Koleksiyon sevgisini aşılayabilmek ve koleksiyonun önemini insanlara özellikle de öğrencilere anlatabilmek için 40 yıldır biriktirdiği çeşitli koleksiyonları seyyar tezgâhında satan emekli öğretmen Kemal Cırık, ilkokullara seçmeli koleksiyon dersinin konulması gerektiğini söyledi.
Koleksiyonun önemini anlatabilmek için 30 yıllık öğretmenlik hayatından sonra 10 yıldır da sokaklarda seyyar tezgâhında 40 yıldır biriktirdiği koleksiyonlarını satan Kemal Cırık, koleksiyonların tarihe ışık tutabilecek kaynaklar olduğu inancında. Her insanın koleksiyon yapabileceğini söyleyen Cırık, ağaç yaprağından, peçeteye kadar her şeyin koleksiyonunun yapılabileceğini ifade etti. Koleksiyon yapmaya öğretmen okulunda öğretmenlerinin teşvikiyle başladığını ifade eden Cırık, “İlk olarak eski paralar biriktirmeye başladım. Daha sonraları ise pullar ve telefon kartları da biriktirmeye başladım. Zaten okul öğretmeni okulunda tüm arkadaşlarım bir koleksiyon yapıyordu.
Ben ve arkadaşlarımın birçoğu idealisttik. Yani bizim için önemli olan öğrencilerin bir şeyler öğrenebilmesiydi. Bu yüzden de emekli olduktan sonra bu işi yapmaya başladım. Bu işi kar sağlamaktan çok insanlara bir şeyler öğretebilmek için yapıyorum. Amacım özellikle öğrencilere bu koleksiyon sevgisini verebilmek ve onlarında bu işi benden sonrada birilerinin devam ettirmesi. Benim iki tane çocuğum var. Onların her ikisini de bu aşkı, sevgiyi onlara da aşıladım. Çocuklarımda pul koleksiyonu başta olmak üzere çeşitli koleksiyon yapıyorlar. Koleksiyon biriktirmeye 1966 yılında başladım” dedi.
İLKOKUL DERSLERİNE KOLEKSİYON
SEÇMELİ DERS OLMALI
Koleksiyonculuk sevgisinin küçük yaşlarda merakla ve ilgiyle başladığını kaydeden Cırık, ailenin çocuklarını bu konuya karşı özendirme yapmaları gerektiğini söyledi. Gençlerin koleksiyon yapmasının internete gitmesinden daha iyi olduğunu ifade eden Cırık, “Gençlerimizin internete ya da kahvehaneye gitmesinin yerine koleksiyon yapmaları daha iyidir. Çünkü bu sayede gençlerimiz bir şeylerle uğraşacak onlara değer verecek. Zamanını boş yere değil bir amaç uğruna harcayacak.
Bu sevgiyi gençlere aşılayabilmenin yolu da ailelerden ve okullardan geçmektedir. Şöyle ki okuldaki öğretmenler bizim zamanımızdaki gibi gençleri bu yolda teşvik etmelidir. Çünkü öğrenciler öğretmenlerinin dediğini yapar. Ayrıca seçmeli de olsa ilkokul müfredatına seçmeli koleksiyon dersi diye bir ders konulmalıdır. Böylece isteyen bu tür şeyleri seven öğrenciler hafta da bir ders saati bile olsa bu yolda bir adım atmış olacaklar. Ayrıca koleksiyon yapmak insana ekonomik kazançlar da sağlar. Eline değerli bir eser geçtiği zaman bu eser o kişiyi daire veya ev sahibi yapar. Çünkü değerli şeyler her yerde her zaman değerlidir” diye konuştu.
KOLEKSİYONLAR İNSANLARA BİLGİ VERİR
Paraların ve pulların arkasındaki resimlerin zamanının tanıkları olduğunu ifade eden Cırık, her koleksiyonun bir anlam taşıdığını söyledi. Özellikle basılan her pulun bir mesaj verdiğini kaydeden Cırık, “Örneğin bir pulda Fatih Sultan Mehmet”in resmi, doğum ve ölüm yıl dönümü yazmaktadır. Bu pul sayesinde bir insan kitaplara başvurmadan Fatih Sultan Mehmet’in kim olduğunu, hangi yıllarda yaşadığını öğrenebilir. Bu özellik sadece pullarla sınırlı değil. Eski kâğıt ve demir paralarla o dönemin ekonomik durumunu öğrenebiliriz. Özellikle demir paralardan ekonomik durum daha iyi öğrenilir” dedi.
TÜRKİYE”DE İLK KÂĞIT PARA 1927 YILINDA BASILDI
Türkiye’de dokuz defa farklı şekilde para basıldığının altını çizen Cırık şunları kaydetti: Ayrıca 136 adette farklı şekillerde kâğıt paranın var. Türkiye’nin ilk kâğıt parası 1927 yılında İngiltere’de basılmıştır. Basılan bu paralarda hem Türkçe hem Osmanlıca yazılar vardı. Daha sonraları ise sadece Türkçe yazılar yer almıştır.
Ayrıca basılan tüm paraların arkasında birinci basımın üçüncü kâğıt parasından sonra Atatürk’ün resimleri kullanılmıştır. İlk basımın ilk iki parasında ise çiftçi resmi vardır. Çünkü bu ilk para çiftçi parasıdır. Ayrıca 1940 ve 1948 yılları arasında paralarda İsmet İnönü’nün resimleri kullanılmıştır. Bunun sebebi ise o zaman yürürlükte olan kanunlarda, o ülkenin kullandığı paralarda ülkenin cumhurbaşkanının resmi olur maddesi olmasıdır. Daha sonra bu madde yürürlükten kaldırılmıştır. Hatta İsmet İnönü’nün resmi olan paraların bir bölümünün basılmadığı söyleniyor. Basılan paralar içerisinde şu anda bizim için en değerli olan para mor binlik olarak bilinen bin liradır. Bu paranın günümüzdeki değeri paha biçilmezdir. Bu tür paralar bizde olmaz. Çünkü bu paralar müzayede ile satılır ve değeri paha biçilmezdir.”
HATIRA OLARAK BASILAN PARALAR VAR
Basılan her paranın maddi olarak basılmadığını kaydeden Cırık, “Günümüze kadar basılan her para maddi olarak basılmamıştır. Bu paralar hatıra, belirli gün ve kişilerin anılarına basılan paralardır. Mesela, 1925 yılına ait 25 binin arkasında Dünya Hoşgörü yılının anısına hoşgörü resmi, 200 liranın arkasında Mevlana’nın 705. vuslat yıl dönümüne özel olarak Mevlana resmi konulmuştur. Ayrıca bu özel günler için sadece paralar kullanılmamıştır. Sigara paketlerinin dış yüzeyi de kullanılmıştır” dedi. Yaşar Sarı-Memleket