Çumra sınırları içindeki Çatalhöyük'te kazısında görevli arkeolog Gülay Sert, Türkiye kültür varlıklarının bulgularının, envanterinin çıkarılması amacıyla yapılan Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi kapsamında Konya ve Batı Karadeniz'de birçok araştırma yaptığını söyledi. Konya ve çevresini azimle köy köy gezdiğini ve höyükleri tespit ettiğini vurgulayan Sert, “Konya, bir höyük zengini. Bölgede 350 höyük bulunuyor ve bunlardan sadece birkaçında kazı çalışmaları var. Diğerleri barındırdığı hazinesiyle öylece bekliyor” dedi.
9 bin yıllık Çatalhöyük kazılarında elde edilen bulguların, Türkiye arkeolojisi ve dünya tarihi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sert, şunları kaydetti: 9 bin yıl öncesine ait duvar resimleri, çeşitli figürlerle süslü kap ve mühürler binlerce yıl önce
OKUNMAMIŞ ANSİKLOPEDİ HÖYÜKLER
Konya ve çevresindeki höyüklerin yeraltına gizlenmiş şekilde olmadığını belirten Sert, bazılarının üzerinde parklar olduğunu, bazılarının üzerinde üretim yapıldığını söyledi. Verimli topraklara sahip olduğu için Konya bölgesinde binlerce yıl öncesinden yerleşimin başladığını dile getiren Sert, “Bugüne kadar da birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Höyükler, henüz okunmamış ansiklopedi gibi. İçinde neler olduğunu, neleri gizlediğini, kaç yıllık bir tarihi aydınlatacağını kimse bilmiyor. Boncuklu'dan daha eski yerleşim birimleri de var, Aksaray'daki Aşıklı Höyük gibi” dedi.
Konya kent merkezinde bile binlerce yıllık tarihin kokusunun alınabildiğini vurgulayan Sert, “Alaaddin Tepesi'ndeki güllerin dibini ellerinizle eşelediğinizde binlerce yıllık çömlek parçaları bulursunuz. Çatalhöyük'te de öyle. Attığınız her adımda binlerce yıl öncesinin kalıntılarına basabiliyorsunuz” diye konuştu. Güneydoğu Bölgesi ve Fırat Nehri kıyısının da höyük açısından zengin olduğunu ifade eden Sert, bu kadar höyüğün açılabilmesinin, ancak güçlü sponsorlarla mümkün olacağını, çünkü kazı çalışmalarının ciddi maliyet istediğini sözlerine ekledi.
aa