Kış ve kar

Ara ara kar, ara ara yağmur yağıyor. Bereketli haftalar yaşıyoruz. Her kar tanesi bereket olarak düşüyor toprağa.

Zeki Oğuz

 

Ara ara kar, ara ara yağmur yağıyor. Bereketli haftalar yaşıyoruz. Her kar tanesi bereket olarak düşüyor toprağa. 

Dikkat edin kar bol yağdığı seneler ekinler güzel olur, ot bol olur, pınarlar, çeşmeler daha gür akmaya başlar.

Kar yavaş yavaş erir, kar sularının bir kısma kendilerine bir yolak bularak akarlar ve büyük kısmı toprağa över, daha derinlere iner. Kar aynı zamanda ekili arazileri kışın don gibi zararlarından korur. Sıcacık bir battaniye gibi sarar toprağı.

Geçmişte kar kendi kültürünü de beraberinde getirirdi.

Sürünün daha sağlıklı beslenmesi için kış ağıllarında kalınırdı. Bu ağıllar genellikle vadilerin güney yamaçlarında yapılır, ağılın sırtı kuzeye verilirdi. Böylece sürü için sıcak bir ortam sağlanırdı. 

Bu ağıllarda kalan sürü ve çobanlar için birkaç gün arayla saman, yem, çoban azığı götürmek gerekirdi. Havanın açık olduğu bir gün hurçlar yüklenir yola düşülürdü. Kar öyle çok yağardı ki o yıllar güçlü kuvvetli birinin öne düşüp iz yapması gerekirdi. Bu izi takip ederek giderlerdi yüklü eşekler. 

Ağıla varıldıktan sonra hava alması ve sulanması için sürü dışarı ağılın için temizlenir, çobanın azığı çobansalığa yerleştirilir, sürü yeniden ağıla girdikten sonra köye dönülürdü.

Kar yağınca köylünün ilk işi damlardaki karı kürümek olurdu. Değilse kar damda ağırlık yapar, kama zaman çöküntülere sebep olabilirdi. Kar yavaş yavaş eridiği için eriyen su doğruca evin içine akabilirdi. 

Sabah çorbası genellikle kar kürüme işi bittikten sonra içilirdi. Köylerde evler birbirlerine bitişik ve damların bir ucu ana yola baktığı için kar yola kürünür kimi zaman kar damlara kadar yükseldiği olurdu. 

Kış gecelerinin keyfi akşam yemeğinden sonra başlardı. Bağı bahçesi olan bir evse küpevinin damına asılı üzüm hevenklerinden indirilir, börek sacının üzerinde kavurga kavrulur ya da sırlı çömleğe gölfe vurulurdu. Böylesi imkânları olmayan komşularda misafirliğe gelirlerdi. Ev sahibi ve gelen yaşlılar geçmiş anılara anlatmaya dalınca ferfene de çocuklara kalırdı.

Bazı evlerde bataryalı radyolar vardı. Transistorlu radyolar daha girmemişti hayatımıza. Haber dinlemeye meraklı yaşlılar genellikle radyolu evlere giderlerdi. Yatsı namazını kılar kılmaz eve ulaşırlar, uyuklaya uyuklaya memleket saat ayarının gelmesini beklerlerdi.

Kimi gazetelerin, televizyonların felaket tellallığı yapmalarına aldırmayın. Tedbirini aldıktan sonra hiçbir zaman felaket unsuru değildir kar.

Berekettir.

 

 

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?