Konya İnanç Özgürlüğü Platformu üyeleri başörtüsüne özgürlük talebiyle Kayalıpark’ta saat 12’de bir kez daha buluştu.
Platform adına bir bildiri okuyan Eğitim Bir-Sen Konya Şubesi Hanımlar Komisyonu Başkanı Hayrunisa Özer “İnanmak, inandıklarının gereklerini yerine getirmek insanın doğasında var olan değerlerdir. Tüm insan hakları metinleri inanç ve ibadet özgürlüklerini tartışmasız kabul etmektedir. İslam dinine inanan insanlar açısından, Müslüman kadınların başörtüsü takmasının dayanan doğrudan İslam dini ve Kur’an-ı Kerim’dir. Yani bir ibadettir. Bunun için başörtüsü inanç ve ibadet özgürlüğü alanına giren temel bir insan hakkıdır. İbadetleri engellenen insanların da tüm baskıcı unsurlara rağmen mücadelesi bitmeyecektir” dedi.
Özer’in okuduğu bildiride ayrıca şu görüşlere de yer verildi:
Başörtüsü takan insanlar yıllardır böylesine temel bir insan hakkından mahrum bırakılmakta, eğitim hakları engellenmekte, çalışma hakları ellerinden alınmaktadır. Danıştay’ın, YÖK. Başkanının açıklamasını genelge olarak kabul edip usule dayanan sebeplerle yürütmenin durdurulması kararı vermesinin ardından statükocu çevreler yeni yasak alanları oluşturma gayretine girmiştir. Oysa Danıştay kararı mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir. Kılık- kıyafet, üniversitelerde Anayasa değişikliği ile serbest bırakılmıştır. Danıştay’ın Anayasa değişikliklerini denetleme yetkisi yoktur. Anayasa değişiklikleri kendiliğinden hüküm ifade eder. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin derse girmesini engellemek Anayasayı ihlal suçunu oluşturur.
Hiçbir hukuk devleti, değiştirilmesi veya kaldırılması imkânsız olan inançlarından dolayı insanlara dayatmada bulunmaz. Kur’an ilahi kitaptır değiştirilemez. Kanunlar, mahkeme kararları ve keyfi uygulamaları değiştirmek ise mümkündür. lmknsızları dayatmak yerine mümkün olanlar yapılırsa ortada bir problem kalmayacaktır. Kanaatimizce; mümkün olmayan şeyleri dayatanlar kaybedecek, direnenler kazanacaktır. Haksızlığa uğrayanların da haksızlığı yapanlar kadar cesur olmadığı ve haklarına sahip çıkmadığı ortamlar ihlallerin ve keyfiliklerin artmasını sağlar. Haksızlığa muhatap olan insanlar olarak sessiz kalmayacak, keyfiliğin artmasına razı olmayacağız. Çözüm için asla yeterli olmadığını defalarca dile getirdiğimiz kısmi çözümlere dahi tahammülü olmayan baskıcı ve dayatmacılar yanlışlarından vazgeçmeli her şey bir avuç insanın keyfiliğine bırakılmamalıdır. Ferit Hepokur-Memleket