AK Parti ve MHP’nin gündeme taşıdığı yeni infaz sistemi çalışmaları kapsamında Adalet Bakanlığı, ceza mevzuatını toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden ele alacak kapsamlı bir eylem planı oluşturdu. Hazırlanan yol haritasında, kısa süreli hapis cezalarına alternatif yaptırımların etkinleştirilmesi ve kapsamının genişletilmesi öne çıkıyor.
Hapis cezasına alternatif yaptırımlar genişletilecek
Eylem planına göre önümüzdeki iki yıl içinde ceza adaleti sistemi, hürriyeti bağlayıcı cezalara alternatif yeni yaptırım türleriyle zenginleştirilecek. Bu kapsamda, kısa süreli hapis cezaları yerine denetimli serbestlik, kamu yararına çalışma ve benzeri uygulamaların daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.
Denetimli serbestlikte yeni dönem
Yeni sistemle birlikte hükümlülerin, denetimli serbestlik süresince işledikleri suçun niteliğine uygun yükümlülüklere tabi tutulması sağlanacak. Ayrıca mevcut maktu oranlı denetimli serbestlik uygulaması yeniden değerlendirilecek. Kuralları ihlal edenler için ise daha ağır yaptırımların devreye alınması planlanıyor.
Bakıma muhtaç hükümlüler için özel infaz kurumları
Eylem planında dikkat çeken başlıklardan biri de ağır hastalığı veya bedensel engeli nedeniyle bakıma muhtaç tutuklu ve hükümlüler oldu. Bu kişiler için rehabilitasyona uygun müstakil ceza infaz kurumları oluşturulması öngörülüyor.
"Af değil, denetimli serbestlik" vurgusu
AK Parti kaynakları, kamuoyunda sıkça dile getirilen af tartışmalarına açıklık getirerek, yapılacak düzenlemenin af değil, denetimli serbestlik uygulamalarına yönelik olacağını vurguladı. AK Parti’nin hukukçu kurmayları, cezanın amacının ıslah ve topluma kazandırma olduğunu belirterek, “Kurallara uyan hükümlü, cezasının bir bölümünü dışarıda tamamlayabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Yeniden suç oranı yüzde 45
Adalet Bakanlığı kaynakları ise infaz sisteminin yeniden ele alınmasının gerekçesini yeniden suç işleme oranları ile açıkladı. Buna göre cezaevinden çıkanların yaklaşık yüzde 40-45’i yeniden suç işleyerek cezaevine dönüyor. Yetkililer, bu tablonun sadece cezaevi sistemiyle değil, aile, toplum ve devletin ortak çabasıyla aşılabileceğini vurguluyor.
Yeni infaz sistemiyle amaçlanan temel hedefin, suçun tekrarını azaltmak, hükümlülere umut ve rehabilitasyon imkânı sunmak olduğu belirtiliyor.