Kılıçdaroğlu: Öbür dünyaya mı götüreceksiniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor...

Filistin'in bağımsız bir devler olma yolundaki çabasını bütün Türkiye hükümeti bunu desteklemiştir. Onların acılarını paylaşmışlardır. Biz Filistin halkını yürekten destekliyoruz.
 
Ama bu barış süreci iki devlet için önemli bir süreç olmalıdır. Hem Filistin hem de İsrail bu önemli adımı çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerini tüm dünyaya kabul ettirmeliler.
 
Filistin kısa bir süre sonra bağımsız bir devlet olarak dünya sahnesinde yerini alır. Biz bu söylerken bazı hatalarına düşmüyoruz. Biz iki halkın bir arada barış içinde yaşamalarını istiyoruz. Aksini düşünmek savaş demektir.
 
30- 35 yıldır devam eden bir süreç var. bu süreci barışa döndürmek için farklı şeyler yapmamız lazım. Eski alışkanlıkları tekrara tekrar yapmamalıyız. Sorun zor evet ama gittikçe derinleşen bir sorun. Ama siyasetçinin görevi sorunu çözmektir.
 
Sorun ne boyutta olursa olsun her sorunun bir çözümü vardır. Her sorunun çözümüne kilitlenen bir siyasi parti vardır. biz bu konuda iddialıyız. Her sorunu çözmede kararlıyız. Şiddete başvurmadan, baskı oluşturmadan aklı egemen kılarak her sorunu çözebiliriz.
 
Tarihe baktığımızda da en karışık sorunları çözen parti CHP'dir. Siyaset kurumu ben çözüm üretemiyorum diyorsa o sorun üretiyordur. Artık onun iktidarda yapacağı bir şey yoktur. Sorunun üzerine cesaretle gideceğiz. Sorunun üzerine aklımızı ve mantığımız kullanarak gideceğiz.
 
Siyaset kurumunun yaptıkları ve yapmadıkları ile ülkde belli çözümler ürettiğinin biliyoruz. İktidarın sorumluluğu bizden daha fazladır. Çözümsüz bir sorun yoktur. Siyaset akıl işidir. Akıl işi olduğu için insanlar onlardan bir şey bekler.
 
Siyasi aklımızı kullanmazsak kaba kuvvet gelir, bizim önümüze geçer. Bizim çözümümüz var derken, biz insanımızı, ülkemizi seviyoruz. İmanımız var, inancımız var.
 
Konfiçyüs şöyle der, adalet kutup yıldızı gibi yerinde durru geri kalan her şey onun etrafında döner. Adalet olduğu ülkelerde özgürlük vardır. Adalet vardır, benim kimseden korkma gerekçem yoktur.
 
Ama bizim ülkemizde sabit bir yerde duran bir adalet yok bizimki fırıl fırıl dönüyor. T.C içinden çürüyor. Adalet kavramını içselleştiremedik. Ben toplumsal adaletten söz ediyorum. Milletin vicdanından söz ediyorum. Adalet hayatın her alanı için geçerli.
 
Gelir dağılımı adaletinden söz ederler. T.C gelir dağlımı açısından listenin en sonundayız. Yoksulluğun olduğu, işsizliğin olduğu bir ülkede bu adaletsizlikten söz etmeyecek miyiz. Çocukların yatağa aç girdiği bir ülkede hangi adaletten söz edeceğiz.
 
Siyaset kurumunun bunu görmesi lazım. Gelirin artması gerekir, herkesin iş, aş sahibi olması gerekir. En son ABD'de temek hakların korunmasında 97 ülke arasında 76.yız. 21. yüzyılın Türkiye'si bunu haketmiyor.
 
Açların olduğu bir yerde bizim kendimizi sorgulamamız gerekir. Dün Siteler'deydim. Esnafla beraberdim. Önce yurttaş olarak kendinize soru sorun. Ülkeyi kim yönetiyor benim sorunum neden çözülmüyor. Diyor musunz benim ödediğim vergiler nereye gidiyor?
 
Adalet kavramı kan kaybediyor. Adaletsizlik deyip geçmeyeceğiz. Adaletsiz toplum hırsızlığı yol açar. Herkes onuruyla yaşayacağı bir gelire sahip olsun.
 
Buradan adalet kavramına değindim. Gelmek istediğim nokta bu yolsuzluk yapanlar gücünü kimden alıyor acaba. Kimin sırtlarını sıvazlıyor.
 
Yolsuzluk yapan, yasaklanan bir firmayı kamu ihalerine veridiğini Şanlıurfalılara nasıl anlatacaksın. Bu yasa teklifi TBMM'de görüşülürken. CHP'li bir arkadaşımız diyor ki siz kamu ihale yayasını 55 kez değiştirdiniz. 7 adet hasılat paylaşımı projesinde 770 milyonluk bir yolsuzluk var diyor Sayıştay.
 
Bakan eğer bir soruşturma varsa istifa edeceğim dedi etti mi? Hayır. Olay medyaya yansıdıktan sonra Erdoğan telefona sarılıyor sen konuşurken dikkatli olacaksın yazılı metnin dışına çıkmayacaksın diyor.
 
Bakan'da sonra diyor ki başbakan beni fırçaladı. Şimdi ben soruyorum sayın bakan bu telefon görüşmesinden sonra devleti kime soydurduğunu anladın mı?
 
Sesini kes konuşma malı götürüyoruz çaktırma, devleti soyan yabancı değil bizi diyor. Bakan baltayı taşa vurdun, fırçayı yedin.
 
Nazım Hikmet der ki Abidin bana mutluluğun resmini yapabilir misin bende soruyorum bu iki Erdoğan'a bana yolsuzluğun resmini yapar mısın?
 
Diyor ya ben usta oldum diye evet yolsuzluk konusunda usta oldu. Çalarken bir virtiöz gibi çalıyor. Ne diyordu ben yürütme organının başıyım diyordu. Deniz Feneri sanıkları neden ellerini kollarını sallayarak geziyor. Tayyip'e sırtını dayadın mı istediğin kadar çalabilirsin.
 
Öbür dünyaya mı götüreceksin daha yetmedi sana. Bunların ciğerine kadar dokunacağım ben. Bunlar ahlaktan söz ederler. Biz kurum var adı RTÜK medyada ahlakı egemen kılacakmış. Başında deniz fenerinde malı götüreni getirdiler.

 

Politika Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek'e Küresel Diplomasi Mesajları
Hazar Denizi'nde 12 asker şehit oldu: Ömer Çelik'ten başsağlığı mesajı
Yazıcıoğlu Soruşturmasında 2. Dalga: 16 İlde Operasyon
MASAK'A NASIL SIZDILAR?
NETANYAHU SALDIRARAK SUÇLARINI ÖRTEMEZ