İlk yaz çiçekleri

Bir yanımız kış kıyamet ama bir yandan bahar geliyor

 Zeki Oğuz

Bir yanımız kış kıyamet ama bir yandan bahar geliyor. İlkyazın muştucusu cemreler girdi bile. Cemrelerin ilkin havaya, sonra suya ve toprağa düştüğü varsayılır. Sonrası hemen ilkyaz demeyin. Daha mart dokuzundan korkarlardı eskiler. Ancak sultan nevruz günleri geldiğinde gerçek baharın geldiğine inanırlardı.

Cemreler bir varsayım olabilir ama tümden temelsiz değildir bu inanış. Şubatın ortalarından itibaren günler uzamaya, hava ısınmaya başlar. Bununla birlikte toprak da ısınmaya, canlanmaya başlar. Yolunuzu dağlara düşürürseniz eriyen karların peşi sıra toprağın buğulandığını, kabardığını, kabaran toprağın kokusunu hissedersiniz. Eriyen karların suları şırıldayarak akarken toprağın ve baharın kokusunu da götürürler.

Şubat ayının ortalarından itibaren hava ve toprak ısındıkça ilkyazın ilk çiçekleri de toprağı delip gün yüzüne çıkmaya başlarlar. İnsanoğlunu ilk selamlayan, güzel günlerin muştucusu çiğdemdir. Âşık Veysel”in dediği gibi yiğit başına beladır çiğdem.

“ Çiğdem der ki ben elayım
Yiğit başına belayım
Hepisinden ben alayım
Benden ala çiçek var mı?

Konya toprağı özellikle dağlık bölgeler bitki örtüsü bakımından hayli zengindir. Bunun için kilometrelerce uzağa gitmeye de gerek yoktur. Sille beldesinin hemen batısında başlayan vadilerden Gevele Ya da Takkeli Dağa doğru yürürseniz bu zenginliğin hemen farkına varırsınız. Bahar yeli önünde salınıp duran sarıçiğdemler “Merhaba” derler doğanın konuklarına. Daha yükseklere çıktıkça önce nevruzların kokusunu hisseder sonra kendilerini görürsünüz. Âşık Veysel”in dediği gibi yiğit başına beladır nevruz. İlkyaz günlerinde yolunu dağlara düşüren delikanlılar nevruz toplayıp gelirler yavuklularına. Haftalarca sultan nevruzun kokusu siner odalara.

“Nevruz der ki ben nazlıyım
Sarp kayalarda gizliyim
Mavi donlu gökyüzlüyüm
Benden ala çiçek var mı?

Şubat ortalarından nisan ayının ilk haftasına kadar ilkyaz çiçekleri hükümlerini sürdürürler. Dağların doruklarına çıktıkça çiçeklerin renkleri daha bir albenili olur, çeşitleri artar. Torosların vadileri, yaylaları tümden renk değiştirir. Yükseklerde bembeyaz kar varken aşağılarda toprak renk değiştirir, çiçeklerin bin bir rengini alır.

Bakarsınız nazlı bir sarıçiğdemin yanında mavi donlu bir nevruz boy vermiş. Onun yanında yabani bir lale. Çağıldayıp akan derelerin kıyısında sümbüller, nergisler, kardelenler…

“Sümbül der ki boynum uzun
Yapraklarım düzüm düzüm
Beni ak gerdana dizin
Benden ala çiçek var mı?

Bu değişimi ovada göremezsiniz. Ovaya birden bire gelir bahar. Ova toprağında kar erir birde bakmışsınız her taraf yemyeşil olmuş. Dağlarda öyle değil. Doya doya izlersiniz mevsimin değişimini. Her çiçek solarken bir başka çiçeğe bırakır yerini. 

Nemli toprağı çiğneye çiğneye doruklara tırmanırken gerçekten yaşadığınızı hissedersiniz.

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP