Hakkari'de BDP'lilerin çoğunlukta olduğu mitingde özerklik vaadinde bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tepkiler üzerine sözlerini yumuşattı. Ardahan mitinginin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, Hakkari'deki açıklamasının çarpıtıldığını öne sürdü. "Ne söyledim orada? Ayrışma süreci değil, öyle bir şey söz konusu değil" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
BÜTÜN PARTİLERİN PROGRAMINDA VAR
"AB'nin kabul ettiği koşullarda, evrensel koşullarda yerel yönetimleri, yerel belediye başkanlarını kim seçiyor? Halk seçiyor. Oradaki vatandaşlar seçiyor. Belediye Yasası çıkması lazım. Yerel yönetimleri biraz daha yetkilendirmemiz lazım. Bunu açın ta eskiden yerel parti programımızda var. Bütün partilerin programında var. Ama bunu AKP yapmadı. Biz yapacağız. Halkımıza güveniyoruz. Hiçbir yurttaşımız bu ülkeden ayrılmak istemiyor. Ayrılmak değil, bütünleşmek istiyoruz. Ayrışmak değil, bir araya gelmek istiyoruz."
PANKARTLARI OKUDU
Kılıçdaroğlu'nun Ardahan'daki mitingde konuşmasını meydandaki pankartlar üzerine kurması ise dikkat çekti.
Mitinge 50 dakika geç gelen Kılıçdaroğlu, seçim otobüsünde çalan türküye değinerek sözlerine başladı ve "Türkümüz diyor ki, 'ak dedik, kara çıktı'. Bunların zaten aklıkla falan bir alakası yok. Çok güzel bir pankart var orada. 'AKP'lilerin en sevdiği hayvan nedir? Fil. Çünkü fillerin hortumları vardır' demişler" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun afiş ve pankartlara atıf yaptığı konuşmasının bir bölümü şu şekilde:
"Bir afişimiz vardı 'Tayyip yaz AKP'ye gönder makarna evine gelsin' diyor. Bizim bir pankartımız daha var. Recep Bey'in marifetlerini anlatan güzel bir pankart daha var. (Büyüksün usta. Yumurtayı akladın, feneri pakladın, serveti katladın) diyor. Hemen üstümüzde dershane var. 'YGS yaz Tayyibe gönder şifre cebine gelsin' diyorlar. Bir pankartımız dava var, baş harflerini okuyunca bilirsiniz kim olduğunu; tutarsız, ayrımcı, yandaş, yolsuz, işgüzar ve pazarlamacı."
BDP'LİLER YİNE ALANDA
"Ben ülkemi seviyorum. İnsanımı seviyorum. Dünya görüşünü seviyorum" diyen Kılıçdaroğlu, "Bizim gibi düşünmeyen insanlara da saygı göstereceğiz. Şiddeti hiçbir yurttaşımız gönülden yapmaz. Mecbur olmadıkça hepimiz şiddete karşıyız" gibi ilginç bir ifade kulandı.
Kılıçdaroğlu'nun mitingine katılan bir grup, parti otobüsünün alandan ayrılmasının ardından, Öcalan ve PKK lehine slogan atarak, BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekili adayı Halil Aksoy'a ait seçim bürosunun önüne kadar yürüdü.
CHP'de bir eksen kayması yaşanıyor
Kılıçdaroğlu'nun özerklik vaadine CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman'dan tepki geldi. Yaşananların partideki eksen kaymasının göstergesi olduğunu ifade eden Arıtman, "Doğal tabanımız ve seçmenimizde kaygılar yarattığını söyleyebilirim. Kaygı ve mutsuzluk nedeni oluyor" dedi.
Arıtman şunları söyledi: "Değişim değil, bir dönüşüm. Zaten yeni yönetim buna, 'yeni CHP' diyor. Eski CHP'yi de ret mi ediyorlar, onu da bilmiyoruz. Bu yeni CHP'de başka bir anlayış var. Neye dönüştüğünü de şu anda hiç kimse tam anlayabilmiş değil ama milletvekili adaylarımız, PM ve MYK üyelerinin söyledikleri şeyler doğal tabanımızda kaygı uyandırıyor. Umarım bunlar oy kaybına neden olmaz. CHP örgütü, çok büyük bir çaba içinde, gecesini gündüzüne katıp oy topluyor. Biz iğneyle kuyu kazıyoruz, bu arkadaşlar da oyları kürekle saçıyorlar."
Bu sözler Hakkari'de kalmasın
BDP Hakkari İl Başkanı Orhan Koparan, Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını genel boyutuyla olumlu bulduğunu söyledi. Koparan şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu söylem sadece miting alanlarında kalmamalı. Bu konu ülke gündemine taşınmalı. Ülkede gerçekten demokrasinin işleyebilmesi, gerçekten Kürt sorununun çözümüne yönelik adımların atılması için sadece CHP veya BDP değil, farklı kesimler de bu yönlü bir çaba içersinde olmalı. Demokratik özerklik çerçevesinde Türkiye'deki mevcut azınlık denilen kitlelerin de kendilerini özgür bir şekilde ifade edebilmeleri için alt zeminin hazırlanması ve bunun anayasal bir güvence altına alınması gerektiği inancındayım."
Samsun'da bu şekilde konuşmaz
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Kılıçdaroğlu'nu şu sözlerle eleştirdi: "Kılıçdaroğlu, aynı lafı her yerde konuşamaz. Buraya gelip, 'vatan, millet, Sakarya' der, Van'a gider, Hakkari'ye gider otonomi, özerklik sözü verir. Böyle bir korku var. Nabza göre şerbet. Van'a konuştuğunu Samsun'da konuşamaz, Samsun'da konuştuğunu Diyarbakır'da konuşamaz. Sizleri duyarlı ve çok dikkatli olmaya davet ediyorum. Buraya geliyor milli birlik ve beraberlikten söz ediyor, Van'a gidiyor BDP'ye dost görünmek için özerklik sözü veriyor. Yazıklar olsun. Bizde Türk, Kürt yok, bizde riyakarlık yok, Samsun'da başka, Diyarbakır'da başka konuşmak bizde yok."
Doğu'da başka Batı'da başka
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Kılıçdaroğlu'nun özerklik ile ilgili sözlerini eleştirerek şunları söyledi: "Bunu halkımız değerlendirecektir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun doğuda başka, batıda başka konuştuğu, duruma göre konuştuğu ve böylece tamamen popülist bir politikacı olduğu ortaya çıkmıştır. Hiçbir sözüne itibar edilmez. Bir gün başka, ertesi gün başka konuşur. Kılıçdaroğlu, böylece Türk siyasetine sözüyle özü birbirini tutmayan politikacı olarak şu anda yansımıştır. 12 Haziran'dan sonra CHP'nin içerisindeki kaosu göreceksiniz. O sözün İç Anadolu'da ve batıda nasıl yansıyacağını ve nasıl bir sıkıntıya yol açacağını hep birlikte göreceğiz."
Kılıçdaroğlu kendini bağladı
SETA Siyaset Araştırmaları Koordinatörü Hatem Ete, Kılıçdaroğlu kendisini bağlayan bir cümle sarf ettiğine dikkat çekerek, "Kılıçdaroğlu, Meclis'te özerklik konusu konuşulurken bu konunun arkasında durabilecek mi?" diye sordu. Kılıçdaroğlu'nun daha önce yapmış olduğu açıklamalardaki çelişkileri hatırlatan Ete, "Bu çelişkiler, meclis grubunun ve parti organlarının Baykal'ın etkisinde olduğu dönemlerde daha çok rastladığımız bir şeydi. Kılıçdaroğlu, Aralık'tan itibaren kendi grubunun başkanlığını yapıyor. Eğer bundan sonra bu tür tutarsızlıklar göstermeye devam ederse mazeret bulamayacaktır. O zaman buna gerçekten tutarsızlık diyeceğiz" diye konuştu.
Hedefi oy almak ve ortalığı karıştırmak
Araştırmacı-Yazar Doç. Dr. Önder Aytaç, Kılıçdaroğlu'nun özerklik vaadini, "Seçimde oy alabilmek ve birazcık da ortalığı kızıştırmak için söylenmiş sözlerdir" şeklinde yorumladı. Bu açıklamaların Kılıçdaroğlu'nun kendi içinde istikrarsız olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade eden Aytaç, bu tür konuşmaları birçok parti liderinin oy toplamak amacıyla yaptığını sözlerine ekledi. Aytaç, "Kılıçdaroğlu, Başbakan ve akıllı siyasetçi olmak istiyorsa konuşmalarında bir istikrar olmalı" dedi.