Halen Türki Cumhuriyetler'de bol bol tüketilen, bugünse içinde bizim de yer almak için çaba gösterdiğimiz batı dünyasında sadece Fransa'da tüketilen at eti, artık Türkiye'de de kasap vitrinlerinde görülebilecek.
Konya Tarım İl Müdür Yardımcısı Veteriner Hekim Ali Ergin, AB Uyum Yasaları kapsamında yürürlüğe giren Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu ile özel mezbahalarda at kesilebileceğini ve etinden elde edilen ürünlerin satılabileceğini söyledi.
Ergin, 5179 sayılı Gıda ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası kanunlarının yürürlüğe girdiğini, at etinin de et ürünleri kapsamında büyükbaş hayvan sınıfına dahil edildiğini belirtti.
At kesiminin kurulacak özel mezbahalarda yapılabileceğini de aktaran Ergin, Türkiye'de halen at kesimi yapılacak mezbaha bulunmadığını kaydetti.
Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Behiç Serpek de, at etinin insan sağlığı açısından hiçbir zararı bulunmadığını söyledi. Serpek, "At eti rahatlıkla yenebilir, çok da sağlıklıdır. Türk Cumhuriyetleri'nde hâlâ at eti yeniliyor" dedi.
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Çeker, at eti yemenin dini sakıncası bulunmadığını kaydetti. At etinin İslam dinine göre caiz ve helâl olduğunu belirten Çeker, "At etinin dana, inek veya koyun etinden farkı yoktur. Ancak eşek ve katır eti yenmez" diye konuştu.
İslam Fıkhı'nda 'at eti'
Kur'an-ı Kerîm'de atlardan savaş aracı olarak söz edilir. Allah, binmeniz ve süs hayvanı edinmeniz için atları, katırları ve merkepleri yarattı" (en-Nahl, 16/8). Hz. Peygamber, Kur'an'da haram olduğu bildirilen hayvanların dışında, bazı hayvan isimleri vererek veya vasıf larını belirterek bu konuda yasaklar koymuştur. Câbir (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Nebî (s.a.s.), Hayber gününde bizi katır ve merkep (eti yemek)'ten menetti. Bize atı yasaklamadı" (Buhârî, Cihad, 130; Ebû Dâvûd, Cihâd, 45, 63, 98; Nesâî, Hayl,1; İbn Hanbel, VI, 346).
Diğer yandan Hz. Peygamber'in at etini yasakladığına dair de birtakım rivayetler gelmiştir. (Ebû Dâvûd, At'ime, 25; Nesâî, Sayd, 30; İbn Mâce, Zebâih, 14)
Yukarıdaki delillere göre, İmam Ebû Yusuf, İmam Muhammed, İmam Şâfiî ve İmam Ahmed b. Hanbel, prensip olarak at eti yemenin caiz olduğuna hükmetmişlerdir. Ebû Hanîfe ise bu konuda, yasak bildiren hadisleri de dikkate alarak at etinin tenzihen mekruh olduğunu söyler. Mâlikîlerin meşhur görüşüne göre ise, at eti yemek haramdır (Zeylaî, Nasbu'r-Râye, IV, 196, 198; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, I, 455).
Hadiste at etinin yasaklanması necis (pis) oluşundan dolayı değil, zamanında cihad aracı olduğu için hürmetendir. Bu yüzden onun artığı da necis sayılmamıştır. (İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, Terc. A. Davudoğlu, Seyyid Sabık, Fıkhu's-Sünne, (t.y),III, 254, 255; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-Islâmî ve Edilletühû, Dimeşk, 1405/1985, III, 508, 509).