Hz. Mevlanaya kim ayıp etti?

Mevlana, doğumunun 800. yılında UNESCO’nun Paris’te düzenlediği muhteşem bir etkinlikle anıldı. Etkinlikle ilgili basına yansıyan ‘Mevlana’ya yapılan büyük ayıp’ haberi bir bürokratın ayıbını mı yoksa bir gazetecilik ayıbını

BİRLEŞMİŞ Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, geçtiğimiz hafta muhteşem bir gösteriye evsahipliği yaptı. Bu toplantıyla ilgili gerçek ve şişirme haberleri gazetelerde okudunuz.

Mevlana’nın doğumunun 800. yıldönümü dolayısıyla UNESCO’da düzenlenen etkinliklerde, büyük İslam alimi Mevlana ve büyük eseri Mesnevi anlatılmaya çalışıldı.

Günboyu süren, Mevlana’nın asırlar önce verdiği mesajın evrenselliğine dikkat çeken paneller, İran, Afganistan ve Türkiye’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleştiği toplantılar ve günün sonunda ulvi bir görsel şölen.

HOŞGÖRÜ KÜLTÜRÜ

İRAN ve Afganistan yarışıyor. ‘Mevlana kime ait?’, ‘Mevlana Farsça yazardı.’ Sahiplenme kavgası. Son noktayı Devlet Bakanı Mehmet Aydın koyuyor. Mevlana’nın Anadolu’nun hoşgörü kültürüyle karşılıklı etkileşimine vurgu yapıyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ihtiyacı olan hoşgörü ve barış mesajının önemine vurgu yaptığı bir mesaj gönderiyor ve Medeniyetler Çatışması’na karşı Mevlana’nın ve Mevlana öğretisinin evsahibi Anadolu topraklarının olası rolüne dikkat çekiyor. Mevlana’yı anlamaya en çok ihtiyacımızın olduğu zamanlar. Mevlana felsefesinin, ruhu olgunlaştırıcı hoşgörü mesajlarının tam vakti.

PARİS ONLARA AĞLADI

UNESCO Binası’nda düzenlenen ve Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun sunduğu sema gösterisi sırasında tüm konuklar adeta huşu içinde bir spiritüel tören havasındaki bu şöleni izliyor.

Paris gibi diplomasinin, siyasetin, modanın ama en çok da Avrupa burnu büyüklüğünün merkezi olan bir başkentte batılıların anlayacağı dille ‘Mevlevi dervişlerinin zen gösterisi’.

Gözyaşları akıyor. Kapkaranlık salondaki sahne spotları dışında tek ışık kaynağı gösteriyi görüntüleyen cep telefonlarının sızma ışığı. Kameramanlar bile bu huşuyu bozmamaya özen göstererek sessizce çalışıyor.

Paris’ten Konyalı dervişler geçti.

GAZETECİLİĞİN ÇOCUKLUK HASTALIĞI

UNESCO Binası’nın yaklaşık bin kişilik salonu. Sahneye yakın bölümde protokol oturuyor. Biz, bir grup gazeteci salonda arka bölümde oturuyoruz. Üç ajans ve dört gazete muhabiri. Sema gösterisi sırasında önümde oturan Radikal muhabiri Yeşim Vesper’in karanlıkta not alma çabasını merakla takip ediyorum. Heyhat. Karanlıkta daha neler olmuş da haberimiz bile olmamış!

Acemi gazeteciler olarak, yorgun ayaklarını dinlendirmek üzere ayakkabılarını bir dakikalığına çıkaran (ve bu tür toplantılarda karanlık salonda onlarcasını görebileceğiniz) Konyalı bürokratı atlıyoruz.

MEVLANA RUHUNA YAKIŞIR

AMMA VE LAKİN gazeteci büyüğümüz, hem ‘hiçbirimize görünmeden’ o müthiş görüntüyü yakalıyor, hem de hepimize haber atlatıyor. Ellerinize sağlık. 800 yaşındaki Mevlana’nın evrensel mesajının bir ayak darbesiyle güme gitmesi önemli bir gazetecilik olayıdır. Bir gazetecinin Mevlana spiritüelliğine yaraşır bir şekilde kimselere görünmemeyi başaran bir ustalığıyla. Tabi görünmez olunca da olaya konu olan bürokrata söz hakkı tanıma ona mikrofon uzatma gibi bir zorunluluk da ortadan kalmış oluyor. 

Saadet Oruç/Star

Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen