KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Rum kesiminde Şubat ayında yapılacak başkanlık seçimini DİSİ lideri Nikos Anastasias'ın kazanmasının beklendiğini belirterek, ''Kıbrıs sorununun yaratıcısı olan EOKA'cıların partisi DİSİ'nin lideri Nikos Anastasiadis'in nasıl çözüm ortaya koyacağı konusunda ciddi endişelerimiz var'' dedi.
Rum tarafının referanduma sunulan Annan Planı'na ''hayır'' dedikten sonra uzlaşmaz tavrını artırdığını belirten Özgürgün, KKTC'ye izolasyonun kaldırılması çabalarına da engel olduğunu ifade etti.
Referandumdan sonra 2008 yılından itibaren başlayan müzakere sürecini anlatan Özgürgün, gerek ikili, gerek BM Genel Sekreteri'nin de katılımıyla yapılan üçlü zirvelerde ilerleme sağlanamadığını dile getirdi. KKTC'nin, tıkanıklığın aşılması için teknik komite toplantılarının sürmesini sağladığını anlatan Özgürgün, Rum kesiminin AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenmesi ve Şubat ayında başkanlık seçimi yapılacak olmasından olumsuz etkilendiğini söyledi.
Petrol ve doğalgazla ilgili gelişmelerin gerginliği artırdığını vurgulayan Özgürgün, şöyle konuştu:
''Rum tarafı, tek taraflı yürüttüğü bu faaliyetlerine 2011 yılında hız verdiği gibi, bizim Anavatan Türkiye ile gerekli adımları atmamız karşısında herhangi bir duraklama göstermemiştir. Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması KKTC ile Türkiye arasında 2011'de New York'ta imzalandı. Rum tarafının bütün uzlaşmaz ve tek taraflı adımları, bizim de kararlı şekilde karşılık vermemizle TPAO'ya ada etrafında belirlenen parsellerde, ki bunların içinde Rum tarafıyla çakışan 3-4 parsel var, petrol ve doğalgaz arama ve çıkarma ruhsatı verildi. TPAO karada sondaj çalışmalarına da başladı.
Rum yönetimi 11 Şubat 2012'de sözde münhasır bölge belirlemiş, ikinci bir hidrokarbon arama ruhsat ihalesi açtı. Bunların bir bölümü Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı alanlarıyla, bir bölümü de KKTC tarafından TPAO'ya verilen ruhsat alanlarıyla çakıştı. Bu tabii, bölgedeki tansiyonu artırdı. Bizim de Anavatan Türkiye ile petrol ve hidrokarbon arama çalışmalarına devam edeceğimize dair kararlılığımızı BM'ye ifade ettik.''