Bankaların konut kredilerindeki faizleri düşürmeleri, inşaat sektörünün yaşadığı krizi atlatması, TOKİ ve belediyelerin toplu konut yapımına yönelmeleri, kira artışlarını önleyemiyor.
Konya'nın inşaat sektöründeki büyük firmaları Konbeton, Seha İnşaat ve Garanti Konutları'nın üst düzey yöneticileri, konuttaki patlama, güvenli ve güvenilir inşaat ile sektörün geleceği hakkında görüşlerini gazetemize aktardılar. Yetkililer başta Hükümet ve belediyeler olmak üzere toplu konut projelerinin öncelikli projeler arasında ilk sıraya taşındığına dikkat çekerken, konut fiyatlarının ve kredilerin daha aşağılara çekilebilmesi için de arsa üretiminin önemine vurgu yaptılar.
Konut kredilerinin düşmesi ile birlikte Türkiye'nin şantiye görünümüne kavuştuğunu dile getiren yetkililer, bu gelişmeye paralel olarak inşaat malzemelerindeki fiyat artışına da dikkat çektiler.
KONUT VE KİRALAR ARTMAYA DEVAM EDECEK
Garanti Konutları Genel Koordinatörü Hanefi Ulusoy, 2001'den itibaren yaşanan ekonomik krizin bütün sektörler gibi inşaat sektörünü de derinden etkilediğini söyledi. Yabancı bankaların Türkiye'ye akın etmesinin ekonomik krizin ortadan kalktığına işaret ettiğini belirten Ulusoy, Konya'nın konut ihtiyacını da rakamlarla ortaya koydu. Ulusoy, "Konya'da yılda ortalama 4 bin nikah kıyılıyor. 5 yılda bu 20 bin konut demektir. Ortalama 10 bin kişinin de göç yoluyla Konya'ya geldiğini düşünürsek 4 yılda sadece Konya'da 30 bin acil konuta ihtiyaç vardır" dedi.
Geçmiş yıllarda sektörde oluşan boşluklar nedeniyle bazı ehil olmayanların boşlukları doldurmaya çalıştığını kaydeden Ulusoy, herkesin istediği gibi inşaat yapmaya kalkışmasının önüne geçilmesini istedi. Zümrüt faciasından sonra vatandaşta deprem bilinci oluştuğunu ve sağlamlığına bakmadan kimsenin konut almadığını ifade Ulusoy, ihtiyaca yetecek kadar konut üretilmediği müddetçe konut sıkıntısı yaşanacağını ve kira artışlarının devam edeceğini belirtti.
BELEDİYELER ARSA ÜRETMELİ
Seha İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Dağlı ise konut patlamasına daha değişik bir açıdan yaklaşarak başta Konya olmak üzere Türkiye'nin büyük şehirlerinde çok katlı modern siteler için çok müsait arsalar olduğuna dikkat çekti ve belediyelerin süratle arsa üretmeleri gerektiğini kaydetti. Arsa üretim probleminin inşaat sektöründeki bütün firmaların önünde en büyük engel olduğunu belirten Dağlı şunları söyledi: Belediyelerin inşaat sektöründe yer alması, bizim için bir sorun teşkil etmiyor. Burada tek sıkıntı belediyelerin kendi kooperatif inşaatları ile özel firmalara uyguladığı imar konusundadır. Belediyeler imarda herkese eşit ve adil yaklaştığı sürece sorun oluşturmuyor. Ayrıca vatandaş belediyelere güveniyor ki, kooperatif üyelikleri 24 saat içinde doluyor. Biz hükümetin ve belediyelerin konut sektörüne yaklaşımını son derece iyi ve yerinde buluyoruz. Konut kredilerini de olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Ancak Belediyelerimiz arsa üretiminde daha faal olmalı, 200-500 dairelik siteler için arsa üretmeli.
Belediyeler haksız rekabet yapmamalı
Konbeton Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Arslan ise bir ülkenin ekonomisinde inşaat sektörünün lokomotif olduğuna işaret ederek belediyelere verilen yeni yetkilerin haksız rekabete yol açabileceğini söyledi. Arslan endişesini şu sözlerle anlattı: 3 Nolu Gecekondu Önleme Bölgesi, üvey evlat muamelesi görmüştür. 3 Nolu'da 15 senede bir tek sağlık ocağı yapılırken, belediye bir başka bölgede 5-6 sağlık ocağı yapmıştır.
Türkiye genelinde 400 bin konut açığı bulunduğunu ifade eden Arslan, konut probleminin çözümünde Hükümet'in, sektördeki girdilerin artışına engel olmasının büyük rol oynadığını kaydetti.