Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, ünlü düşünür ve mutasavvıf Mevlana’nın hayatında önemli bir dönüm noktası olan, Şems ile buluşmasını anlatan anıtın yapımının devam ettiğini belirtti. Akyürek, yaptığı açıklamada Mevlana Müzesi’ni görmek için yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği Konya’da kent merkezini, daha güzel ve kentin tarihi kimliğine uygun hale getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Kentin cazibesini artırmak için modern sanatlardan da yararlandıklarını ifade eden Akyürek, “Şehrin belli noktalarını usta heykeltıraşlar tarafından yapılmış soyut anlatımın ağırlıkta olduğu heykellerle süslemeyi hedefliyoruz” dedi.
Tamamlanma aşamasına gelen ve Zafer Meydanı’na dikilmesi planlanan Zafer Anıtı’nın bu anlamdaki ilk anıt projeleri olduğunu anlatan Akyürek, şunları kaydetti: Tunç döküm özelliğe sahip bu anıtta, 3 at gövdesi üzerinde, Konya’da tarih boyunca hüküm sürmüş medeniyetlerin soyut ifadelerinin yer aldığı şekiller bulunacak. En tepesinde Mevlana Müzesi’nin ünlü yeşil kubbesinin yer alacağı 4–5 metre yüksekliğindeki Zafer Anıtı’nı kısa süre içinde yerine yerleştirmeyi hedefliyoruz. Konya’nın ilk fatihi olan Kutalmışoğlu Süleyman Anıtı da yapımına başlanılan eserlerden biri... Son olarak yapımı devam eden Mevlana ile Şems’in buluşmasını temsil edecek anıtın da büyük ilgi göreceğini tahmin ediyoruz.
İKİ DENİZİN BULUŞMASI
Bu anıtın, ünlü düşünür ve mutasavvıf Mevlana’nın hayatında önemli bir dönüm noktası olan Şems ile buluşmasını anlatacağını ifade eden Akyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:
Mevlana ile Şems’in buluşmasına, Türk-İslam geleneğinde verilen isim olan, ‘İki Denizin Buluşması’ düşüncesinden yola çıkılarak tasarlanan anıt, Azerbaycanlı heykeltıraş Anar Eyni tarafından yapılacak. Anar Eyni ve ekibi, bu anıtın nasıl bir görünümde olacağına ilişkin ön çalışmayı bize sundu. Bu çalışmaya göre, Mevlana ve Şems’in buluşmasını temsil eden anıtın zemininde bir su havuzu bulunuyor. 2 farklı noktadan akan sular, bu havuzda birleşiyor. Bu durum Mevlana ve Şems’in bilgi ve ilimlerinin birleşip deniz gibi her yeri kapladığını sembolize ediyor. Ayrıca anıtın üst bölümünde yukarıda birbirlerini ‘selamlıyor’ gibi duran 2 sütun da yine bu 2 önemli şahsiyeti temsil ediyor.
Akyürek bu anıtın ise Şerafettin Camii ya da Hükümet Konağı çevresinde, üzerinde uzlaşmaya varılacak bir yere dikileceğini sözlerine ekledi.