Varol hoca, dünyayı kurtaracak yeni neslin de Türkiye’den neşet edeceğini söyledi.
Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güçlü, Konya’nın kanaat önderlerinden olan Hayra Hizmet Vakfı kurucusu Hasan Hüseyin Varol’u yeni vakıf binasında ziyaret etti. Ziyarete Aydınlar Ocağı müdavimlerinden bir gurup ta iştirak etti. Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Güçlü, Yeni Lârende Caddesi üzerinde bulunan vakıf binasının hayırlı olması temennisinde bulunarak Hasan Hüseyin Varol Hoca’ya da sağlıklı ve bereketli ömürler diledi. Ziyaretten son derece memnun olduğunu belirterek sözlerine başlayan H. Hüseyin Varol Hocaefendi, Haşr suresi 18-20. âyet-i kerimeleri yorumlayarak “Allah’ı unutanlar, kendilerini de unutturmuş olurlar” dedi. Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Güçlü’nün “Seksen yıllık tecrübeyle yeni yetişen nesle ve gençlere ne tavsiye edersiniz?” sorusu üzerine H. Hüseyin Varol Hocaefendi, 83 yaşında olduğunu ifade ederek “Soru konuşmanın anahtarıdır” hadisini hatırlattı. Suale istinaden şu cevabı verdi: “Bu insanların yetişme tarzlarına göre değişir. Ben yetişme tarzım itibariyle herhangi bir okul görmedim. Ne ilkokul, ne ortaokul ne lise ne de üniversite bunları görmedim. Kendi kendine yetişmiş bir ağaç gibiyim. Ama toplum içerisinde yoğrularak gelmişiz. Böyle bir insanın tecrübesi açısından baktığınızda ve bugünkü şartlarda hayatımızı şöyle düşünüyorum: Allahû Zülcelâl ayeti kerime de diyor ki; “Ey iman edenler! Sizden herhangi bir kimse dininden irtidat ederse (geri dönerse), dininden kaçarsa, diniyle ilgili irtibatlarını koparırsa; bu bazen kendi isteğiyle olur bazen ihtiyari (zorlayarak) olur. Zorlanarak koparanlar zorunlu değil. Ama kendi isteğiyle koparanlara gelince, bu da iki şekilde olur. Bugün Türkiye’de diyorlar ki, yüzde 99’u Müslüman. Ya bu toplumun yüzde 99’u Müslüman ve yüzde 1’i gayri müslimse, o tek bir kişi, bu toplumun bu şekle gelmesine nasıl sebep olabilir? O zaman bu toplumun bir irtidâdı var. Yâni kim dininden yüz çevirirse, dönerse bu iki şekilde olur. Yâ itikâdî olur ya da amelî olur. Hem itikâdî hem amelî olursa; işte o zaman tehlikelidir diyorlar. Şimdi biz hüsnüzân ederek topluma bakıyoruz da bizim toplumumuzda bir irtidat var. Ama bu itikâdî değil, amelî bir şey.”
YENİ NESİL TÜRKİYE’DEN ZUHUR EDECEK
MÂİDE/54. âyet-i kerimeyi “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, onlar Allah'ı severler, Allah da onları sever; müminlere karşı son derece mütevazı, kâfirlere karşı son derece izzetli ve şiddetlidirler; onun bunun kötülemelerine, itham etmelerine de kulak asmazlar.” şeklinde mealen okuyan Varol Hocaefendi, “Şimdi arkadaşlar, bu toplum gökten mi inecek? Şu çürümüş Avrupa toplumlarından mı gelecek? Veya bugün ne yaptığını bilmeyecek kadar birbirini öldüren Asya, Afrika ülke ve insanlarından mı? Benim kanaatim odur ki, yine bu Türkiye’deki toplumdan gelecek. Ama bu yerin altından gelmeyecek. Yeni bir nesil ve neslin gelmesi lâzım. Bu yeni nesli getirecek olanlar da öğretmenlerdir, hocalardır, vaizlerdir, müftülerdir. Yeni düşüncesi idealist olan öğretmenler yetişiyor. İslâm’ın İlây’ı Kelimetullah diye ecdadıyla hareket ettiği o davayı benimsemiş birçok öğretmen arkadaş görüyorum. O öğretmenler yoğrulmuş olacak ki bu yeni nesli yoğursunlar.Benim gördüğüm kadarıyla bu toplumdan yepyeni bir kavmin gelmesi lâzım. Bunun emarelerini görmeye başladık. El birliği edersek, gayret gösterirsek.. Sivil Toplum Kuruluşları bu yönde çalışırsa, efendim siyasiler bu yönde çalışırsa; özellikle eğitim ve öğretim camiası bu yönde çalışırsa; Türkiye’de mürted gibi görünen bu toplumun altından yepyeni bir nesil gelecektir. İşte bu neslin getirilmesi için yapılması gereken çalışmaları yapmakta fayda var.” diye konuştu.
İNSANOĞLU İSLÂM’I ARIYOR
Bir soruya karşılık olarak “Günümüzde İslam düşmanlığından dolayı Türkiye’ye cephe alınmıştır. Türkiye’de ne gibi bir potansiyel, birikim ve hareket var.. Bundan dolayı bu dirilmesin, bu ayağa kalkmasın, bu tekrar başkalarını da kendine celbetmesin, mıknatıs görevi yapmasın diye üzerimize çullanıyorlar” diyen Hasan Hüseyin Varol Hocaefendi, şunları dile getirdi: “Dünyadaki kavganın temelinde sadece İslâm’a cephe alma var. Cihat nedir? Büyük âlimlerden birisi cihadı şöyle tarif ediyor: Cihad, İslâm ile insan arasındaki manileri bertaraf etmek için yapılan çalışmalardır. Son derece öz ve son derece güzel bir söz.. Şu durumda insanoğlu İslâm’ı arıyor. Haliyle, galiyle, tavrıyla.. Ama İslâm da insan arıyor. Ama arasına büyük engeller konmuş. Şeytan araya büyük engeller koymuş.. Şeytanın adamları araya büyük engeller koymuş.. Bu engelleri el birliğiyle bertaraf etmemiz gerekiyor. İşte yeni bir neslin gelmesi buna bağlı.”
Sohbet, HHV Yayınları arasında çıkan Hasan Hüseyin Varol Hocaefendi’nin “Yaşadıklarım ve Gördüklerim” adlı 595 sayfadan teşekkül hatıra eserinin ziyaretçilere hediye edilmesi ve kitap imzası ile son buldu