İslami değerlere düşmanlık ediyorlar

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 44. kez Kayalıpark’ta buluşarak yine başörtüsüne özgürlük talep ettiler.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 44. kez Kayalıpark’ta buluşarak başörtüsüne özgürlük talep ettiler.

 

Platform adına hazırlanan basın bildirisini Heda-Der Üyesi Ali Eröz okudu. Bildiride Rahmi Koç’un “İşyerlerinde başörtülü ve sakallı insanları çalıştırmayacağı” açıklaması eleştirilerek, hâkim medyanın hemen her fırsatta ve olayda İslam’a ve İslami değerlere saldırmayı huy edindiği bildirildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

 

Her fırsatı, her olayı İslam’a ve İslami değerlere saldırıya dönüştürmeyi kendisine bir görev bilen bir takım medya, yine son günlerde bazı açıklamalarla eş zamanlı yapılıyor izlenimi veren saldırılar gerçekleştirmektedir. Ülkemizin önemli iş adamlarından birinin iş yerlerinde başörtülü ve sakallı insanları çalıştırmayacağı açıklaması inançlarımıza, değerlerimize ve kültürümüze yabancılaşanların aynı oranda saldırganlaştığını da göstermektedir.

 

ABD Başkonsolosluğu’na yapılan saldırının hemen akabinde saldırganların üzerinden Kur-an’ı Kerim çıktığı yanlarında dua kitapları bulunduğu ve sakallı oldukları yönünde yapılan yayınların hiç bir tahkikat ve araştırma yapılmaksızın söylendiği -Yargıtay saldırısında da olduğu gibi- ortaya çıkmıştır. Medyanın bu tutumu “Bu kuruluşlar İslami değerlere niye bu kadar düşman, onlar bu toplumun insanları değil mi?” sorusunu akıllara getirmektedir.

 

Ülkemizde darbelere karşı infialin yükseldiği, Ergenekon terör örgütünün üzerine gidildiği, darbe heveslilerine karşı operasyonların yapıldığı, ülkenin aydınlık günlere yürüdüğü ve önündeki engellerin kaldırılması için gayret gösterildiği bir zamanda; ABD Başkonsolosluğu’na yönelik saldırı pek çok soruyu akla getirmektedir.

 

Bu bir gündem saptırma operasyonu mudur? Yoksa bir Ergenekoncu akademisyenin daha önceden söylediği gibi gözaltı ve tutuklamalara karşı bir intikam eylemi midir? Ya da kana yönelik muhtemel Amerikan operasyonu öncesinde daha önce Irak ve Afganistan işgalleri öncesinde gördüğümüz gibi dünya kamuoyu gözünde bu saldırılara bir meşruiyet kazandırma çabası mıdır?

 

Bununla bağlantılı olarak öne sürülen El-Kaide iddiaları Amerika’nın kendisine yöneltilebilecek muhalefeti engelleme aracı mıdır? Bu saldırılardan kim istifade eder? Kimin faydasınadır? Bu saldırılar hangi gerçeği örtmek neyi gizlemek amacındadır?

 

Afganistan’da sivillere yönelik Amerikan saldırısında öldürülen 49 sivilin ve bunlardan önce Amerikan işgali altında ki topraklarda katledilen yüz binlerce kişinin akıtılan kanları mazlumiyet ve mağduriyet rolüne -şovuna- feda mı edilecektir?

 

Biz bu sahneyi zaman, mekân ve figüranlar değişse de birçok defa seyrettik. Aynı sahnelerin bizim insanlarımız üzerinden oynanması ve akıtılan kanın bizim insanlarımızın kanı olması durumu daha da vahim bir hale sokmaktadır. Halkımızı oynanan bu oyunlara karşı duyarlı olmaya ve daha aklıselim düşünmeye davet ediyoruz. Dökülen bu kanlar Amerikan emperyalizminin bir sonucudur. Ülkemiz insanının kanı Amerika’nın menfur saldırılarının bir gerekçesi ve malzemesi olamayacak kadar kıymetlidir.

 

Amerika ülkemizi ve halkımızı kendine bir Pearl Harbour edinemez. Türkiye Amerika’nın yeni Pearl Harbour’u olmayacaktır! Bu karanlık gündemin örttüğü bir başka can alıcı gerçek de baskıcı ve zorbaların inançlarımıza ve başörtüsüne yaptığı hukuksuz yasağın devam ediyor olmasıdır. Hiçbir suni gündem bu gerçekliğin üstünü örtmeye yetmez. Bizleri bu haklı davamızı canlı tutmaktan da alıkoyamayacaktır! Son olarak vefatının yıl dönümünde başta Çeçenistan direnişinin efsane ismi Şamil Basayev olmak üzere bu kutlu yolda canlarını feda edenleri buradan rahmetle anıyoruz.

 

Ferit Hepokur-Memleket

 

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?