Keçeciler: Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var

Devlet Eski Bakanı Mehmet Keçeciler, Konya Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu

ANAP hükümetinin önemli ismi, Devlet Eski Bakanı Mehmet Keçeciler, beraberinde ANAP eski Konya İl Başkanları Ömer Zileli ve Nazmi Sırıt ile birlikte Konya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keçeciler, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu vurguladı 

Keçeciler’in Konya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde kendisini Başkan Vekili Sefa Özdemir, Başkan Yardımcısı Yasin Duysak, Genel Sekreter Mustafa Güden, Sayman Hüseyin Toptaş ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Sait Öge ile Dursun Seyis karşıladı. Keçeciler’in bir devre damgasını vurmuş önemli bir devlet adamı olduğunu anlatan Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Sefa Özdemir “Sayın Keçeciler, hem ülke meselelerine, hem Konya meselelerine uzak durmamış aktif siyaset ve devlet adamlarından biridir. Son dönemde aktif siyasetten uzak dursa da kendisinin ülke meselelerine vakıf olduğuna inanıyoruz” dedi.

ÖZAL İÇİN MEVLİD OKUTULACAK

Daha sonra konuşan eski Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler “Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal için Pazar günü saat 11.30’da Hacıveyiszade Camiinde bir mevlid programımız var. Bununla ilgili olarak Konya’dayız. Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olarak düzenlediğimiz bu mevlid programında, okunan 20 bin hamt-i şerifin duası yapılacak. Konyalı hemşehrilerimizi pazar günü Hacıveyiszade Camiindeki mevlide davet ediyoruz” dedi. Cumartesi günü saat 17.00’de de Mevlana Üniversitesi konferans salonunda yakın arkadaşlarının Turgut Özal’ı anlatacağını kaydeden Keçeciler, “Daha önce Ankara, İstanbul, Erzurum, Malatya gibi diğer şehirlerde yaptığımız programı bu yıl Konya’da icra ediyoruz” şeklinde konuştu.

ANAYASAMIZ PROBLEMLİ HALDE

Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Keçeciler şöyle konuştu: “Mevcut anayasa 1982 yılında, askeri dönemin şartları içinde yazıldı. Dolayısıyla özgürlükler konusunda problemleri olan bir anayasaydı. Bir de Anayasada Cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri Kenan Evren’e göre dizayn edilmişti. Geçen süre içinde de Anayasanın tam 73 maddesi değişti, dolayısıyla maddeler arası insicam bozuldu.”

CUMHURBAŞKANI-BAŞBAKAN KAVGALARI ANAYASA YÜZÜNDEN ÇIKIYOR

İlk sivil Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan bu yana Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında sürekli kavgaların olduğunu da anlatan Keçeciler, şöyle devam etti: “Merhum Özal Cumhurbaşkanı olduktan sonra Yıldırım Akbulut’un Başbakanlığa gelmesini sağladı ama bir süre sonra kavgalı hale geldiler. Sonra Mesut Yılmaz Başbakan oldu ki, bunu da Özal istemişti. Ama bir süre sonra Özal-Yılmaz arasında da kavgalar oldu. Demirel Cumhurbaşkanı olduktan sonra, onun desteği ile Tansu Çiller DYP Genel başkanı olup sonra Başbakanlığa geldi. Ama Demirel ile Çiller’de geçinemedi. Hatta Demirel o kadar kızıyordu ki, zaman zaman (Bu kadını saçlarından tutup köşkün penceresinden atasım geliyor) dediğini biliyoruz. Sonra rahmetli Bülent Ecevit’in desteğiyle Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı oldu. Eğer Ecevit istemeseydi o dönemde hiçbir güç Sezer’i Cumhurbaşkanı seçtiremezdi. Ama sonra ikisi bir kavga ettiler ki, o kavga sebebiyle Türkiye bir gecede 5 milyar dolar kaybetti. Şimdi düşünelim, bu insanlar mı çok kavgacıydı, yoksa Anayasamızda mı bir sorun vardı. Biliyoruz ki çok iyi yetişmiş insanlardı bunlar. Ama Anayasa da sorun vardı. Arızalı sistem nedeniyle Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar hep karşı karşıya geldiler. Mevcut Anayasa Cumhurbaşkanına öyle büyük yetkiler veriyor ama, sorumluluk vermiyor. İşte bunu düzeltmek lazım. Mesela, referandumda Cumhurbaşkanını halk seçsin dedik. Ama Cumhurbaşkanı ile Başbakan aynı partiden olmazsa daha büyük kavgalar yaşanabilir. Bunu düzeltmek lazım.”

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MUHATAP ALINMASI SIKINTIDIR

Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Keçeciler, doğu ve güneydoğu bölgesini karış karış gezdiğini belirterek “Güneydoğu meselesini silahla çözmek için neredeyse yüz yıllık bir mücadele verildi ve neticede bunun başarılı olmadığı görüldü. (Sorunu silahlı kuvvetler çözsün) deyip siyasilerin kenara çekilmesi doğru değildi. Ama bugünkü görüşmelerin başarısızlıkla neticelenmesinin siyasi faturası da çok ağır olur. Bu süreçte terör örgütünün muhatap alınması da sıkıntıdır ve bu sıkıntının hükümette farkındadır” dedi.

ŞEŞ TV (TRT 6) EN BAŞARILI ADIMDI

Kendinin aktif siyaset yaptığı dönemde bölgeyi gezdiğini vurgulayan Keçeciler “O dönemde Valilerimiz, (İran, Irak, Suriye ve PKK’nın kürtçe yayın yaptığını, bizim de hiç olmazsa Olağanüstü Hal Bölge Valisinin bildirilerini Kürtçe yayınlamamızı talep ettiler. Ama (Devlet eliyle kürçe yayın olmaz) deyip bizim önümüzü kestiler. Devlet o dönemde çatısında uydu anteni olanları (Kürtçe TV izliyor) diye suçladı. Bugün TRT’nin kurduğu Şeş TV çok başarılı olmuştur. Halk artık Kürtçe bir TV kanalı olarak Şeş TV’yi izliyor. Ve biz biliyoruz ki Şeş TV’nin kurulması PKK’yı çok rahatsız etti. Yine ben o dönemde (Dağa çıkacaklarına siyaset yapsınlar, biz onları siyasette yeneriz) dediğimde kıyameti kopardılar. Dağa çıkmanın yolunu böyle kesebilirdik. İnsanları düşüncelerinden dolayı suçlamamak gerek. Eylemde suç unsuru varsa o zaman suçun sahibine gerekli ceza verilmelidir” şeklinde konuştu.

ÖZAL’IN ECELİYLE ÖLDÜĞÜNE İNANIYORUM

Turgut Özal’a düzenlenen suikast ve ölümü ile ilgili bir soru üzerine Keçeciler “Ben rahmetli Özal’ın eceliyle öldüğü kanaatindeyim. Ama ölümünde bir takım ihmaller vardı. Mesela Halil Şıvgın beyin Sağlık Bakanlığı döneminde köşke tahsis edilen iki adet ambulansın sonradan geri alınması doğru değildi” dedi.

SUİKAST GİRİŞİMLERİ AYDINLATILAMADI

Özal’a düzenlenen suikastlerle ilgili bir soru üzerine de Keçeciler “Kartal Demirağ’ın kongrede tetikçi olarak Özal’ı öldürmeye azmettiğini biliyoruz. Ama ben şahsen Kartal Demirağ’ın bunu kendi eylemi olarak yaptığına inanmıyorum. Ama maalesef arkasındakileri bulamadık. Özal bir dostu olarak, suikast emrini veren kişi hakkında tahmin ettiği ismi bana (Bende kalmak üzere yemin ettirerek) söyledi. Çünkü ispat edemiyorduk. Dolayısıyla bu isim bende kalacak. Devlet adamları hangi sırların açıklanacağını, hangisinin gizli kalacağını iyi bilmelidir. Özal’da bunun bir sır olarak kalması gerektiğine inandığı için bu sırrı açıklamadı” dedi.

Yerel Haberleri

TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA