1453 yılında İstanbul fethedildiğinde, şehir yüzyıllar süren kuşatmalar ve yağmalar yüzünden adeta ıssız bir harabeye dönmüştü. Fatih Sultan Mehmed, bu kadim şehri yeniden canlandırmak için Anadolu’nun dört bir yanından nitelikli nüfusu İstanbul’a taşımaya karar verdi. Bu "planlı iskân sürgünleri" esnasında en büyük göç dalgası, Osmanlı’ya yeni katılan ve Selçuklu’nun asırlık kültür birikimini taşıyan Konya ve Karaman bölgesinden yapıldı.
Ancak göç eden aileler şehre rastgele dağıtılmadı. Devlet politikası gereği, insanların yabancılık çekmemesi ve sosyal dokunun korunması için aynı bölgeden gelenler aynı mahallelere yerleştirildi. İşte bu uygulama, bugün İstanbul’un en bilinen semtlerinin isim babası oldu.
Konya’dan Gelenlerin Kurduğu Semt: Aksaray
İstanbul’un en eski ve en yoğun merkezlerinden biri olan Aksaray semti, ismini doğrudan Konya’nın o dönemki en büyük kazası olan (ve bugün il olan) Aksaray’dan almıştır.
Fatih Sultan Mehmed, Konya bölgesindeki Karamanoğulları nüfuzunu kırmak ve İstanbul’un ticaretini canlandırmak için Aksaray’daki tüccarları, zanaatkarları ve köklü aileleri İstanbul’a göç ettirdi.
Yeni başkente gelen bu muazzam nüfus grubu, bugün kendi adlarıyla anılan semte yerleştirildi. Konyalı göçmenler, memleketlerine olan özlemlerini ve aidiyetlerini yaşatmak adına kurdukları bu yeni yaşam alanına doğrudan kendi şehirlerinin adı olan "Aksaray" ismini verdiler.
Konya Doğanhisar’dan İstanbul’un Kalbine: Çarşamba
İstanbul Fatih’in en köklü ve tarihi semtlerinden biri olan Çarşamba, adını Konya’nın Doğanhisar ilçesine bağlı olan ve o dönem "Çarşamba" olarak anılan bölgeden almıştır. Surların içindeki bu stratejik noktaya yerleştirilen Konyalı dindar ve zanaatkar nüfus, memleketlerindeki gelenekleri de beraberinde getirdi.
Konya’daki köylerinin ve bölgelerinin adını yerleştikleri bu yeni mahalleye veren göçmenler, semtin asırlar boyunca bu isimle anılmasını sağladılar. Bugün İstanbul’un göbeğindeki Çarşamba, aslında 15. yüzyılda Konya’dan yola çıkan bir esnaf ve aile topluluğunun bıraktığı en somut mirastır.
Fatih ve Zeyrek’in Arkasındaki Gizli El: Karaman Semti
Fetihten sonra İstanbul’da kayıtlara geçen ve bugün Fatih ile Zeyrek sınırlarında izleri bulunan eski Karaman semti/mahallesi, doğrudan Konya Karaman merkezli büyük tüccarlar tarafından kuruldu. Karamanoğulları Beyliği’nin tasfiyesi sürecinde İstanbul’a getirilen bu elit ve zengin tabaka, şehrin ekonomisini canlandırmak üzere sur içine yerleştirildi.
Kendi kimliklerini ve geldikleri coğrafyayı unutmayan bu topluluk, yerleştikleri bölgeye "Karaman" adını verdi. Zamanla idari yapılar değişse de bu isimler İstanbul’un sözlü ve resmi tarihinde kalıcı birer yer edindi.
Sadece İsim Değil Bir Medeniyet Taşındı
İstanbul’un semt isimlerinin Konya’dan gelmesi, basit bir tesadüf ya da sıradan bir adlandırma hikayesi değildir. Bu durum, Selçuklu’nun başkenti olan Konya’nın köklü şehirleşme, mahalle ve ahilik kültürünün doğrudan Osmanlı’nın yeni başkenti İstanbul’a enjekte edilmesinin bir kanıtıdır.
Bugün İstanbulluların her gün adını andığı, içinden geçtiği Aksaray ve Çarşamba gibi semtler; aslında asırlar önce yurtlarından çıkıp yeni bir cihan imparatorluğunun başkentini inşa eden Konyalı dülgerlerin, taş ustalarının ve tüccarların İstanbul toprağına vurduğu kalıcı bir Konya mührüdür.