İlmin öncüsü büyük kadınlar

Yazdıkları eserler ve yaptıkları araştırmalarla alim kadınlar iz bıraktılar.

Ayşe OLGUN

 

İslam tarihinde yaptıkları ilmi araştırmalarla adından söz ettiren İslam alimleri arasında alim kadınlar önemli bir yer tutar. Alimelerin öncüsü sayılacak ilk akla gelen isim ise Peygamber Efendimiz(sav)'in eşi Hz. Ayşe'dir. Öyle ki o dönemde Hz. Ayşe sadece kadınların değil sahabe büyüklerinin de pekçok konuda başvurdukları kişi olarak karşımıza çıkıyor. İslâm tarihinde yaptıkları çalışmalar ve kaleme aldıkları eserlerle önemli bir yere sahip olan İslâm alimeleri üzerine araştırma yapan Nursen Balcıoğlu Kışlakçı, sahabi eşlerinin de ilme büyük önem verdiklerini belirtiyor. Kışlakçı, o dönemde verdikleri fetvalarla isim yapmış kadın alimeler arasında Ümmü Seleme, Ümmü Habibe, Hafsa binti Ömer, Hz. Fâtıma, Fâtıma binti Tüveyt, Ümmü Şerik, Sehle binti Süheyl, Ümmü Eymen, Åtike binti Zeyd, Ümmü'd Derdâ, Zeyneb binti Ümmü Selem ve Ümmü Yusuf'un adını sayıyor. Kışlakçı, Hz. Peygamberden sonraki ilk üç dönemde dahi binlerce alimenin yaşadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor: "Muhammed B. Sa'd, "et-Tabakatu'l Kubra" isimli eserinde hadis ravisi kadınlara bir cild tahsis etmiş ve Peygamberimizden ve As habından hadis rivayet eden 700'den fazla kadını tanıtmıştır. İbn Hacer el-Askalani, "Tehzîbu't-tehzîb" adlı kitabında 1543 kadın fakih ve muhaddisin hâl tercümesini verir onlar hakkında, "hepsi de güvenilir ve bilgili kimselerdir" der."

ALİMELERDEN DERS ALAN İSLÂM ALİMLERİ

Ünlü İslâm alimlerinden pekçoğunun elde ettikleri başarıyı, kadınların üstün liyâkatlerine borçlu olduklarını belirten Kışlakçı, İmam Şafii, İmam Buhari, İbn Hacer, İbn Hallikan, İbn Hayyan, Hatib el-Bağdadi, İbn Âsakir ve İmam Suyuti gibi daha pekçok İslâm aliminin yüzlerce kadından ilim aldıklarına değiniyor. Kışlakçı, İmam Suyuti'nin hocalarının arasında 100'e yakın fakihanın olduğunu, İmam Suyuti'nin ayrıca, "Buğyetu'l Viat" adlı kitabını, ders aldığı kadın muhaddis, hafız ve fakiha bayanlara ithaf ettiğini belirtiyor. İmam Şafii'nin annesi meşhur bir alime idi. Oğlunun yetişmesinde büyük katkıları vardı. İmam Şafii'nin Hz. Nefise'nin derslerine iştirak ettiğini vurgulayan Kışlakçı şu bilgileri veriyor: "İmam Malik'in ilme yönelmesinde annesinin teşviki vardı. Kızı ise İmam Malik'in kaleme aldığı "Muvatta" adlı eseri ezbere bilirdi. Ahmed bin Hanbel'in annesi eşini genç yaşa kaybetmiş ancak oğlunu ilmi konuda en iyi şekilde yetiştirmek için bir daha evlenmemişti."

PRENSES MÜFESSİRE

Şah Muhittin Avernek'in kızı olan Zeyb Alemkir'in (ö: 1113) prenses olmasına rağmen aynı zamanda dönemin önemli alimelerinden biri olduğunu kaydeden Kışlakçı, Alemkir'in kaleme aldığı "Zeyb-ut Tefâsir" adlı Kur'an-ı Kerim tefsirinin İslâm eserleri arasında önemli bir yeri olduğunu ve kendisinin de "Prenses müfessire" olarak tanındığını belirtiyor.

EŞİNİN VE BABASININ FETVASINA REDDİYE

Anlatılana göre, ünlü İslâm alimlerinden Alauddin Kasânî meşhur Hanefi alimlerinden Alauddin Semerkandi'nin kızı Fatima ile evlendi. Fatima çok güçlü bir fakiha idi. Zaman zaman eşinin hatalarını düzeltirdi. Evlenmeden önce fetvalara kendisiyle babasının imzası bulunurdu. Evlendikten sonra fetvalar üçlü imza ile çıkardı. Kendisinin, babasının ve eşinin. Hatta Fatıma, birgün kendisinin olmadığı bir günde babasının ve eşinin fetva vermesi üzerine fetvaya itiraz etmiş ve bir kitapla reddiye yazmıştı. Babası ve eşi daha sonra fetvalarından dönmüşlerdi.

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi