Kapıcı Kıreli, bina yakınlarına atılan molozların içinde demirin de bulunduğunu ancak, ne miktarda olduğunu bilmediğini söyledi.
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Selçuklu Belediyesi'nde görevli, tutuksuz olarak yargılanan İmar Müdürü Hüseyin Çopur ve Tekniker Zeynel Ünaldı ile sanık ve müdahil avukatları katıldı. Belediyede görevli, tutuksuz olarak yargılanan Mimar Maide Dönmez ise duruşmaya katılmadı.
Sanıklar Çopur ve Ünaldı'nın, kendilerine isnat edilen suçları işlemediklerini belirtmeleri ve sanık ve bazı müdahil avukatlarının talebi üzerine belediye görevlilerinin yargılandığı dava dosyası, tutuklu sanık Sermet Yapı Kooperatifi'nin fenni mesulü Ali Vedat Kaya ve 2 arkadaşının yargılandığı ana dava dosyası ile birleştirildi.
Sanık Ali Vedat Kaya'nın avukatlarından Celal Küpeli, müvekkilinin yaklaşık 16 aydır cezaevinde bulunduğunu ve hakkında yargılandığı ceza maddesinin öngöreceği miktarda hapis yattığını savunarak, Kaya'nın tahliyesini talep etti.
Müdahil avukatlardan Mustafa Ufacık ise sanıklar hakkındaki iddianameyi yetersiz bulduklarını belirterek Selçuklu Belediyesi Başkanı Adem Esen'in mahkemede sanık olarak yargılanmasını istedi.
KAPICI İLK KEZ İFADE VERDİ
Sanık avukatlarının talebi üzerine, salona, Zümrüt Apartmanı'nın kapıcısı Yaşar Mevlüt Kıreli tanık olarak çağrıldı.
Mahkeme Başkanı Karakurt'un binanın yıkılmasıyla ilgili bildiklerini anlatmasını istediği Kıreli, şöyle konuştu:
"Binanın 2000 yılında tamamlandı. Zümrüt Apartmanı faciasına kadar aynı apartmanda kapıcı olarak görev yaptım. Kolonların kesildiği iddia edilen, Vakko Mağazası'nın bulunduğu zemin kattaki işyeri ise henüz boştu. Daha sonra firma, bazı tadilatların ardından mağazayı açtı. Tadilat kapsamında asma tavan yapılırken kolonların içindeki demirlere, tavanı tutması için bağlantı kaynakları yapıldı. Ancak, tadilatın büyük bölümünde, camları kağıtlarla kaplı olan mağaza içine alınmadım"
"YIKILMA BELİRTİLERİ BİR AY ÖNCE BAŞLADI"
Kıreli, apartmanın, çökmeden yaklaşık bir ay önce yıkılma belirtileri vermeye başladığını belirterek, "Bazı dairelerde mutfak dolapları kendiliğinden düşüyordu. Duvar sıvalarının döküldüğüne şahit oluyorduk. Apartman sakinleri kalorifer demirlerinden ses geldiğinden şikayet ediyordu. Ayrıca bir ay içinde asansör raylarındaki eğilme nedeniyle 3-4 kez tamirci çağırmıştık. Bina yakınlarına atılan molozların içinde demir de vardı. Ancak ne miktarda olduğunu bilmiyorum. Ancak inşaat artıklarının kolon kesilmesi sonucu oluşup oluşmadığını bilemiyorum. Çünkü gözlerimle görmedim" diye konuştu.
Zümrüt Apartmanı'nın altında bulunan Vakko Mağazası'nın sahibi Hasan Hüseyin Tırpancı'nın avukatı İsa Tanoğlu ise mağazada hiçbir kolonun kesilmediğini savunarak, kolonlarda tahribat yapılmadığının bilirkişi heyetine sunulan raporda belgeleriyle ispatlandığını iddia etti.
Mahkeme heyeti, tarafların talepleri doğrultusunda, yeni bilgi ve belgelerin İstanbul'daki ilgili mahkemeye gönderilmesine, sanık Ali Vedat Kaya'nın tutuklu halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Görevde ihmal suçu işledikleri iddiasıyla yargılanan Selçuklu Belediyesi görevlilerinin dosyasının da birleştirilmesiyle Zümrüt Apartmanı ana davasında yargılanan sanık sayısı 6'ya yükseldi.
Basın Mensupları adliyeye alınmadı
Yeni TCK Yasası'nın yürürlüğe girmenin ardından, Konya'da Zümrüt Apartmanı davası için Adliyeye giden basın mensupları duruşmaya alınmadı.
Duruşmaya alınmayan basın mensuplarının Adliye binası içerisine bile alınmamaları dikkat çekerken, konuyla ilgili olarak Anadolu Yayıncılar Birliği Başkanı Mustafa Tatlısu yazılı bir açıklama yaptı.
Tatlısu açıklamasında şunları dile getirdi. "1 Nisan'da yürürlüğe girmesi beklenen yasa 1 Haziran'a kadar ertelenmesi ile yanlıştan dönülüyor umudunu taşırken beklentilerimiz boşa çıkartılmış, maalesef hükümet hassasiyetlerimizi dikkate almamıştır. Üstüne üslük yasanın yürürlüğe girdiği ilk saatlerde korktuğumuz başımıza gelmiş basın mensupları adliyeye alınmamışlardır."