"İnsan Hakları Komisyonunda öncelik nezaket"

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Yeneroğlu:- "Komisyon üyelerinin kullandıkları dilin, üslubun komisyonun makamına, nezaketine yakışır bir dilde olmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyorum"- "Diyelim bir yerde, memur tarafından ihlal söz konusu. Siz

TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, komisyon üyelerinin kullandıkları dilin, üslubun komisyonun makamına, nezaketine yakışır bir dilde olmasının önemine işaret ederek, "Diyelim bir yerde, memur tarafından ihlal söz konusu. Siz bunu alıp, buradan Sayın Cumhurbaşkan'ını, Başbakan'ı nasıl suçlarım şeklinde bir yaklaşım üretmeye çalışırsanız, bu, sizin amacınızın insan haklarının iyileştirilmesinden ziyade başka bir şey olduğunu ortaya koyar" dedi.

Yeneroğlu, "komisyon çalışmaları, çalışma yöntemi ve ele alacakları konular" hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı. 

İnsan hakları meselesinin politik kaygılardan, önceliklerden ziyade nesnel, teknik bir dille, tamamen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ışığında ele alınmasına önem vereceklerini belirten Yeneroğlu, bu konularda görüşlerini almak için komisyon üyesi milletvekilleriyle görüşmeler yaptığını vurguladı.

Yeneroğlu, 1990 yılında kurulan komisyonun raporlarını incelediğine işaret ederek, "Raporlarda yargının, yasamanın ve yürütmenin eksiklikleri tespit edilmiş, bunlar öneriler olarak iletilmiş. Tespit edilen eksiklikler konusunda ilgili kurumların hangi çalışmaları yaptığının takip edilmesi gerekiyor. Raporlarda tespit edilen hususların ne kadarının ele alındığının, ne kadarının ele alınmadığının muhasebesinin yapılması gerekiyor. Bunu ilk komisyon toplantısında önereceğim" dedi.

Geçen dönem olduğu gibi bu dönemde de bazı önemli konularda sürekli çalışacak alt komisyonlar kuracaklarını ifade eden Yeneroğlu, çocuk hakları konusunu özellikle ele almak istediğini bildirdi. Yeneroğlu, "Çünkü, kadına yönelik şiddet çokça tartışılırken çocuğa yönelik şiddet konusu biraz geride kalıyor. Olayı sadece negatif anlamda ele almamak gerekiyor. Çocukların şehir hayatındaki yaşamları evrensel kaidelere uygun mu? Batı standartlarını ele aldığımızda bunlar yeterli mi? Bunlara bakmak lazım" diye konuştu.

Komisyon Başkanı Yeneroğlu, büyükşehirlerde yeşil alanların ve sosyal ortamların eksik olduğuna dikkati çekerek, bunların da politik kaygıların ötesinde ele alınması halinde çok sağlıklı bir sürece girilebileceğini dile getirdi.

Komisyonun nefret suçları konusuna da eğilmesi gerektiğine işaret eden Yeneroğlu, "Türkiye'de nefret suçları konusundaki hassasiyeti geliştirmemiz gerekiyor. Ayrımcılık başlığı altında ötekileştirme, nefret suçları ve ırkçılık temalı konuların komisyon gündemine alınmasını önereceğim. Bu konuda biz ne yapabiliriz; yasama, yürütme ve yargıya neyi önerebiliriz konusuna eğilmek istiyorum. Daha önce olay temelli çalışmalar yapılmış. Biz daha çok hak temelli, yani olayın teorik boyutunu ele alan, evrensel hukuku, Türkiye'nin mevzuatını ele alan çalışmalar yapmalıyız" ifadesini kullandı.

- "Politik rant elde edilmeye çalışılmasını doğru bulmuyorum"

"Komisyon çalışmalarını yürütürken nasıl bir yöntem izleyeceğinin" sorulması üzerine Yeneroğlu, Türkiye'de insan hakları meselesinin, batı ülkeleri ile kıyaslandığında arada ciddi farklar olduğunu gördüğünü söyledi. 

Yeneroğlu, şöyle devam etti:

"Çok fazla politik cümleler, tamamen iktidarı hedefleyen, çok sivri ve keskin açıklamalar yapılıyor. Konu daha sıcağı sıcağına iken, tartışılmamışken hemen hedefler belirlenmesi ve bu hedefler üzerinden politik rant elde edilmeye çalışılmasını doğru bulmuyorum. Bunun insan hakları adına yapıldığı iddia ediliyor. Ancak tam tersine, bu araç olarak değerlendirilip rant elde edilmeye çalışılıyor. Belki bilinçli bir şekilde yapılmıyor ama neticede bu, insan haklarının iyileştirilmesine katkıda bulunmaktan ziyade, meselelerin politik kaygılar sebebiyle taraflar tarafından savunmacı edayla ele alınmasını beraberinde getiriyor. Ben bunun aşılması kanaatindeyim.

Komisyon üyelerinin kullandıkları dilin, üslubun komisyonun makamına, nezaketine yakışır bir dilde olmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Diyelim bir yerde, memur tarafından bir ihlal söz konusu. Siz bunu alıp, buradan Sayın Cumhurbaşkanı'nı, Başbakan'ı nasıl suçlarım şeklinde bir yaklaşım üretmeye çalışırsanız, bu, sizin amacınızın insan haklarının iyileştirilmesinden ziyade başka bir şey olduğunu ortaya koyar. Ben görüştüğüm komisyon üyelerinin bu hususlarda dikkatlerini çekerek; konuların daha teknik ele alınmasını önereceğim."

- "Ahmet Kaya'nın yurt dışına kovulduğu dönemlerdi"

Komisyonun daha önce sivil toplum örgütlerini çağırıp dinlediğini ama kendisinin onları gelecek günlerde ziyaret edeceğini ifade eden Yeneroğlu, "Komisyonda sayısal çoğunluk belli. Bu sayısal çoğunluğu da dikkate alarak çok sağlıklı iletişim yöntemi belirleyip birlikte çalışabiliriz. Toplantılar, kavga ortamına sokulmaya çalışılırsa, ben de başkan olarak durumu değerlendirip ona göre tutumumu sergiler, çoğunluğu çalıştırırım. Bunu komisyon üyesi arkadaşlara söyledim ama benim arzu ettiğim bu değil. Benim arzu ettiğim yöntem; birlikte çalışılması, meselelere politik kaygılardan ziyade insan hakları bağlamında bakılmasıdır" diye konuştu.

Mustafa Yeneroğlu, 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetler konusuna değinerek, şunları kaydetti:

"90'lı yılları unutmadık. O yıllar her türlü faili meçhul cinayetlerin olduğu, ülkenin siyasi parti mezarlığına dönüştüğü, sadece Kürtçe şarkı söylemek istediği için Ahmet Kaya'nın yurt dışında kovulduğu dönemlerdi. 2002'den sonra ise Türkiye tüm tabuların yıkıldığı, her şeyin konuşulabildiği ülke haline geldi. Avrupa ülkelerinin çoğunda bile durum böyle değil."

AA

Türkiye Haberleri

2. KEZ YAPANIN EHLİYETİNE EL KONULACAK
BELEDİYELERE SIKI DENETİM
TÜRKİYE FÜZE DENEDİ BÖLGE SALLANDI
KONYALI ASKERE İSTİKLAL MADALYASI