Sinclair-Webb: 'Twitter Gözaltıları Çok Kaygı Verici'
İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, Taksim Gezi Parkı’ndaki göstericilerin homojen bir topluluk olmadığını ve demokratik haklarını daha geniş kullanmak istediklerini söyledi
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW) Türkiye Araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, Taksim Gezi Parkı’ndaki göstericilerin homojen bir topluluk olmadığını ve demokratik haklarını daha geniş kullanmak istediklerini söyledi. Protestocuların çoğunun gençler olduğunu anlatan Sinclair-Webb, bu gençler arasında hiçbir siyasi partiye destek vermeyenelerin, çevrecilerin, laiklerin, bazı İslamcı grupların, öğrencilerin, eşcinsel hakları savunanların, feministlerin ve çok çeşitli görüşte kişilerin bulunduğunu belirtti. Gençlerin ifade özgürlüklerini, gösteri yapma gibi demokratik haklarını geniş biçimde kullanmak istediğini kaydeden İnsan Hakları İzleme örgütü yetkilisi, hükümetin daha duyarlı davranması gerektiğini bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın gösterilerin ilk gününde polisin şiddete başvurması nedeniyle özür dilemesini olumlu karşıladıklarını belirten Emma Sinclair-Webb, ancak bunun yeterli olmadığını, göstericilere bu şekilde müdahale emrini veren ve uygulayanların sorumlu tutulmasının şart olduğunu vurguladı.
Twitter mesajları nedeniyle bir grup gencin gözaltına alınmasını eleştiren İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Araştırmacısı Emma Sinclair-Webb, sosyal medyanın kimi zaman yanlış ve yanıltıcı olabileceğini söylerken, mesaj atanların gözaltına alınmasını çok kaygı verici olarak niteledi.
Emekli Büyükelçi Ross Wilson
İki Amerikan büyükelçisinin üzerinde birleştiği konu gösterilerin Gezi Parkı’ndaki ağaçları korumanın ötesinde hükümete duyulan tepkinin ifadesi olduğu. Ross Wilson yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyor: “Son günlerde İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer kentlerden gelen görüntüler son derece çarpıcı. Çok sayıda kişinin rahatsızlık duyduğu ortada. Başlangıçta Gezi Parkı’yla ilgiliydi bu rahatsızlık. Ama konu sadece bu değil. Önemli bir siyasi bir durum söz konusu. Hükümet yetkililerinin buna duyarlı olmasını ve kulak vermesini umuyorum. Cumhurbaşkanı Gül’ün mesajı önemli ve yapıcı bir açıklamaydı. Beyaz Saray da itidal çağrısında bulundu, göstericilerin haklarına saygı duyulması ve hukuk ilkelerine uyulması çağrısı yaptı. Olayların alacağı seyri bekleyip görmek gerekiyor.”
Emekli Büyükelçi James Holmes
Türk - Amerikan Konseyi Başkanı emekli büyükelçi James Holmes da gösterileri değerlendirirken barışçı bir gösterinin çok geniş katılımlı bir harekete dönüştüğünün altını çiziyor: “Medyanın yansıttıklarından gördüğüm aşırı güç kullanıldığı yolunda. Bu da küçük barışçı bir gösteriyi binlerce kişinin katıldığı bir harekete dönüştürdü. Bu göstericiler tek bir siyasi görüşü temsil etmiyor; barışçı bir gösteriye polisin müdahale biçimine tepki gösteriyor. Bu yüzden Beyaz Saray da demokratik bir ülkede insanların toplanması, görüşlerini ifade etmesi ve hoşnutsuzluklarını hükümete bildirmesinin son derece doğal olduğunun altını çizdi. Bunlar demokraside normal karşılanan durumlardır. Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklaması, bunların demokrasinin temel unsurları olduğunu kabul ettiğini gösteriyor. Kısa süre içinde yeniden sükunet sağlanacağını ve Türkiye’nin bundan daha güçlü bir demokrasi olarak çıkacağını umuyorum.”
“Her ülkede özellikle de uzun süre iktidarı elinde bulunduran liderlere karşı hoşnutsuzluk duyulur” diyen Ross Wilson Türkiye’de de bu hoşnutsuzluğun yüzeye çıktığını söylüyor: “Özgürlükler ve toplumun bazı kesiminde uzun zamandır hissedilen kaygılar ve otoriter rejim kaygıları, göstericilerin bazıları için temel konular. Dolayısıyla gösterilerin hedefi hükümet ve bir dizi rahatsızlık.”
Ancak Wilson hükümetin bu seslere kulak vermediği görüşünde: “Hükümetler, özellikle de demokratik ülkeler halkının çıkarlarını dikkate alır. Bu Türkiye için de geçerli. Ancak bu kez, hükümet yetkililerinin çok sayıda kişinin isteklerine, kaygılarına kulaklarını tıkadığını görüyoruz.”
James Holmes da Türkiye’de itidalin gerekli olduğu, hükümetin halkın isteklerine kulak vermesi gerektiği görüşünü savunuyor: “Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklamaları itidal havası yaratma açısından gerekliydi. Türkiye’nin eskisi gibi olacağını düşünmüyorum. İnsanlar tepkilerini dile getirdiler ve bunu da ilk elde barışçı yollardan yaptılar. Herkesin istediği de bu, kaygıların, tepkilerin barışçı biçimde dile getirilmesi, hükümetin de bunu gönül rızası ile kabul etmesi.”
Amerika’nın Ankara büyükelçisi olarak görev yapmış olan Ross Wilson ve James Holmes, çalkantılı bir dönemden geçen Türkiye’nin bu gelişmelerden daha güçlü bir demokrasi olarak çıkmasını umut ediyor.