Bozkırlılar İlim ve Kültür Vakfı Başkanlığı, Hukukçular Derneği Başkanlığı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği kurucu üyeliği gibi birçok önemli görevde Konya’yı başarıyla temsil eden Hüsnü Tuna’ya yönelik bazı internet sitelerinde başlatılan karalama kampanyasına Konya’da yayın yapan gazetenin de destek vermesi tepki çekti.
Gazete, Tuna’nın “anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmek” suçundan yargılanan Metin Kaplan’ın avukatlığını yaptığı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın duruşmasında karşı dava açan müdahillerin avukatlığını üstlendiği ifadelerine yer verirken tarafsız yayıncılık ilkelerini çiğnedi.
Ayrıca Tuna’nın, Danıştay’ın okula geliş-gidişlerde Aytaç Kılınç isimli öğretmenin başörtüsü takmasını sakıncalı bulmasına yönelik kararını sert bir dille eleştirdiğini de hatırlatan gazete bu haberiyle insan hak ve özgürlüklerine saygılı olmadığını da göstermiş oldu. Gazetemizi arayan vatandaşlar “Bu gazete Cumhuriyet gazetesinin Konya temsilcisi mi ki böyle bir yayın yapıyor?” diye tepkilerini dile getirirken hukukçular da gazetenin haberinin ahlak sınırlarını aştığı görüşünde.
Konu hakkında görüşlerini aldığımız Baro yönetim kurulundan bir hukukçu ise savunma hakkının evrensel bir hak olduğunu, bu hak ifa edilmeden hukukun özünün tam olarak gerçekleşmeyeceğini belirterek “Avukatlar, savundukları kişilerin işlediği cürümler sebebiyle suçlanamaz. Bu evrensel hukuk kurallarına aykırı bir durumdur. Sözgelimi hırsızlık yapmış bir kişiyi mahkemede savunan avukatın da hırsız olduğu iddia edilemez. Benzer şekilde siyasi bir kanaat sahibinin davasını üstlenen avukatın aynı siyasi kanaatlere sahip olduğunun iddia edilmesi hukuken kişilik haklarına yapılmış bir saldırıdır. Bir avukatın, avukatlık mesleğini icra ederken baktığı davalardan, o avukatın siyasi ve sosyal görüşlerini çıkarmaya çalışmanın ne hukukta ne siyasette bir yeri vardır. Ahlaki olarak da bu doğru değildir. Yayını yapan gazetenin de bir avukatı vardır. Bu avukatın sözkonusu gazetenin bütün haberlerini desteklediği söylenebilir mi?” şeklinde açıklama yaptı.
Var olan siyasal tabloda Hüsnü Tuna’nın Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın’a karşı açılan davanın avukatı olmakla suçlanmasını değerlendiren siyasi gözlemciler ise “Bu suçlama safların yavaş yavaş ayrışmaya başladığını gösteriyor. Önümüzdeki seçimler Yücel Aşkın’a karşı çıkanlar ile Aşkın’dan yana tavır koyanlar arasında geçecek. Halkın yanında olanlar ile halkın arzu ve isteklerine karşı çıkanlar arasında bir seçim yapacağız. Sözü edilen yerel gazete de yaptığı bu haberle hangi safta yer aldığını açıkça ortaya koymuş oldu. Bu gazetenin geçmişinde Demokrat Parti yanlısı yayınlar vardı. Ama görülüyor ki şimdilerde CHP’nin sözcülüğüne soyunmuş. Bir süredir bu yönde çeşitli yayınlar yapıyor. Gazetenin Hüsnü beyin avukatlık mesleği gereği üstlendiği davalarla ilgili yayınını da böyle değerlendirmek akla yakın” görüşlerine yer dediler.
Vatandaşlar ise Hüsnü Tuna’nın üstlendiği davalardan dolayı suçlanmasını anlayamadıklarını ifade ederek “Bu milletvekili adayımızın adaylığı Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylandı mı onaylanmadı mı? Bildiğimiz kadarıyla onaylandı. Bu yapılan aleyhte yayınlar, kesinlikle Hüsnü beyin en doğal, en yasal hakkını kullanabilmesini engellemeye dönüktür. Biz Konyalılar olarak Hüsnü beyi bağrımıza basacağız. Çünkü başımız ne zaman sıkışsa ona başvurduk ve o bizim için elinden gelen bütün hukuki yardımı yapmaya çalıştı. Mağdur ve mazlum birçok insana yardım etti. Kurduğu Bozkırlılar İlim ve Kültür Vakfı sayesinde İstanbul’da herhangi bir üniversiteyi kazanan oğlumuz ya da kızımız barınabilecek bir yurt buldu. Okumasını sürdürebilecek bir burs aldı bu vakıftan. O avukat olarak İstanbul’da bütün Konyalılar’ın gören gözü, duyan kulağı, iş gören eliydi. İnşallah önümüzdeki seçimlerde de Meclis’te vekilimiz olarak yer alacak. Konya’yı en iyi şekilde temsil edecek” diye görüşlerini dile getirdiler.
GAZETENİN SUÇLAMALARI:
Malum medyada “Kara ses” olarak anılan Cemalettin Kaplan’ın oğlu Metin Kaplan’ın Avukatlığını Hüsnü Tuna’nın yaptığını yazan gazete, Kaplan cemaatinin “Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs”e yeltendiği ifadeleriyle, Tuna’nın da bu suça ortak olduğu yorumunu yapmaya çalıştı.
Türkiye’yi başörtüsü yasağı nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayet eden ve Türkiye’nin tazminat ödemesini isteyen Leyla Şahin’in avukatlığını da üstlendiği bilgisini, Tuna suç işliyormuş gibi verdi.
Gazete yine Tuna’nın "Çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak, tehdit ve baskı ile ihaleye fesat karıştırmak ve resmi evrakta sahtekârlık" suçlarından yargılanan ve daha sonra beraat eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın duruşmasında karşı dava açan müdahillerin avukatlığını üstlendiği ifadelerine yer vererek tarafsız habercilik yapmadığını göstermiş oldu.
Gazete, Milletvekili Adayı Tuna’nın, Danıştay’ın okula geliş-gidişlerde Aytaç Kılınç isimli öğretmenin başörtüsü takmasını sakıncalı bulmasına yönelik kararını sert bir dille eleştirdiğini de hatırlattı.