Fıkıh ve Hadis derslerinin İnce Minare ve Sırçalı Medreselerinde eğitim vermeye başlayan NEÜ İlahiyat Fakültesi, eğitimlerine tüm hızıyla devam ediyor. 2014 yılında projenin hayata geçmesinin ardından Medreselerin özüne döndüğü vurgusunu yapan NEÜ İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fikret Karapınar, böyle bir uygulamaya vatandaşlar ve öğrenciler tam not verdi” dedi. Medreselerde ders verilme sürecini anlatan Prof. Karapınar, “Üniversite Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Konya Valiliği ve Kültür Bakanlığıyla anlaşarak bu medreselerin aslına uygun kullanılması yönünde izin almasıyla başladı. ilk olarak İnce Minare medresesinde Hadis dersleri vererek başladık. Daha sonra Sırçalı Medrese’de Fıkıh dersleri vererek medreselerde ders vermeyi zenginleştirdik. Daha sonra Sırçalı medresinindeki derslerin İnce Minare Medresesi’nde birlikte yapma kararı aldık. 1240’lı yıllarda bu medreseler eğitim vermeye başladı ve 1920’lere kadar devam etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’da buna benzer uygulamalar başlatması bize imkan oldu ve bizlerde bu imkanı konya’ya getirdik. Üniversitemizin gönüllü ilahiyat hocalarıyla birlikte hadis ve fıkıh dersleri almak isteyen öğrenci ve vatandaşlarımız bize başvurarak, belirlediğimiz ders programlarına uyarak ders veriyoruz” şeklinde konuştu.
“Aynı kitaptan aynı dersi veriyoruz”
Öğrencilere ve vatandaşlara verilen derslerin içeriği hakkında bilgi veren Karapınar, o dönemin aynı ders kitaplarıyla bugün ders verildiğini aktardı. Karapınar, O dönemin ders kitabı Mişkâtü’l-Mesâbihhakkında konuşarak, “Mişkâtü’l-Mesâbih, el-Hatîb et-Tebrîzî tarafından tasnif edilmiş muteber bir hadis kitabıdır. Mişkât, el-Beğavî’ninâbidlerin elinde Allah’ın Kitabı’ndan sonra Rasulullah’ın sünnetlerinden seçilmiş bir el kitabı olsun diye, hadis alimlerinin eserlerine aldıkları hadislerden derlemek suretiyle meydana getirdiği 4931 hadis ihtiva eden Mesâbihu’s-Sünne üzerine, Tebrîzî’nin toplam 1511 hadis ilâve etmek suretiyle meydana getirilmiş bir eserdir. İslam dünyasında Mişkât, alimler arasında okumak, okutmak ve şerh yazmakla aslı Mesâbih’ten daha fazla rağbet görmüş bir eserdir. Kısaca Mişkât diye anıla gelmiş olan bu eser, aslı Mesâbih’i unutturmuş ve müstakil bir esermiş gibi şöhret bulmuştur. Tarih boyunca mektep, medrese ve camilerdeki hadis derslerinin sohbetlerinin başucu kitaplarından biri olagelmiştir. Bu sebeple Mişkâtü’l-Mesâbih, Osmanlı medreselerinde de Hadis alanında okutulan temel öğretim kitaplarından biri olmuştur.İnce Minare Darulhadis’te okutulacak olan bu kitap da Tebrîzî’ninMişkât’ının kısaltılmış halidir. Eserde, 1319 hadis bulunmaktadır” bilgisini verdi. İnce Minare’dehadis ve Fıkıh derslerini isimlerini söyleyen Kararapınar, bazı derselere vali, rektör gibi önemli isimlerin de gelerek dersleri dinlediğini belirtti.
“Hocalar gönüllü, öğrenciler istekli”
Vatandaşlar ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılaştıklarını dile getiren Karapınar, İlahiyat fakültesinin hadis ve fıkıh hocalarının gönüllü olarak ders verdiklerini söyledi. Hadis ve fıkıh hocalarının Aylık dönüşümlü olarak ders verdiklerini aktaran Karapınar, Diyanet İşleri Başkanlığından bazı hocaların da misafir hoca olarak ders verdiğini söyledi. Ders almak isteyen öğrencilerin; emekli öğretmen, vaizler, üniversite öğrencisi ve çeşitli mesleklerden vatandaşlar olduğunu söyleyen Karapınar, ders almak isteyenlere hiçbir yaş ve meslek engeli olmadığını ifade etti. Karapınar, derslerin işlendiği ortamı da anlatarak, “bu sene 4 Kasım’da yeni ders programına başlamış olacağız. İnce Minare Medresesi’nin mescidinde ders veriyoruz. Kış aylarında odanın soğuk olmasına rağmen tüm öğrenciler tam olarak katılıyor. Bizlerde yaptığımız işin güzelliğinin farkında olarak öğrenci sayımız çoğalarak devam ediyoruz. Derslerimiz Öğle namazındın önce veya sonra başlayarak ikindi namazına kadar ders veriyoruz. Aynı zamanda dersleri görüntülü kayıt altına alarak şehir ve yurt dışından isteyen vatandaşlara gönderiyoruz. Fahrettin Sahip Ata tarafından kurulan bu medrese aslına uygun şekilde günümüzde asıl işini devam ettiriyoruz. Bu medreseler Selçuklu dönemlerinde nasıl ders veriyorsa bugün aynı şekilde ders vermeye başladık” dedi.
“Sorunlar engel olmuyor!”
Tüm zorluklara rağmen büyük bir istekle medrese dersi verildiğini aktaran Karapınar, en büyük sorunların lavabo ve ısınma sorunu olduğunu söyledi. Kütüphane ve kitap sorunları da olduğundan yakınan Karapınar, “Tüm sorunlara rağmen eğitim vermeye devam ediyoruz. En büyük sorunumuz lavabo ve soğuk. Bu engelleri kendi imkanlarımızla gidermeye çalışıyoruz. Kış aylarında mescidin soğuk olmasına rağmen kendi imkanlarımızla odayı ısıtarak ders işliyoruz. Bunların yanında Sırçalı Medresesinde fıkıh dersleri veriyorduk. Konya Müze Müdürlüğü daha sonra burada ders verilmesinin uygun olmadığını söyledi. Bunun üzerine biz Fıkıh derslerini İnce Minare Medresesi’nde vermeye başladık. Bize engel olabilecek tüm engelleri aşmaya çalışıyoruz” diyerek sözlerine son verdi. Servet R. Çolak - Memleket