ERBİL (AA) - MUHAMMET KURŞUN - Irak'ta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Dışilişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami, "Goran Hareketi, siyasi süreci tıkadı ve kurumları işlemez duruma getirdi. KDP, bu nedenle Goran'ın çiğnediği anlaşmayı feshetti. Goranlı Yusuf Muhammet artık bizim için parlamento başkanı değildir. Goran bakanlarının da artık görevlerine devam edemeyecekleri bildirildi" dedi.
Hawrami, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Süleymaniye ili ve ilçelerindeki gösteriler nedeniyle KDP ile Goran arasında yaşanan siyasi krizi AA muhabirine değerlendirdi.
KDP binalarının yakıldığı, 5 kişinin ölümü, 200 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan gösterilerden Goran Hareketi'nin sorumluğu olduğunu belirten Hawrami, "Goran, koalisyon hükümeti kurulurken KDP ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalmadı. Parlamento Başkanlığı, Goranlı Yusuf Muhammet tarafından Kürdistan bölgesindeki uzlaşı ve siyasi dengenin bozulması için kullanıldı. Goran Hareketi, siyasi süreci tıkadı ve kurumları işlemez duruma getirdi. KDP, bu nedenle Goran'ın çiğnediği anlaşmayı feshetti. Goranlı Yusuf Muhammet artık bizim için parlamento başkanı değildir. Goran bakanlarının da artık görevlerine devam edemeyecekleri bildirildi" değerlendirmesinde bulundu.
Goran'ın Süleymaniye'deki "anarşiyi ve kaosu" Erbil'e taşımayı amaçladığını savunan Hawrami, "Goran'ın organize ettiği gösteriler ve planladığı saldırılarda KDP'ye zulmedildi. Binalarımız yakıldı, 2 üyemiz öldürüldü, 50 arkadaşımız yaralandı. Erbil'de de karışıklığın başlamaması için Goranlı Parlamento Başkanı Yusuf Muhammet'in kente girişine izin vermedik. Çünkü Goran, Süleymaniye sınırları içinde KDP'ye yaptığı zulmü Erbil'e taşımak istedi. Amacı Erbil'i de kaosa sürükleyip Kürdistan'daki istikrarı bozmak ve KDP'yi içinden çıkamayacağı bir krizle karşı karşıya bırakmaktı" şeklinde konuştu.
Hawrami, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve diğer partilerle bölgedeki siyasi süreci normalleştirmek için çaba gösterdiklerini dile getirerek, "Goran, hükümette kalarak parti merkezlerinde KDP'ye karşı şiddet eylemleri planlayamaz. Hükümetin bir parçası olarak muhalefet gibi hareket edemez. KDP ve diğer partilerin ne kadar sorumluluğu varsa Goran'ın da bu hükümetteki sorumluluğu o derecedir. Eğer sorumluluk almıyorlarsa bizimle kalmaya devam edemezler" dedi.
- Erken seçim durumu
Hawrami, "erken seçime gidilir mi?" sorusuna, "Goran'ın çökerttiği siyasi süreci yeniden onarmak için taraflarla görüşmelerimiz sürüyor. KYB, Yekgirtu ve Komel İslam, Goran'sız hükümette kalmaya devam ederlerse Goran'dan alınan bakanlıklar ve parlamento başkanlığı yeniden paylaşılarak hükümet yoluna devam eder. Fakat sözünü ettiğimiz 3 parti buna yanaşmazsa erken seçimlere karar verilir ve bir seçim hükümeti kurulur" cevabını verdi.
Yaşanan ekonomik krizin başkanlık meselesiyle bir ilgisi olmadığını ifade eden KDP Dışilişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami, şunları kaydetti:
"Kürdistan bölgesindeki ekonomik krizin başkanlık meselesiyle ilgisi yok. Ekonomik kriz, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin 2013 yılında Kürt bölgesinin bütçesini kesmesiyle başladı. Yeni Başbakan Haydar el-İbadi de bu siyasete devam etti. Daha sonra petrol fiyatları düştü. Terör örgütü DAEŞ ile savaşa girdik. Terör saldırıları nedeniyle 2 milyondan fazla kişi Kürt bölgesine sığındı. Goran ekonomik krizin KDP'den kaynaklandığı algısını oluşturmak istiyor. Oysaki Maliye Bakanlığı ve Parlamento Başkanlığı bu partideydi. Gelip bizimle sorunu nasıl çözeceklerini müzakere edecekleri yerde var olan uzlaşıyı bozdular ve dengeyi altüst ettiler. Onlar, hükümet ve iktidarın bir parçası. KDP, 23 bakandan sadece 5 tanesine sahip. Kalan 18 bakanlık diğer partilerdedir."
Goranlı milletvekillerinin, bölgesel parlamentoyu Süleymaniye'de toplayacakları yönündeki soruya Hawrami, "Parlamentonun toplanma yeri Erbil'dir. Süleymaniye'de ya da başka bir yerde toplanamaz. Parlamentonun yasa çıkarma, meşruiyet bahşetme ve hükümeti denetleme olmak üzere üç esas görevi vardır. Ancak şu aşamada bu üç yetkisi de felce uğramış ve işlevsiz kalmıştır. O nedenle parlamento Süleymaniye'de toplanamaz" yanıtını verdi.
Hemin Hawrami, başkanlık krizinin çözülmesi için referandumun da dahil olduğu farklı çözüm önerileri sunduklarını ancak bunların Goran tarafından kabul edilmediğini ifade etti. Goran'ın çok farklı bir dünya görüşüne sahip olduğunu ve lideri Noşirvan Mustafa'nın da 2005 yılında KDP'yle yapılan "stratejik ittifak" ve Mesut Barzani'nin başkanlığı nedeniyle KYB'den ayrıldığını hatırlatan Hawrami, şunları ifade etti:
"Noşirvan Mustafa başkanlık meselesinde çok sert bir tutum takınıyor. Sebebi de kendilerine duydukları güvensizliktir. Halk tarafından yapılacak seçimde KDP adayının başkan seçileceğini çok iyi biliyorlar. Başkanlık için Barzani'ye karşı çıkaracakları bir aday yok. Kürdistan bölgesi halkının güvenini kazanacak ve oylarını alacak bir projeleri yok çünkü. Goran Lideri Noşirvan Mustafa ve Yusuf Muhammet ayrıca gizli bir ajandayı KDP'ye dayatmak istediler. Bu nedenle başkanın sembolik yetkilere sahip olmasını ve parlamento tarafından seçilmesinde ısrarcı oldular."
- "İkili yönetime izin verilmeyecek"
KDP Dışilişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami, "Kürt bölgesi ikiye bölünür mü?" sorusu üzerine, "Kürdistan'ı bölmek ve iki idareli yönetim, hükümet ve sistem kurmak isteyenlere izin verilmeyecektir. Bu, Kürdistan bölgesinin güvenliğine ve huzuruna yönelik bir tehdittir. Şimdiye kadar hiçbir parti, resmi olarak iki idareli yönetimden bahsetmedi. Kimsenin de buna cüret edeceğini düşünmüyorum. Çünkü böyle bir şeyden bahsetmek, Kürtlerin gelecek yüzyıldaki kazanımlarından geri adım atması demektir" diye konuştu.
Mesut Barzani'nin, 2004 yılında dönemin Amerikalı Irak Valisi Paul Bremer ve Yönetim Konseyi'nin, Irak'ı 18'e, Kürt bölgesini ise 3 federal bölgeye ayırmak istemesi planına karşı çıktığını hatırlatan Hawrami, "KDP, şimdi de Kürdistan bölgesinin iki idareli bir yönetime ayrılmasına izin vermeyecektir. Aynı şekilde diğer siyasi partiler KYB, Yekgirtu ve Komel İslam ile Kürdistan halkı da buna müsaade etmeyecektir. Goran'ın içinde de samimi ve buna karşı olan insanların olduğuna inanıyoruz" dedi.
AA