İl Halk Kütüphanesi'ndeki sohbetin başında kısa bir konuşma yapan MEBKAM Başkanı Hasan Yaşar, "Konevi sohbetlerine yeniden başlıyoruz. Yeni mekanında, yeni konularla bu yılı dopdolu geçireceğiz. Sadreddin Konevi, çevresi ve tasavvuf konusunun ele alınacağı sohbetlere Konya'dan ve diğer şehirlerden çok değerli akademisyenlerimiz katılacak. İlk sohbetimize; Sadreddin Konevi'yi Türkiye'ye tanıtan, duyuran, kitaplarının tamamını Türkçeye çeviren ve İbn-i Arabi'nin Fütuhat-ı Mekkiyesi'ni de ilk defa Türkçemize kazandıran Doç. Dr. Ekrem Demirli katılıyor. Sohbetlerimizin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
"TÜRKİYE AZ OKUYAN FAKAT HİÇ YAZMAYAN BİR TOPLUMDUR"
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekrem Demirli, Türkiye'nin az okuyan bir toplum olduğunu fakat esas problemin yazmak olduğunu vurgulayarak, "Türkiye çok az okuyan bir toplumdur. Doğrudur fakat bence esas sorun okumak değildir. Esas sorun yazmaktır. Türkiye az okuyan, hiç yazmayan bir toplumdur. Bu durum tüm meslek grupları için böyledir. Yazmadığımız için kitap okumanın ne işe yaracağı konusunda kendimizi ikna edemiyoruz." dedi.
"KONYA BİN YILIMIZIN EN ÖNEMLİ ŞEHRİDİR"
Konya'nın tarihi öneme sahip bir şehir olduğunu hatırlatan Demirli; "Konya, bizim bin yılımızın en önemli şehridir. Burası bizim Viyana'mızdır, Floransa'mızdır. Çünkü burası doğu ile batının bir araya geldiği ve meczedildiği bir dünyadır. Hacı Bektaş'ından Yunus'una, Mevlana'sından İbn-i Arabisi'ne, ordan Konevi'ye ve Davud Kayseri'ye kadar Selçuklu ve Osmanlı'daki bütün ilim adamlarını yetiştiren ocağın adıdır burası. Çünkü onların hepsinin ittifak ettiği nokta; 'Allah - insan ilişkisi olmuştur' Hepsi, 'Yaratılanı Yaratandan ötürü sevme' konusunda hemfikir olmuşlardır. 12'nci ve 13'üncü yüzyıllarda İslam düşünürleri 'insanlık' fikrinin zeminini oluşturmuşlardır. Bundan dolayı Konya çok büyük bir yerdir. Konya'dan hareketle Kayseri ve Malatya da önemli yerlerdir. Konya çok önemlidir çünkü burası tüm İslam dünyasını ve İslam şehirlerini kardeş yaptı." diye konuştu.
Doç. Dr. Ekrem Demirli, sohbetini şu sözlerle bitirdi: "Mevzu 'ben kimim' sorusudur. Biz bu soruyu ciddiye aldığımız kadar düşünürlerle iletişim kurarız. Bir düşünürle iletişim kurmak hakikaten büyük emek ister, onu ciddiye almak ister. Hz. Mevlana, İslam düşüncesinde Hasan Basri, Cüneydi Bağdadi, Ebu Hanife, İmam Maturidi, Gazali, Cüveyni, İbn-i Arabi, Sadreddin Konevi vs. halkanın bir temsilcisi olarak, bir müceddit, bir müçtehit olarak kendini ifade etmektedir. Mesnevi, fıkhı ekberdir. Yani insana ve Allah'a dair kitap demektir."
Konferanstan sonra yazar M.Ali Uz, Doç. Dr. Demirli'ye 'Mesnevi' kitabını hediye etti.