÜÇ SÖZÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Erdemir’den sonra ‘Konya’da Mevlana Torunu Olmak’ konferansını veren gazetemiz Genel Müdürü Gazeteci Yazar Uğur Özteke, ilginç tespitlerde bulundu. Konuşmasına Hz. Mevlana’nın üç sözüne dikkat çekerek başlayan Özteke, “Burada bulunanların neredeyse hepsi Konyalıdır. Hz. Mevlana’nın söyleyeceğim şu üç sözünü herkes bilir. Birincisi Hz. Mevlana’nın ‘Gez dünyayı gör Konya’yı’ sözü. İkincisi ‘Gel, ne olursan ol gel’. Üçüncüsü de ‘Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün’ Bizim bugün burada işlediğimiz konu söylediğim birinci ve ikinci söz. Üçüncü söz de benimle ilgilidir. Şöyle ki 34 yıllık gazetecilik hayatımda çok insan tanıdım. Ben bir insanın arkasından konuşmayı sevmem. Oldu ki konuştum. Kişinin arkasından ne konuştuysam, yüzünü de aynısı söylerim ya da söylediklerimi o kişiye söyleyecek birilerine söylerim ki konuştuklarım o kişiye ulaşsın. Şunu da belirtmek isterim; Ben Hz. Mevlana’nın torunu değilim, Hz. Hadimi’nin torunuyum. Konya’da doğmuş birisi olarak bunu söylemek acı bir şey ama bu durum böyle. Burada Konya’nın üst düzey en yüksek bürokratları var. Ben belediye hakkında olumsuz bir şey yazdığımda onların basın danışmanları beni arayarak, ‘Bunu niye yazdın, bizi, başkanı üzdün’ diyorlar. Ben bugüne kadar yazdım bundan sonra da yazmaya devam edeceğim. Ben insanlardan Hz. Mevlana’nın da dediği gibi ya olduğumuz gibi görünelim ya da göründüğümüz gibi olalım istiyorum” dedi.
KONYA BİRLİKTE HAREKET EDİP, PROJE ÜRETİMİYORUZ
‘Konya’da Turizm’ başlıklı konuşmasında Konya’nın turizm konusundaki sorunları ve çözümlerinden bahseden İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Yündem, “Fatih Terim’in bir sözü vardır ‘Bu ülkede insanlar futbol ve siyasetten çok iyi anlar’ diye. Ben de ekliyorum ülkemiz insanları turizmden de çok iyi anlar. Hemen herkes turizm konusunda bir şeyler söyler ve sektörün eksiklerinden bahseder. Ama biz ülke ve şehir olarak bu konuya fazla vakit harcamıyoruz. Bizim bu konuda ilerlememizi sağlayacak şey, yapabileceklerimizi belirlemektir. Konya’nın turizm alanındaki en büyük sıkıntılarından birisi ulaşımdı. Bu sorun da hızlı trenle bir nebze olsa da çözüldü. Eminim ilerleyen zamanlarda tamamen çözülecek. Konya görünüşe göre turizm patlaması yaşayacak. Turizmde satabileceğimiz çok şey var. Bunlardan birisi zaten şu anda değerlendirdiğimiz Hz. Mevlana. Pir’in haricinde Selçuklu Devleti döneminden kalma eserlerimiz bu sektörü canlandırır. Sağlık turizminde de Tuz Gölü var. Ancak şehir olarak birlikte hareket edemiyor ve projeler üretemiyoruz” diye konuştu.
İLETİŞİM KURAMIYORUZ İLETİ YOLLUYORUZ
Seminerin son konuşmacısı olan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Altunbaş ise etkili iletişimin önemini vurguladı. Şehirlerin iletişim körlüğü içerisinde olduğunu anlatan Doç. Dr. Altunbaş, bu körlüğü ortadan kaldırmak için çalışıldığını kaydetti. İnsanların iletişim kurduğunu sandığını savunan Altunbaş, “Ancak insanlar sadece ileti yolluyorlar. Konya turizm sektöründe büyük bir şehir olacak. Ama ileti göndermeyi değil iletişim kurmayı öğrendiği zaman. Topyekun değişimden bahsediyoruz. Bunun da en temel prensibi iletişim kurmayı öğrenmekten geçiyor” diye konuştu. Yaşar Sarı-Memleket