Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde, Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Tefsir sohbeti yapıldı. Eski Konya Müftü Yardımcısı Mehmet Emin Parlaktürk, kendine has üslûbuyla Kur’ân-ı Kerim’in Mekke döneminin ilk âyetlerinden olan ve sekiz âyetten oluşan İnşirah Sûresi’ni yorumladı. Nüzul sırasına göre altıncı, musaftaki sıralamaya göre 94’üncü sûre olan İnşirah sûresi ile Duha sûresinin aynı dönemde nazil olduğuna dikkati çeken Tefsir Uzmanı Mehmet Emin Parlaktürk, Peygamber Efendimiz’in namazlarda Vedduha suresini okuduktan sonra arkasından İnşirah suresini okumaya devam ederek birleştirdiğini ifade etti. Besmelenin Kur’an’da üç yerde geçtiğini ve Ramazan’da teravihlerde sureden sureye geçerken besmele okunmadığına işaret eden Mehmet Emin Hoca, Arapça İnşirah kelimesinin “Kalbe genişlik veren, rahatlık veren, insanı huzura kavuşturan, ferahlatan” anlamına geldiğini söyledi.
“ŞEHR-İ SADIR ‘MANEVİ BİR AÇILIM’DIR”
Ayetin başındaki “Elem neşrah leke sadrek” kelimesinin ise; “Biz senin kalbini, sadrını, göğsünü ferahlatmadık mı? Açmadık mı? Huzura kavuşturmadık mı?” şeklinde buyurulduğunu ve bu ayetten pek çok çıkarımlar olduğunu kaydeden Parlaktürk, “‘Şehr-i sadır’ “manevi bir açılım”dır. Şahr-ı sadır ise; “göğsün bıçakla yarılması, içinden kalbin çıkarılması ve o kalbin içindeki kötülükler, pislikler, şeytanî şeyler ile vesveselerin çıkarılarak zemzem suyu ile yıkanması, tekrar kalbin yerine konulup dikilerek ameliyatın sona erdirilmesidir” dedi. Parlaktürk, bu olayın hadis kitaplarında Peygamber Efendimizin başına üç ve on yaşında iken, İsra hadisesinde ve risaletinden 10 sene sonra geldiğinin anlatıldığını ifade etti.
KALBİNİZİ İNŞAİRAH’LA FERAHLATIN
Bu surenin, gençliğinden beri ‘ben bunları nasıl doğru yola getireceğim’ diye toplumu düşünen Peygamber Efendimiz’in çok bunalmış bir vaziyette iken ve vahyin ilk yıllarında; Mekkeli müşriklerin, inanan insanlara zulüm yaptıkları ve boykot uyguladıklarını, Müslümanlara öyle bir eza ve cefa yaptıkları bir dönemde nazil olduğuna dikkati çeken Parlaktürk, göğsünüzde bir daralma hissettiğinizde okunacak en güzel surenin İnşirah olduğunu belirterek “Eğer gönlümüzde bir daralma hissedersek bu sureyi okuyalım. Hz.Musa’nın “Rabbişrahli sadri ve yessirli…”duasını söyleyelim. Gönlümüzü O’na yaslayalım ki, göreceksiniz kalbinizin ne kadar ferahladığını” diye konuştu.
“HER ZORLUKTA BİR KOLAYLIK VARDIR”
Resul-i Zişan Efendimiz’in isminin, zikrinin yüceltildiğini ve Allah ile yan yana geçtiğini, doğmadan önce de tahrife uğratılmadan evvelki Tevrat ve İncil’de; isminin “Ahmed” olarak müjdelendiğini ifade eden Parlaktürk, “Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Efendimiz’in en büyük ve tek mucizesi de Kur’an-ı Kerîm’dir” dedi.
“Muhakkak, her zorlukta bir kolaylık vardır” ayetini de hatırlatan Parlaktürk, Rabbimizin, her zorluğa karşı iki kolaylık verdiğini ve bu sebeple Müslümanların, hem zorluklar karşısında hem de iyiliklere devam etme açısından sabırla mükâfata ereceklerini dile getirdi.
Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Kur’an tilavetinde Uluslararası Mevlâna Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Ugandalı Sadam Mansur Haşr Suresini, Miyammarlı Abdurrahmane Mohamed Abdullahi de Kur’andan bir güzel sûre tilavet etti. Sohbet, teşekkür plaketi ve hediye takdimi ile sona erdi.