Konya Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği( KONTİMDER) son yıllarda artış gösteren iş davaları konusu ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan KONTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Osman Başaran, "İşverenler üretim, yatırım, istihdam ve ihracat yapmak için çabalarken ortaya çıkan işçi-işveren uyuşmazlıklarının hem yargının iş yükünü arttırması hem de işverenlere bıktırıcı bir süreç yaşatmasına çözüm getirilmesi gerekiyor. Adil bir yargılama ve hızlı çözümler herkesin önünü açacaktır" açıklamasını yaptı.
DAVA RAKAMLARI HER YIL ARTIYOR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistiklerine göre 2016 yılı Aralık ayı itibarıyla 14 milyon işçi ve 1 milyon 750 bin iş yeri bulunduğunu ve dava rakamlarının her geçen yıl artış gösterdiğini söyleyen başaran, "Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre 2016 yılında 241 bin 856 iş davası açıldı, önceki yıldan devreden 257 bin 993 dava ve bozularak geri gelen 22 bin 686 dava ile toplamda 522 bin 535 dava sayısına ulaşıldı. Bu davaların 209 bin 486 görüldü, 313 bin 49’u ise 2017 yılına devredildi. 2006 yılındaki toplam 265 bin 572 dava sayısı 10 yılda yüzde 97 artış göstererek 2016 yılında 522 bin 535’e ulaşmıştır. 2016 yılı sonu itibarıyla mahkemelerdeki 3 milyon 524 bin 898 davanın yaklaşık yüzde 15’ini iş davaları oluşturuyor" şeklinde konuştu.
YENİ YASA İLE 'ARABULUCU' İLK ADIMI ATACAK
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Bakanlar Kurulunda görüşülen İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, 25 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sevk edildiğinje değinen Başaran, "İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı'nın yasalaşmasıyla, işçi ve iş veren arasındaki uyuşmazlıklarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale gelecek. Düzenlemeye göre, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davaları hakkında ise arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmayacak" dedi. İzin ücretlerine ilişkin zaman aşımının 5 yıla düşürüleceğini ifade eden Başaran, "Tasarı ile feshe bağlı kıdem, ihbar, kötü niyet ve ayrımcılık tazminatları ile yıllık izin ücretine ilişkin zaman aşımı süresinin 10 yıldan 5 yıla düşürülmesi öngörülüyor.Bu düzenlemenin faydalı olacağını düşünüyoruz ancak suistimallerin önlenmesi gerekir. İş dünyası artık bu dava süreçleri ile uğraşmadan hızlı ve adil çözümler sayesinde asıl işine odaklanmalı ve işçi çalıştırmaktan endişe duymamalıdır" söylemlerini kullandı.
İŞÇİ VE İŞVEREN SENDİKALARI, FONA KARŞI
Toplantıda 'Kıdem Tazminatı Fonu' hakkında da açıklama yapan Başaran, "Uzun zamandır gündemde olan kıdem tazminatı konusunda hükümet fon oluşturmak için tasarı hazırlarken, işçi ve işveren sendikaları fon oluşturulmasına karşı. Bu konuda hem işçinin hem de işverenin hak kaybına uğramayacağı bir formülde anlaşıp, çözüm üretilmesi ve uygulamaya konulması gerektiğini düşünüyoruz. Beklentimiz iş dünyasının önünü açacak, sinerji yaratacak adımların atılmasıdır" açıklamalarını yaptı. Ferit Hepokur-Memleket