Kâbe'yi göle çeviren Çarşamba seli

Mekke’de, 1941 yılının bir Çarşamba günü, sanki Nuh tufanına benzeyen bir yağmur yağmıştı… İşte o fotoğraflar...

İslam dünyasının kalbi Mekke’de, 1941 yılının bir Çarşamba günü, sanki Nuh tufanına benzeyen bir yağmur yağmıştı… Görenlerin sanki gökyüzünden bir baraj patlamış da suları üstümüze akıyordu” dediği bu yağmurun benzeri, İslam tarihinin hiçbir döneminde görülmemişti. Yağmurun dehşeti ile kaçışan insanlar, daha birkaç adım atmaya bile fırsat bulamadan yarı bellerine kadar suların altında kalmışlardı.

 

Mescid-i Haram’ın dışına kendilerini atabilenler, Kıyamet’in koptuğunu sanarak ağlıyor, dövünüyor ve dualar ediyordu…. Beytullah ile Safa-Merve tepeleri arasındaki düzlük, insanı yutan sel suları ile dolup göle döndü. Kâbe’nin hemen yanındaki Zemzem Kuyusu sel sularıyla dolmuştu. Hacer’ül-Esved’in hizasına kadar suyla dolan Kâbe çevresinde bazı mü’minler yüzerek tavaf ediyorlardı.

 

O yıllarda pek az insanda fotoğraf makinesi vardı… Zaten fotoğraf çekiminden hoşlanmayan Suudiler, bu dehşet anının görüntülenmesini de istememişti. Ama ne olduysa fotoğraf sanatına ilgi duyan cesur bir Arap, bu tufandan birkaç kare almayı başardı. Fotoğrafları uzun bir süre kendisine sakladı. Yıllar sonra Suudi Arabistan’da ama özellikle Kâbe çevresindeki 100 yıllık değişimi belgeleyen bir fotoğraf albümü yapılmasına izin verildi. Dünya basının 100 yıldır merak ettiği bu fotoğraflar da ilk kez bu albümde yayınlandı.  

 

KABE HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ

 

Kabe...

Allah'ın evi...

Müslümanların kıblesi, İslam'ın birlik simgesi.

 

Kutsal belde Mekke, yine mü'minlerle dolup taşıyor.

Ve Allah'ın evi her yıl olduğu gibi milyonlarca müslüman tarafından tavaf ediliyor...

 

Peki, Kabe'yi kim ne zaman yaptı, bugüne nasıl geldi?

Kabe müslümanlar için ne ifade ediyor?

 

Kabe'nin ilk defa ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf var.

Bazı kaynaklar Hz. Adem'e kadar dayandırıyor.

Ancak Kabe'nin Hz. İbrahim tarafından yeniden inşa edildiğini Kur'an haber veriyor.

 

'Kabe'yi imar et' emrini alan Hz. İbrahim, yıkıntıların arasından Allah'ın evini yeniden yükseltti. Ancak bugünkü Kabe, Hz. İbrahim tarafından inşa edilen yapı değil.

Kabe, aradan geçen bin yıllar içerisinde defalarca hasar gördü, zamana yenik düştü, harab olan duvarları yeniden örüldü.

 

Beytullah, bir çok kez sel baskınlarına da uğradı.

Mekke'nin yamaçlarından kopup gelen sel, Kabe’yi sular altında bıraktı.

 

Osmanlı döneminde Kabe'nin hizmetine özel önem verildi.

Osmanlı Padişahları bu kutsal mekana karşı duygularını, kendilerine 'Haadimül Harameyn' yani 'Mekke ve Medine'nin hizmetçisi' diyerek gösterdi.

 

Kabe ve çevresi bugünkü şeklini son 30 yılda aldı.

Sürekli genişleyen Mescid-i Haram'da, Osmanlı'dan kalma revaklar, varlığını sürdürüyor.

 

Kabe, tarih boyunca inananlar için çekim merkezi oldu. İslam'dan önce de Allah'ın birliğine inananlar, bu kutsal yapıyı ziyaret ediyorlardı.

 

Ancak Kabe, zamanla amacından saptırıldı. Mekke müşrikleri, Allah'ın evini putlarla doldurdu. Bu durum, Hz. Muhammed Kabe'yi putlardan temizleyinceye kadar sürdü.

 

Kabe, İslam'la birlikte gerçek anlamına yeniden kavuştu. Ondört asırdır her yıl milyonlarca mü'min en uzak diyarlardan gelip bu kutsal mekanda buluşturdu.

Kimi zaman deve sırtında kimi zaman yaya yol aldılar, aylar süren meşakketli bir yolculuğa katlandılar.

 

Hac ibadeti milyonlarca müslümanı Kabe'nin etrafında birleştirmeye devam ediyor. Her ırktan, her dilden mü'minler, Kabe'nin yol göstericiliğinde tek bir ilaha yöneliyor. Kabe'nin etrafında dönüyorlar ama aslında bu, Allah'a dönüşü ifade ediyor.

 

LEBBEYYKK.. ALLAHÜMME LEBBEYK..

 

Memleket DERGİ

Dünya Haberleri

TERÖRİST HER YERDE TERÖRİST
RUSYA SAVAŞA BENZİNİ DÖKTÜ
Donald Trump'ın ondan önce öleceğini söyledi, espri yaptım diyerek geçiştirdi
İRAN'DAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI
EVE DÖNDÜK BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE KATILMIYORUZ