Çelik: ''İşverenlerin gerekli tedbirleri alması için girişimlerde bulunmalı, alınan tedbirleri de harfiyen uygulanmalıdır. Çünkü söz konusu olan kendi hayatları ve ailelerinin mutluluğudur'' dedi.
Bakan Çelik, Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Uluslararası SosyalGüvenlik Kuruluşları Birliğinin iş birliğiyle düzenlenen ''19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenlik Kongresi'' fuarı açılışı öncesi, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde, 30 ülkeden katılan Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanları ile bir araya geldi.
Çelik, burada yaptığı konuşmada, iş verenlerin iş yerlerinde alacakları iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tedbirlerin, özelde işletmenin, genelde de ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.
İş Sağlığı ve güvenliği için yapılan her yatırımın, aslında iş yerinin ve ülke ekonomisinin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu işaret eden Çelik, ''Bununla birlikte sağlık ve güvenli bir iş yerinde çalışanların daha yüksek bir moral seviyesine sahip olacakları, bunun da üretim artışı ve verimliliği getireceği asla göz ardı edilmemelidir'' dedi.
Çelik, dolayısıyla işverenlerin iş sağlığı ve güveniliği tedbirlerini almakta bir an bile tereddüt etmemeleri gerektiğine, iş yerlerindeki olası risklere önceden hazırlıklı olmaları gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Elbette ki iş sağlığı güvenliğine yönelik tedbirlerin alınması tek başına bir anlam ifade etmez. Tedbirlerin alınması ve uygulanmasında işverenler kadar çalışanlara da sorumluluklar düşmektedir. Çalışanlar, sağlık ve güvenli bir ortamda çalışmanın bir hak olduğu bilinciyle hareket etmeli, işverenlerin gerekli tedbirleri alması için girişimlerde bulunmalı, alınan tedbirleri de harfiyen uygulamalıdır. Çünkü söz konusu olan kendi hayatları ve ailelerinin mutluluğudur.
Hiç kuşku yok ki çalışma hayatının düzenlenmesi ve denetlenmesi yetkisine sahip çalışma bakanları olarak bizler de en az çalışanlar ve işverenler kadar sorumluluk taşımak durumundayız. Bu sorumluluğumuzun başında güvelik kültürünü endüstriyel ilişkilerin vazgeçilmezi haline getirmek ve ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) normlarına uygun bir iş sağlığı ve güvenliği mevzuatını çalışma hayatına kazandırmaktan geçmektedir.''
Çelik, Türkiye olarak, Avrupa Birliği ve ILO normları çerçevesinde, tüm çalışmalarını kapsayan, kuralcı yaklaşımdan ziyade, önleyici ve iyileştirici bir anlayışı benimseyen müstakil yasa tasarısını hazırladıklarını ve tasarıyı yeni yasaya döneminde de kısa süre içerisinde yasalaştırmayı hedeflediklerini söyledi.
Çalışma bakanları olarak diğer bir sorumluluklarının da alınması gereken tedbirlerin denetlenmesi olduğunu aktaran Bakan Çelik, ''Türkiye olarak denetim konusunu son derece önemli görüyoruz. Bu sebepten son zamanlarda denetim kadrosunu önemli oranlarda güçlendirerek, önleyici, iyileştirici ve geliştirici anlayışla yürüttüğümüz denetimleri sıklaştırdık'' dedi.
Faruk Çelik, bunun sonucunda son 10 yılda iş yeri sayısında yüzde 67, çalışanlar sayısında ise yüzde 73'lük bir artış olmasına rağmen, iş kazası oranında yüzde 49'luk bir azalmayı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
''Ancak, insan hayatını doğrudan ilgilendiren iş sağlığı ve güvenliği konusunda alacağımız daha çok mesafe olduğunu da biliyoruz. Onun için bu kongreleri eksikliklerimizi görmek, fikir, birikim ve deneyimlerimizi paylaşmak adına son derece önemli ve gerekli görüyorum. 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nin açılışı öncesinde bugün burada, 2008 yılında Kore Cumhuriyeti'nin Seul şehrinde düzenlenen kongrenin en önemli çıktılarından biri olan 'Seul Deklarasyonu'nu destekleyen 'İstanbul Deklarasyonu'nu imza altına alacağız.
Bu deklarasyonu imzalayan ülkeler, çalışanların sağlık ve güvenli bir çalışma ortamında çalışma hakkının geliştirilmesinin temel insan hakkı olduğunu, ulusal ve uluslararası sürdürülebilir iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili belgelerinin önemini kabul etmiş olacaklardır. Bu bağlamda, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Birliği şahitliğinde, İstanbul Deklarasyonu'nu imzalayacak tüm ülkelerin çalışma bakanlarına, temsilcilerine ve yetkililerine teşekkür ediyor, sağlıklı ve güvenli bir gelecek için küresel güvenlik kültürünü oluşturmak inancıyla katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.''