Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ablası Ayşe Çalık, Kız Teknik Öğretmenler Derneği Genel Başkanı Diler Erdem, Yönetim Kurulu Üyeleri, Sivil Toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı programın açılışında konuşan Konya Kız Teknik Öğretmenler Derneği Başkanı Emine Esirgenler 4 yıl önce kurulan derneğin çalışmaları hakkında bilgi verirken, dernek olarak kadınların eğitimine yönelik meslek edindirme kursları, konferanslar ve çeşitli faaliyetler ile hizmet veriyoruz. Bunun yanı sıra öğrenci bursları ile de gençlerimize destek oluyoruz" dedi.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen konuşmacı Hale Kürklü ise , Aşk, sevgi, komşuluk ilişkileri gibi çok önemli konuları içeren sunumuna geçti. Tüm davetliler tarafından ilgi izlenen programa ilk olarak her geçen gün kaybolup giden geleneklere değinerek başlayan Kürklü, " Yaşamımızı sürdürdüğümüz bu dünyada, gerçek anlamda dostlukların, komşulukların kalmadığını, çünkü gerçek sevginin yerini, çıkar ilişkilerinin aldığını üzülerek görüyoruz. Bize gönüldaş olan, sığınabileceğimiz ve dertleşebileceğimiz insan çok azaldı.Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet, (SAV) 'Komşunuzu sevmedikçe gerçek Müslüman olamazsınız' buyurmuşlardır. Yine Peygamber efendimiz, (SAV) 'Bizden önceki toplumların derdi size de bulaştı. Haset ve Kin. Kin beslemeyi kökten kazıyan şey nedir bilir misiniz? Allah'a yemin ederim ki iman etmedikçe, cennete giremezsiniz, birbirinize sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size bir birinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda Selamı yayın' buyurmuşlardır" dedi.
Sevgiliye varma yolunda, ne yazık ki ihtilafa düştüklerini de dile getiren Kürklü, "Oysa bunun en kestirme yolu, Hz. Mevlana'nın söylediği gibi, 'Aşk Yolu' dur. Yüzümüzü, Sevgili'nin kıblesine dönmüş isek, sevgiden başka çekim gücünün olmadığını görürüz. Varoluş sebebimiz, saf sevgidir. İçinde bulunduğumuz durum şu anda, bize emrolunan, sevgiden uzaklaştığımız içindir. Yunus Emre'nin seslenişi ile, 'Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz. Sevgiden, hoşgörü, sevgiden kabullenme, sevgiden muhabbet doğar. Muhabbetsiz sır sefası olmaz. Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhabbetsiz Muhammed'den ne Hasıl. Muhabbete ermek, Muhabbet Meclisi'nden geçer' sözleriyle devam etti.
Gönül evinin lambasının yanması için, ilk şartın, bir insan-ı kamilin sohbetine ulaşmak olduğunun da altını çizen Kürklü; "Aşk evi, kamil insanın gönlüdür. Bilgi ve edep bu meclislerde artar ve bizi iki kanatlı kuş olarak, 'Aşk Denizi'ne taşır. Mecazi aşklardan, gerçek aşklara dönüşür yürekler. Aşk yolu, her şeyi terk ile açılır. Yüreklerimizi, dünyevi hırslara kapatarak, bu aşk denizine ulaşabiliriz. Ancak o zaman iyi bir yüzücü olabiliriz" diye konuştu.
Konuşmasını Mevlana'nın sözleri ile sürdüren Hale Kürklü, "Hz. Mevlana'nın söylediği gibi, 'Bu semtte kalmayacaksan gelme! Bu ırmaktan destini doldurmayacaksan gelme! Madem ki, Aşk Havuzu'nun başına geldin geri dönme! Bu havuzun içinde, ab-ı hayat var, su gibi görme!Teslim ol, sus! Kendini tamamıyla ona bırak! Aşk dille anlatılmaz, ancak yaşanır. Hallac'ın kanıyla anlattığını, aşkın merkezi, Hz. Mevlana'nın cilt cilt yazdığı kitaplara sığmayan Aşk,nasıl dillendirilir? Peygamber Efendimiz de Aşk'la Allah'a varabilmiştir. Kısacası, muhabbetin en üst derecesi, kalbi Allah'a bağlamaktır. O'na teslim olmaktır Aşk. Aşk ile kalın Aşk ile dolsun yürekleriniz" diyerek konuşmasını bitirdi.