İnsan hak ve özgürlüklerine aykırı

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 76. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek başörtüsüne özgürlük talep ettiler.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 76. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek başörtüsüne özgürlük talep ettiler. Platform adına hazırlanan bildiriyi Ahmet Yılmaz okudu. Bildiride Özgür-Der’in kapatılma davası açılması eleştirilerek bu davanın insan hak ve özgürlüklerine karşı açıldığı bildirildi. Bildiride şu ifadeler kullanıldı: İnsan, onun sosyal çevresi ve sosyal olaylar sürekli bir değişim üzerinedir. Değişmeyen. tek şey, değişimi asla kabul etmeyen Allah’ın zatı ve onun koyduğu hükümlerdir. Sosyal olaylardaki değişiklik, azgın ve sapkın insan zihninde, ilahi yasaların da zaman ve mekana göre değişebileceği gibi sapkın bir düşünce meydana getirir. Böylelikle insan, kendi tabiatındaki değişikliklerden yola çıkarak, her bir şeyin değişebileceğine, değişmesi gerektiğine ve her şeyin kendi değişkenliğine uygun olması gerektiğine inanır. Her şeyin kendine göre olmasını isteyen insan, kendini müstağni görüp ilahlaşmak ister. Hükümler koyar, yasaklar vaaz eder. Tanrısal alana, kamusal alan söyleviyle müdahale etmeye kalkışır. Oysa her yer Allah’ın arzıdır. Yaratan da yöneten de O’dur. O’nun emirlerine müdahale etmeye kalkışmak, azgınlaşmak ve yoldan çıkmaktır. Tarih değişir, gündemler değişir ama ilahi hakikat asla değişmez! Sorumluluklarımız ve asli gündemlerimiz Allah’a göre şekillenince, onlarda da esas olarak bir değişiklik olmaz. Biz kuluz ve Allah bizim ilahımızdır. Bütün zamanların ana gündemi budur. Bizler kulluk bilincini kuşandıkça özgürleşen, özgürleştikçe kulluğun gereklerini yerine getirenleriz. Ülkemizde hak ve hakikate karşı uygulanan baskı ve sürdürülmekte olan yasakların odağı olan, kangrenleşmiş başörtüsü yasağı, baskının ve dayatmanın bir sembolü olarak devam etmektedir. Bu sembol, aynı zamanda direnişimizin ve kararlılığımızın da sembolüdür. Bizler Allah’ın emirleri ve yasakları hususunda ayrım yapmayız. Rabbimizden gelen her bir şeye itaat ederiz. Fakat baskıcı ve zorbaların Rabbimize ait olan emirlere kendi yanlarında uydurdukları gerekçelerle yasaklar koyduklarında her birisinin müdafaasını ayrı ayrı zikretmeden en pratik olanını ve sembol haline getirilmiş olanını savunarak her birisini savunuruz. Başörtüsü yasağı sadece birkaç metrelik bezin yasaklanması değil, bir toplumun inancının aşağılanarak yasaklanması ve Allah’ın haklarına olan bir saldırıdır. Ve her Müslüman üzerine korunması gereken bir haktır. Hak ve özgürlükler adına verilen mücadelede, hakkın yanında olan, zorbanın baskıcı gücünü de karşısına almış demektir. Ülkemizde Müslüman halkımızın en tabii haklarının savunucularından biri olan Özgür-Der’e, bu haklı davayı savunuyor olmasından dolayı açılan kapatılma davası, baskının ve zulmün ulaştığı boyutları göstermek açısından önemlidir. Zulme ve zorbaya karşı haklı gerekçelerle sivil bir direniş çağrısında bulunan Özgür-Der’in kapatılma girişimi, ülkede hak ve özgürlükler adına yapılabilecek her türlü tutumu tehdit etmektedir. Bir Deli Dumrul anlayışıyla hem merasimlerimize geleceksiniz hem de başınızı açacaksınız denilmektedir. Örtü bir suç, örtüyle merasime gelmek ayrı suç, merasimlere katılmamak ayrı bir suç, katılmama çağrısında bulunmaksa daha büyük bir suç olarak kabul edilmektedir. Yani bize nefes almadan yaşamanın yolunu bulun denilmektedir. Ülkemizdeki baskıların evrensel boyuttaki duruşunu temsil eden, Müslümanlara yönelik saldırıların olduğu hemen hemen her yerde görünen, kan ve gözyaşının adı haline dönüşmüş NATO’ya, ülkemizin girişinin yıldönümünde yapılan bütün zulümlere bir ortak olduğumuza ve elimizin NATO’nun katliamlarıyla kirlendiğine inanmaktayız. Müslüman halkımızın bu baskı ve zulümlerden uzak olduğunu ilan ediyoruz. Bizler hiçbir zaman, kim yaparsa yapsın, ne adına olursa olsun, baskının ve zulmün yanında olmayacağız. Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?