Kılıçdaroğlu, "Çözüm süreci, PKK'nın belirlediği çerçeve ve koşullara göre değil, hükümetin de içinde yer alacağı bir yöntemle oluşturulacak geniş ve kapsayıcı toplumsal bir mutabakat doğrultusunda yürütülmelidir. Çözüm arayışının Öcalan-Kandil tarafından yönetilmesine izin verilmemelidir" dedi
"AYAK ÜSTÜ GÖRÜŞ BİLDİRMEK DOĞRU DEĞİL"
Kılıçdaroğlu, gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle Swiss Otel'de kahvaltıda bir araya geldi. Toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, uzun süredir basında CHP'ye yönelik eleştiriler yapıldığını belirterek, 90 yıllık geçmişi olan partinin genel başkanı olarak bir olayı irdelerken ayak üstü görüş bildirmeyi doğru bulmadığını söyledi.
"BÖLGESEL HESAP" İZLENİMİ VERİYOR
"AK Parti'nin Türkiye'nin geleceğini etkileyecek bu kadar önemli bir konuda sessiz kalarak, toplumsal alanı Öcalan'a bıraktığını" öne süren Kılıçdaroğlu, Suriye'deki krizin derinleştiği ve Suriye'nin kuzeyindeki Kürt grupların güç kazandığı bir dönemde AK Parti'nin PKK ile müzakerelere başlamasının bir takım bölgesel hesapların gündemde olduğu izlenimi verdiğini iddia etti.
"BİZ OLSAYDIK ŞÖYLE YÜRÜTÜRDÜK"
Kılıçdaroğlu, "Biz olsaydık, çözüm sürecini şöyle yürütürdük; Kürt meselesi ve terör hükümeti aşan, bütün toplumu ilgilendiren ve çözüm için her kesimin katkısını gerektiren bir konudur. Çözüm arayışı hukuk devleti ilke ve kurallarına ve ülkenin yasalarına göre yürütülmelidir. Çözüm süreci, PKK'nın belirlediği çerçeve ve koşullara göre değil, hükümetin de içinde yer alacağı bir yöntemle oluşturulacak geniş ve kapsayıcı toplumsal bir mutabakat doğrultusunda yürütülmelidir. Çözüm arayışının Öcalan-Kandil tarafından yönetilmesine izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı.
"NEDEN Mİ SÜRECİN İÇİNDE DEĞİLİZ"
"CHP'nin sürecin içinde olması, AK Parti ile iş birliği yaparak sürece katkı vermesi" gerektiği yönünde söylemler bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin Kürt sorunuyla ilgili girişimlerini gizli tuttuğunu savundu.
Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "AK Parti çözüm stratejisi konusunda bugüne kadar hiç bir açıklama yapmamış ve TBMM'ye bilgi vermemiştir. Meclis çatısı altındaki siyasi partilerle görüşmek yerine Öcalan'ı muhatap almayı tercih etmiştir. Silahlı PKK unsurlarının ülke dışına çıkmaları konusundaki hukuk devleti ilkelerine aykırı uygulamalar yapılması ihtimali çok güçlüdür. Silahların susması, elbette olumlu ve gereklidir. Toplumumuza geçici olsa da rahatlık sağlayacaktır.
"TAVİZLER VERİLDİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR"
Ancak bu yeterli değildir. Yeterli koşul; PKK, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı her türlü terör ve şiddet eylemlerinden vazgeçtiğini ve silahlarını yetkili kurumlara teslim edeceklerini kesin bir dille alenen ilan etmelidir. Öcalan, Kandil bundan özenle kaçınmaktadır. Çözüm süreciyle yeni anayasa hazırlıkları iç içe geçirilmiştir. Halkımız başkanlık sistemine geçişe destek karşılığında Öcalan'a tavizler verildiğini düşünmektedir."