İnadına gençler

Selman S. Akyüz

Genç çocukları oynatmanın, onların takımda ağırlıkta olmasının en önemli faydası işte budur. Onlar kongreden, yönetim değişikliklerinden, takımdaki isyanlardan çok fazla etkilenmezler. Çünkü onların oynamaya ihtiyacı vardır. Sadece küçük bir ışık isterler. Futbolcu olduğunu hissettirecek maddi kazanç sağlamak ve gelecekte çok daha iyi yerlere geleceğine dair inancını tazelemek. Konyasporlu futbolcular, Teknik Direktör Osman Özdemir ve Başkan Bahattin Karapınar’ın göz yumması sonucu para için isyan ettiğinde bu altın gibi gençler onlara uymak zorunda kalmıştı. Bir yabancı ve en yaşlı yerlinin yokluğunda 6 “delikanlı”nın Denizli deplasmanında aldığı galibiyet son derece anlamlı. “Bu takım bitik” diyenlere mesaj verdiler. “Bize futbolcu olduğumuzu ve Konyaspor’da oynadığımızı hissettirin yeter” dediler. Hepsini kutluyorum. Karşıyaka maçında da aynı gençler Gökhan Emreciksin, Pawelek ve Marcin Robak gibi parasını alamadığı için isyan eden, taraftarı ve şehri yönetenleri tehdit eden, kulübe ihtar gönderen, Süper Lig’den teklif aldığı için parasının ödenmemesi ve sonrasında serbest kalmak için adeta dua eden “futbolculardan” çok daha iyi oynayabileceklerini, koskoca bir şehrin takımını sırtlayabileceklerini gösterdiler.

İstediği kadar gol atsın, Gökhan Emreciksin’i 60 dakika oynattığı  için Osman Özdemir’i protesto ediyorum. Gol de atsa takımı kırmızı kart görerek sık sık tecrübesinden yoksun bıraktığı için Erdinç Yavuz’u da protesto ediyorum. Futbolcu olup olmadığına hala karar veremediğim Marcin Robak hakkında hiçbir şey demiyorum. Bize güzel galibiyeti hediye eden genç Kartallar’ı tebrik ediyorum.

SAĞDAN SAY 50

Konyaspor’un olağanüstü genel kurulu yapıldı ve gazeteler üçüncü kez “Şan”lı Konyaspor başlığını attı. Şunu hep söyledim; “Konyaspor’u benden başka kimse yönetemez” ifadesi her zaman hatalı bir söylem olmuştur. Bunu söyleyenler görevi bıraktıklarında Konyaspor için yine birilerinin fedakarlık yapmak üzere ortaya çıktığını kesinlikle görürler. Çünkü kendileri de öyle gelmişlerdir. Tıpkı son kongrede olduğu gibi. Kongre öncesi yapılan bir toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Konyaspor’un birleştirici, herkesi kucaklayan bir yönetime tam da bu dönemde ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben ve birkaç gazeteci de buna şiddetle karşı çıkıp, hiziplerin birbirini kesinlikle desteklemeyeceğini ifade ettik. Dolayısıyla bunun acil müdahaleye ihtiyacı olan takım için zaman kaybı olacağını belirttik. Ama kongre sonrası ortaya çıkan listeye baktım ki neredeyse Akyürek’in istediği gibi bir liste çıktı ortaya. Konyaspor camiasında yönetime gelen isimlerin sağdan da saysan soldan da saysan 50 kişi olduğu hep söylenir. Yedek listeye de bakınca o 50 kişinin neredeyse tamamının Ahmet Şan’ın yanında olduğunu gördüm. Hem de çoğu maçtaydı. Bu birliktelik ancak “Bahattin Karapınar’ın ve Mehmet Ali Kuntoğlu’nun yanından o kadar iş adamı ve yönetici kaçmış ki, tamamı bu iki isimden sonra gelen Ahmet Şan yönetimine girmiş” diye yorumlanabilir. Yani bu yönetim berbat durumdaki Konyaspor için hayli lüks denebilir. Ve tabi büyük bir şans. Ahmet Şan’ın dediği bu takıma ve yönetime 3 yıl kredi açılırsa, taraftar sabırlı olursa yeni stadyumla birlikte Konya’da futbol adına çok önemli şeyler yaşanabilir.