Satranç sporu, kendine güven duygusunu aşılar
Spor insanların yaşamı için vazgeçilmezdir. Herkes futbol, basketbol veya benzeri bir spor dallarından birisini hayatında yapmıştır. Ben de bu hafta sizlere sporun sabır ve düşünme ile yapılanı satrancı tanıtmak istiyorum. Konya Satranç Merkezi yetkilileri ile satrancın dününü bugününü, nasıl oynandığını ve insanlara nasıl yararlar sağladığını konuştuk.
Sevgili Dostlar,
Bu hafta sizlere Yapıcı İş Merkezi D Blok 2. katta bulanan Konya Satranç Merkezi’ni tanıtmak istiyorum. Satranç kişinin mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetti gibi, çocuklarımızın başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha çok çalışmasının gerekli olduğu gerçeğini benimsetmesi bakımından önemlidir. İşte bu özellik ve ismini sayamayacağımız daha çok özellikleri bakımından önem arzeden satranç sporunun antrenörü ve öğreticileri Sayın İbrahim Afşin Kara ve Sayın Bilent Bitirgen ile beraberiz. İlk sorumuzu satranç sporu öğreticisi Sayın Bilent Bitirgen’e soruyoruz.
Sayın Bilent Bey satranç sporunun insan sağlığına ruhsal ve bedensel yönden faydalarını bizlere anlatır mısınız?
Bilent Bitirgen: Amerika’da yapılmış bir çalışmaya göre satranç oynayan çocuklar oynamayanlara göre okuma yetenekleri yüzde 70 daha iyidir. Analitik düşünmeyi sağlar. Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır. Süratli, doğru, çabuk düşünebilmeye yardımcı olur. Kendine güven duygusunu aşılar ve bunu geliştirir. Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırma yeteneğini arttırır. Bilimselliği ön plana alarak çeşitli dersler için araştırma yapma yeteneğini arttırır. Kişileri düşünen, araştıran ve yargılayan varlıklar haline getirir ve yaratıcılıklarını da özgür bırakan bir ortam hazırlar. Kurallara göre oynamayı, dostça kaybetmeyi kabullenmeyi, kazanını kutlamayı öğretir. Kötü alışkanlıkların edinilmesine engel olur. Bütün bu özellikler Türk Milli Eğitimi’nin amaçladığı temel unsurlardır. Satranç sporu bu kadar pozitif etkisi olması nedeniyle kesinlikle bir eğitim aracıdır.
Sayın İbrahim Afşin Kara satranç sporunun tarihi hakkında neler söylemek istersiniz?
İbrahim Afşin Kara: Satranç ilk kez MS 570’li yıllarda Hindistan’da daha sonra Çin’de oynanmıştır. Oyunun bugünkü adını alması MS 3. ve 4. yüzyıllarda Hindistan’da oyuna Çaturanga denmesi ile başlar. Daha sonra satranç İran’a onlardan Araplara Endülüsler sayesinde de İspanya üzerinden Avrupa’ya yayılmıştır. 1497 yılında İspanyol İncena tarafından açıklanmıştır. O zamandan bu zamana kadar da bir değişiklik olmamıştır. İlk resmi Dünya Şampiyonu Wilhem Steinitz’dir. Steinitz aynı zamanda satrancın sistematik oynama kavramının da babasıdır. Steinitz’in teorisinin başlangıç noktası satranç da konumun özelliklerine uygun bir plan yaparak oynamaktır.
Sayın Bilent Bitirgen kısaca satrancın nasıl oynandığı hakkında bilgi verir misiniz?
Bilent Bitirgen: 8x8=64’lük bir satranç tahtasında oynanır. Bir tarafa beyaz taşlar bir tarafa siyah taşlar dizilir. Her takımın 16’şar taşı vardır. Toplamda tahtada 32 taş bulunur. Ancak 32 taş olmasına rağmen bizim 6 farklı figür bulunur ve puanları birbirinden farkladır. Bu taşlar piyon;1, fil;3, at;3, kale;5, vezir;9 ve şah; sonsuzdur. Çünkü oyunun amacı şahı sıkıştırıp mat yapmaktır. Mat yapıldığında oyun biteceği için kıymet biçilemez. Satrançta kompozisyon gibi 3’e ayrılır. Birinci bölüm açılıştır. 8-12 hamle yapılabilir. Amaç taşları oyuna çıkmaktır. Merkezi ele geçirmek ve şahın güvenliği için rook yapma evresidir. İkinci bölüm ise oyun ortasıdır. Oyunun esas oynandığı bölümdür. Oyun gücü yüksek olan oyuncular daha başarılı olur. Üçüncü bölüm ise oyun sonu taşların daha azaldığı kısımdır. Usta oyuncuların usta olma nedenlerinden birisi oyun ortasında oyun sonuna geçişi hazırlamalarıdır. Yani oyun sonunda hangi taşlarla ya da hangi piyon yapısında girdiklerinde kazanç ya da kayıp olmasını görebilmeleridir. Ya da değerlendirebilmeleridir. Söz gelimi eski Dünya Şampiyonlarından Cabaplanca kendisini kapatıp 6 ay sadece kale oyun sonu çalışmıştır. Bu da bize oyununun zorluğu ve önemi hakkında bilgi vermektedir.
Sayın Bilent Bitirgen satranç öğrenmek isteyenler size müracaat etmeleri halinde onlara neler söylemek istersiniz?
Bilent Bitirgen: Mevcut öğrencilerimiz 6 yaş grubundan başlamaktadır. Sınıflarımız 4-6’şar kişiliktir. Dersler haftada 2 saat olmakla birlikte ayda bir kez de 2 saat oyun oynama zamanı oluşturulmaktadır. Özel gruplar ve seviyeler için ayrı seanslar ayrı gruplar düzenlenebilir. Sınıfları oluştururken öncelikle yaş grubu ve mevcut satranç bilgi ve seviyesi dikkate alınmalıdır. Ancak zaman içerisindeki diğer 2 çarpanımızda tarz ve potansiyeldir. Bunlardan satımız nasıl hayatta bir insan daha garanticiyken, diğeri daha risk alabilen ofansif olabiliyorsa bu tarzını belirleyip tarzına uygun satranç açılışları çalıştırılmaktadır. Hiç satranç bilmeyen 6 kişiyi bir araya koysak mevcut satranç bilgileri aynıdır. Ancak hayattaki gibi 1-2 tanesinin öğrenme potansiyelleri diğerlerinden çok farklı olabilir. O bakımdan bu çocukları sınıf oluştururken ayırmaktayız ki yüksek verim alabilelim. İstekliler bize cepten, internet adresimizden ulaşabilirler. Cumartesi Pazar derslerimiz devam etmektedir. Arzu ederlerse merkezimizin yerini görmek için gelebilirler. İnternet üzerinden bize ulaşmak isteyenler www.konyasatrancmerkezi.comadresine girebilirler.