Mısır Çarşısı'nda, 1998'de meydana gelen ve 7 kişinin ölümü, 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamaya ilişkin görülen davanın gerekçeli kararı tamamladı.
Sosyolog Pınar Selek'i, 24 Ocak'ta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, davaya ilişkin gerekçeli kararının yazılmasını da bitirdi.
Mahkemenin gerekçeli kararı, 407 sayfadan oluşuyor.
Bomba tespit edilemedi
Patlamanın büfe içerisinde belli bir noktada meydana geldiğinin belirtildiği ifade edilen kararda, olay yerinden toplanan parçalar, malzemeler ve elbiseler üzerinde yapılan kriminal incelemede de ''nitroselüloz ve nitrit'' iyonları bulunduğunun tespit edildiğinin yer aldığı kaydedildi.
Kararda, bunların patlayıcı maddelerin içerisinde bulunan artıklardan olduğu ifade edilerek, ''Ancak olayda bombaya ait olabilecek herhangi bir madde ve malzemeye rastlanılmadığından patlamanın bombadan mı yoksa gazlardan mı meydana geldiğinin tespit edilemediği''nin belirtildiği anlatıldı.
Bombaya ait bulgulara rastlanılmadı çünkü...
Kararda, bombaya ait bir bulguya rastlanılmamasının nedenleri arasında, ''itfaiyenin olay yerinde söndürme ve soğutma işlemleri için çok su sıkması'' gösterildi.
Patlamanın muhtemelen zaman ayarlı bir bombadan kaynaklandığı ifade edildi.
Zaman ayarlı bombaya ait saat ve pil parçalarının bulunmamasının nedeni olarak da ''büfenin önünde pil ve saat gibi malzemeler satan seyyar tezgah olması ve olay yerindeki bu parçalardan hangisinin bombaya ait olabileceğinin tespitinin yapılamaması'' gösterildi.
Mahkemenin verdiği Selek'in cezalandırılmasına ilişkin karara muhalif kalan Mahkeme Heyeti Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, birçok kez yaptırılan bilirkişi incelemeleri ve raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini belirtti.
Kararda, gaz birikmesi sonucu meydana gelen patlamada ortaya çıkan özelliklerin hiçbirinin bu patlamada gerçekleşmediği belirtilerek, ölen ve yaralananların yaralarının, vücudun bombaya bakan taraflarında oluştuğu kaydedildi.
Patlayıcı yerden yüksekte
Olayda belli bir patlama çukurunun olmamasının ise patlayıcı maddenin zeminde değil, yerden belli bir yükseklikte, dondurma makinesinin üzerinde patlamasından kaynaklandığı vurgulandı.
Patlama anını ve öncesini anlatan tanık ifadeleri de değerlendirildiğinde, ''patlamanın, deniz tarafından girişte bulunan dondurma dolabı yakınında meydana geldiğini ve tahrip gücü yüksek bir bombadan kaynaklandığını kabul etmek gerektiği'' kaydedildi